Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Bunları Biliyormuydunuz.?

Bunları Biliyormuydunuz.?

Tarih 20 Mayıs 2010, 21:28 Editör Kazancı Haber

Kazancı Hakkında Bilmedikleriniz Duymadıklarınız

Toros (Toras)  yaylasının en  tepesinde Sakat Dedesi diye bir yer var. Burada bilge bir kişi yatarmış. Eskiden sakat olan çocukları mutlaka buraya götürürlermiş ve iyileşirmiş. Şimdilerde bu mezar defineciler tarafında delik deşik edilmiş şekilde, harap ve bakımsız.. Popas ilerisinde de ermiş bir kişi olan Hemid Seydi mezarı vardır. Zaman zaman, İstanbul ve İzmir de ziyaretçiler gelirmiş. Bu mezarın öyküsü de çok uzun, ilerde yazacağız..

 

Popasın kuyu, aslında Papazın kuyusu’dur. Hayırsever bir papaz burada su olduğunu duyunca bu kuyuyu açtırmış ve geçenlere su dağıtmıştır. Popasın ilerisinde Yüksekeğrik tepesi vardır. Bu bölge Gülnarlıların kontrolünde iken, çobanlar erzakları bittiğinde bu tepenin ucunda ateş yakarlar ve Gülnar’a erzaklarının bittiğini haber verirlermiş. Eğrik, azık, erzak demekmiş… Gülnarlılar, en son Kırkkuyu’ya çıkarlarmış. Buradaki Bazaralanı denilen düzlükte Pazar kurulurmuş. Son olarak Halil Ağa diye biri Gülnar’dan buraya göçer olmuş. Onu artık gelmemesi için Anamurlular ve Kazancılılar uyarmışlar. Adam ailesiyle bahara tekrar gelmiş. Kavga çıkmış ve Halil Ağa yaralanmış. Elindeki tüfeği söküp alamamışlar. Öldürmeyeceklerini söyleyince tüfeği bırakmış ve toparlanıp gitmiş. Bu olayı ve sonrasını öykü olarak yazmayı düşünüyoruz.

 

Kazancı kasabası kurulduktan sonra, bölgedeki Hıristiyanlarla bir müddet birlikte yaşadıkları bilinmektedir. Bu dönemde, Müslüman olmayan bu ahalinin ölüleri Maşat olarak bilinen yere gömülürmüş. Maşat, Müslüman olmayanların gömüldüğü yerin adıdır. Halen Maşatındere diye bilinen yerdeki çalılıklarda çok sayında mezar kalıntıları varmış. Bu insanlar sonradan Anamur’a intikal etmişler ve varlıklarını Kurtuluş savaşına kadar sürdürmüşler. Hatta, bunların içinde Uzun Konstantin diye bir taş duvar ustası varmış. Kazancıda çok ev yapmış ve halen yaptığı birkaç eski evin duvarının durduğu söylenmektedir.

 

Kırkkuyu yolunda, Karagovanlık vadisinde  Gelin Mezarı diye bilinen bir yer var. Buraya bir gelin gömülmüş, hatta, mücevherleriyle birlikte gömüşmüş diye bilindiğinden defineciler sürekli burayı kazmaktadırlar. Bu olayda öyküleştirilecektir.

 

Aslan Mehmet adındaki isyancı adamlarıyla Ermenek ilçesini kuşatıp ablukaya aldığında Kazancıdan başta Alıbubalardan Hasan Goca (Hasan KÖKSOY) olmak üzere eli silah tutan kişiler toplanmış ve hükümete ait binaları korumuşladır. Bu ekipte, Arnava köyünden Mehmet Ali, Eskice köyünden den Deli Mehmet isimli kişilerde nam salmış muhafızlarmış.  (devam edecek..)

 

Almanların 2. Dünya savaşında kullandıkları silahlarla Kazancının ne ilgisi olabilir.? Kazancıda bulunan ulu ceviz ağaçları 1930’lu yıllardan itibaren Alman ve İtalyan tüccarlarca satın alınır. Bu ağaçlardan en büyüğü olanlar, şimdiki Derekahve uzantısındaki derenin aşağılarından kesilmiştir. Bu kütükler 4’lü camuzlar tarafından çekilerek yola taşınır ve o zamanın imkânlarıyla Taşucu ve Anamur’a götürülür. İşte, bu ceviz ağaçları Almanya’ya taşınmış ve mavzerlerin kundaklarında kullanılmıştır.

 

Kahyalardan Süleymanoğlu Derviş Yusuf,  Konya’da medrese okumuştur. Köye döner ve bir zaman sonra Konya’da Kuran okuma yarışması yapılacağı ilan edilmiştir. Yusuf bu yarışmaya katılmak için yola çıkar ve 20 gün yolculuktan sonra Konya’ya ulaşır. Diğer yarışmacılar bunu görünce alay ederler ve bunca yolu boşuna tepmişsin derler. Fakat, yarışma sonunda genç Yusuf birinci olur ve herkes af dileyerek pişman olur. Yusuf köye 20 gün yolculuktan sonra döner, fakat hemen hastalanır ve ölür. Bu ölümün nazardan olduğuna inanılır.

 

Şimdiki Balduvar mevkisinde bir köy varmış. Köylünün hepsi sıtma, tifo ve veba hastalığından ölmüş. Son kalan aile, önce Akmanastır, sonra Kazancı yukarı mahalleye yerleşmiş.

 

Gurd Gocanın kafatası tosbağı kemiği mi? Bu soru hep sorulmuştur. 1940’lı yıllar ve Gurdlar ile kavgalıyız. Bizim çobanlar onların sürüsünü toplar ve Garain civarında Yörükler yetişir. Kavga köye duyurulur ve tüm Kazancı halkı çocuk, yaşlı ve kadınlar dahil yollara düşüp Garain’e çıkarlar.  Kargaşa sürerken olaylardan habersiz ve Kazancıda değirmenden un götüren Gurd Goca oraya gelir. Ne olup bittiğini sorar. Bu sırada yol üstünde duran kadınlardan bir “ köpeğin yörüğü daha konuşurmusun.? “ diye bağırarak bir taş fırlatır. Taş adamın kafatasını parçalar. Herkse kavgayı bırakır ve bir ağaç sal yapılarak önce köye, sonra Ermenek ve Mersin’e götürülür. Gurd Goca kurtulur ve kafatası kemiği parçalandığı için bir tosbağının kemiği kafasına yerleştirilmiş diye söylenir. Bu olayın sonrası ve Silifke yargılamaları öykü olarak yayınlanacaktır.

 

Ayıoluğu denen yerde Ceren Goyağı mevkisi vardır. Ceren “Yaban koyunu “ demekmiş. Bu yerde Anamurluların yazın göçüp geldiği bir köy varmış. Hala kalıntılarının görülebildiği belirtiliyor.

 

Tozlu yakınlarındaki Kanlısay diye bilinen düz kayalığın da bir öyküsü var. Tozluda sürüsünü sulayan 3 Gülnarlı çoban, pınarda su dolduran bir kıza laf atarlar ve sürüsünü sulatmazlar. Kız tepeye gelip bağırarak olayı kardeşine söyler.. Keyvanlardan “ Keyvan Yusuf” diye bilinen bir delikanlı, sinirle koşarak dağı tırmanır ve bu sayın üzerinde oturmakta olan 3 çobanı öldürür. Merhum Çanlı Hasan Goca’nın (Hasan KÖKSOY) bana 40 yıl önce anlattıklarına göre, bu olayın yargılanması Gülnar Kestelli’de  yapılmış ve tüm Kazancı büyük bir kan bedeli ve diyet ödemeye mahkum olmuştur. Birkaç yıl tüm ürünler bu bedele karşılık olarak verilmiş ve halk büyük bir kıtlık yaşamıştır.

 

Kazancıda arazilerin geneli bir zamanlar Anamurlulara aitti. Halen birkaç arazi onlarındır. Bu arazi sahiplerinde en önemlileri, Karabey, Sarıbey, Haci Ali Bey ve Kerim Beylermiş. Bu beylerden biri Kazancıda bulunduğu sırada  ölmüş ve aşağı Mezarlığa defnedilmiştir.  Mezarı, mezarlığın köy tarafında hemen giriştedir. Mezarın başında  süslü bir mezar taşı durmakta, fakat yazıları görünmez olmuş, ağalığını hatırlayan kalmamıştır. Bu mezar taşını Dunbul Mehmet Efendi yapmış olduğundan biz de bu vesileyle öğrendik. Merak edenler mezarlığa yolları düştüğünde bir sanat harikası gibi işlemeli bu taşı görebilirler..

 

Kazancıdaki kaleler ve inler şunlardır; Masırlık kalesi, Oduncu kalesi (Piladanburnu üzerinde), Asar kalesi, Kilise kalesi (İvriz kalesi), Kürtlü kalesi, Kartaltepesi kalesi, Dinek kalesi,  Kazancıda inler ise, Hocini, Alain, Karin, Çömlekçi İni, Karakovanlığın in, Yavşanın in, Öküz ini, Avlağı ini, Körüstanın in, Otlukoyak ini, Kürtlünün in, İnönünün in, Buzlucanın in, Davulcu ini  ve daha niceleri…

 

Asar Beleni tepesinde bir kale varmış, bu ismi suçluları hemen idam eden bir beyden almış, kalenin altında birbirine koridorla bağlı erzak depoları halen durmaktadır.  Defineciler bu depoları çok kazmışlar, küçük oyuklardan kavrulmuş veya kömürleşmiş ceviz, buğday, kuru üzüm, püse (katran) ve güpler çıkarmış. Depoların taban tahtalarının halen sağlam olduğunu yıllarını buralarda define aramakla geçiren birisi anlattı.. Bucak Mahallesinin üzerindeki bir çok inden kemikler çıkmıştır. Taşlarda uzun yazılar varmış. Hatta,” çata- pata “ şeklinde başlayan bu yazılardan bir kısmını yazanlar, tercüme edilmesi için İstanbul’a bile göndermişler.

 

Muslu Dede diye biri Kazancıya gelmiş ve insanlara vaaz vermiş. Mezarlıkta bir kulübede yaşarmış. Ölümünden sonra, Aşağı mezarlıkta halen harap halde bulunan Muslu Dede Türbesi, Karamanoğulları Beyliği tarafından anısına yaptırılmış.

 

Ayyanı, aslında  “ Ağayanı “ olan kelimenin değişmesiyle bu şekle dönüşmüş. Pınar üzerinde zengin bir adam yaşarmış. Ağanın komşularına Ağayanında derlermiş, zamanla Ayanı olmuş. Bu pınarın biraz ilerisinde Körhana vardır. Bu yerin kenarında saray yıkıntıları 80-90 yıl önceleri duruyormuş. Çolak Hasan Amcanın anlatımına göre, kendisi 5-6 yaşında bir çocukken bu saray yıkıntısında oyunlar oynarlarmış.

 

Şimdiki Köy önü denilen muhitte büyük bir köy varmış, kuruluş öyküsü, Ayhatun isminde güzel bir kız varmış ve zengin biri olan Aybeyim’e istemişler. Anlaşma olmayınca şimdiki Cirit alanı mevkiinde savaş olmuş ve kız esir alınmış. Sonrasında bu köy kurulmuş. Cirit alanı, şimdilerde Artbeleni denilen yerdir. Esas adı “Atbeleni” olup, Türk kültüründe önemli bir spor olan ve Orta Asya’da halen oynana bir atlı spor (Cirit) oyunudur. Bu alandaki ardıçların sıralar halinde dikilerek büyütüldüğü düşünülmektedir. Bu konuda bir hikâye de şu;  Kasım Alisi, Yemen’de esirken, bir ihtiyarla karşılaşıyor. İhtiyar, esirin Ermenek-Kazancılı olduğunu öğrenince, “Cirit alanı duruyor mu? diye sormuş ve “Ah yukarıdaki koca ardıç ah…” diyerek hasret gidermiştir.

 

Kazancıya ilk yerleşen kişinin Gülnar yöresinden gelen Donrulu Mehmet ve 12 evlik ailesi olduğu bilinir. Aile, Aşağı Mahallede, Odanın Önü (eski caminin olduğu yer) denilen yere yerleşmiş ve Mehmet uzun yıllar muhtarlık yapmıştır. Hatta, ölümünden sonra, oğlu Abdullah muhtar olur, oda ölünce de  karısı  muhtarlık yapmıştır. Konya’da medrese eğitimi gören diğer oğlu ise, muhtarlık ve Ermenek’te kadılık yapmıştır. Bu ailenin şimdiki Kâhyaların soyları olduğu sanılmaktadır.

 

*Kazancı Muhtarı M.Ali GÜZEL ve ihtiyar heyeti tarafından alınan 23.03.1941 günlü ve 8 sıra numaralı karar şöyledir,“ 1940 ve 1941 yıllarına ait gazete abone bedeli olan 10 liranın sarfına karar verildi “ Görüldüğü üzere, o yıllarda köy muhtarlığı gazete abonesidir.

 

*Muhtar Hasan ERDEM ve Azalar Hamdi BÜLBÜL, Tahir TUNCEL, Yusuf GÜRBÜZ, Mehmet TOMBUL, Mustafa ÇETİN imzalarıyla alınan 13.07.1942 günlü ve 17 sayılı karar şöyledir. “köyümüz eski muhtarı Hüseyin GÜZEL’in mart ayına ait istihkakı olan 2 lira 20 kuruşun senet mukabilinde varislerine verilmesine karar verildi”

 

*Muhtar M. Ali GÜZEL ve heyeti tarafından 28.01.1941 günlü ve 51 sayılı karar ; “ 1941 yılı imamı Abdurrahman SÖZEN’e, 2nci Kanuni, Şubat, Mart, Nisan, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül aylarına ait 9 aylık ücreti tutarı olan 26 lira 25 kuruşun senet mukabilinde verilmesine iştirakla karar verildi”

 

*Muhtar M. Ali GÜZEL ve heyeti tarafından alınan 02.05.1941 günlü ve 14 sayılı karar şöyledir. “ 1941 yılında köy odası inşaatında 01.05.1941 Cuma günü kendisine tebligat yapıldığı halde çalışmaya gelmeyen Hasan KÖKSOY’dan, Köy Kanunu 56. maddesine göre 2 lira ceza alınmasına karar verildi.”

 

*Muhtar Hasan ERDEM ve heyeti tarafından alınan 22.01.1941 günlü ve 13 saylı karar şöyledir. “ Köyümüzden askere gidenlerin ailelerine müsavi olmak üzere, üçer liranın İbrahim karısı….., Mehmet karısı …, Bayram karısı …, Durmuş karısı …., Kerim karısı …., na verilmesine karar verildi.” 

*Belediye başkanı İsmet POLAT ve Encümen üyeleri tarafından 02.02.1973 gün ve 2 sayılı karar şöyledir. “ Belediye bütçesinin belirlenmesine ve su arıklarının yapılmasına ve kasabada temizlik işlerinin yürütülmesine karar verildi.” 

*Belediye başkanı Ramazan TÜRKER ve Encümen üyeleri tarafından alınan 10.10.1978 tarihli ve 21 sayılı karar ; “ Belediyenin banka hesabından 100.000 TL  (yüzbin) para ayrılarak tanzim satış mağazası açılmasına karar verildi.” 

*Belediye başkanı Durmuş ÇETİN ve heyeti tarafından alınan 27.09.1988 günlü ve 79 sayılı karar ; “ Belediye başkanının 1989 yılı maaşı aylık  400.000 Tl olarak  ve yıllık 4.800.000 Tl olarak kabul edilmiştir.”

 

*Belediye Başkanı Hüsamettin ERDEM ve heyeti tarafından alınan 19.10.1992 günlü ve 7 sayılı karar , “ Belediyede çalışan zabıta memurlarına ayda 200.000 TL fazla çalışma ücreti ödenmesine karar verilmiş olup, meclisin oyuna sunularak 6 oyla kabul edilmiştir.” 

 

*İlk Belediye 1972 yılında kurulmuştur. (Ermenek’te ise  1871 yılında kurulmuştur.)

 

*İlk PTT 1974 yılında faaliyete geçmiştir.. (Ermenek’te 1888 yılında kurulmuştur.)Kazancıda İlk On-line PTT 2006 yılında faaliyete geçmiştir.

 

*İlk İnternet Cafe 2004 yılında faaliyete geçmiştir.

 

*İlk resmi web sitesi , www.kazancibeldesi.com olarak Hasan KÖKSOY tarafından 2005 yılında yayına başlamıştır. (Amatör olarak 1999 yılından bu yana devam etmekteydi.)

 

*İlk Sağlık Ocağı 1975 yılında kurulmuştur. (Ermenek’te 1959 yılında kurulmuştur)

 

*İlk Ortaokul 1969 yılında, lise 1989 yılında eğitime başlamıştır. (Ermenek’te Ortaokul 1949 yılında, lise 1968 yılında açılmıştır)

 

*İlk motorlu araç Müdür Fikri Bey zamanında gelmiştir. (Ermenek’e 1929 yılında Silifke-Gülnar üzerinden getirilmiştir)

 

*İlk eğitim 1923 yılında Arapça olarak Merhum Öğretmen Sami ÖZTAŞ zamanında başlatılmıştır. 1928 yılında Türkçe eğitime  3 yıllık olarak başlanmış, 1940 yıllarında 5 yıllık olmuştur. Sami Bey 1948 yılına kadar öğretmenlik yapmış olup, ilk okuttuğu çocukların çocuklarını da okutmuştur.

 

*Kazancının deniz seviyesinden yüksekliği (Belediye binasının önü) 1173 metredir.

 

*İlk Elektrik Kazancı’ya , Kasım 1984 yılında hizmete girmiştir. Daha önce birkaç kez direkler dikilmiş, fakat elektrik gelmediği için bu direkler göçmüştür. Bazı devlet görevlileri ve Valiler ziyaretlerinde köylüye hitaben “oyunuzu şimdiki hükümet eden partiye verirseniz gelecek yıl bu elektrik yanar “ demişler, adeta şantaj yapmışlardır. Kazancılılar da  “ biz oyumuzu pazarlık yapmayız, elektriksiz yaşarız ve şantaja boyun eğmeyiz “ demişler ve oy vermemişlerdir. Ermenek’te elektrik 01.09.1934 yılında yandığı düşünülürse Kazancılıların bu medeniyet vasıtasına ne kadar geç kavuştuğu anlaşılacaktır..

 

*Kazancı arazileri ( bölgeye Türkler geldikten sonra ) ilk devirlerde Gülnarlılar elindedir. Daha sonra, Padişah Fermanı ile çaydan itibaren arazi Anamurlu Beylerin eline geçer. İstiklal Savaşı yıllarında da arazileri çoğu Ermenekli Ağaların eline geçmiştir. Zaman içinde bu araziler Kazancılılar tarafından tekrar satın alınmıştır. Kazancı Belediye binasının olduğu yer dahil, mahalleler ve arazilerin tapuları halen Anamurluların elinde, zilyetliği ise Ermeneklileri elindeydi. Son tapulama – kadastro uygulamasıyla arazilerin tapuları Kazancılı sahipleri üzerine tescil edilmiştir. Naci Sözen

 

*Bölgenin Gülnarlılar hakimiyetinde olduğu dönemlerde, Gülnarlı Mollalıoğulları sülalesi Yenicesu, Güğül ve Akkuyu yöresinde tarla açmaya başlarlar, İrnebollular ve Anamurlular da toprak ister ve kavga çıkar. Kavga esnasında birisi EZAN okumaya başlayınca kavga durur. Kazancılı Muhtar Mehmet “ anlaşmazlığım mahkemede çözülmesini “ önerir. Bu öneri kabul edilir ve Ermenek Kadılığına başvurulur. Taraflar Kadılık duruşmasında kendilerini savunurlar. Kadılık “ Arazinin suyu hangi köy tarafına akarsa, arazi o köyün olur “ şeklinde karar vermiş ve bu araziler Kazancının olmuştur. Gülnarlılar 1890 yıllarında Kırkkuyu yaylasına 3 köy halinde yazlığa gelirlermiş. Ellerinde padişah tarafından verilmiş 40 günlük otlakiye koçanı (ferman veya tapu da denir) varmış. Naci SÖZEN

 

*Ermenek’ten 1931-1967 yılları arasında İl Genel Meclisi üyelerinin tamamına yakını Ermenek merkezden seçilmiş olup, sadece, 1939-1942 dönemi üyeleri olarak Hasan ERDEM ve Emin Hami KOÇAŞ listede yer almıştır. Hasan ERDEM, Hacı Muhtar adıyla bilinen ve uzun yıllar Kazancı Muhtarlığı yapmış bölgede tanınan bir saygın kişiydi. Kendisi 1946 yılında Ermenek’te bir siyasi partinin mitinginde, bir anda yerinden fırlamış ve kürsüye çıkarak, konuşmuş olan siyasetçilerin yalanlarını ve tutarsızlıklarını kürsüden dinleyiciler nutuk olarak anlatmıştır. Alanda toplananlar bir birine “ bu konuşan adam kimdir? “ diye sormuşlar ve Kazancı Muhtarı olduğunu öğrenmişlerdir. Yakın zamana kadar Cenne, Boyalık ve Güzve gibi köylerde işler aksadığı zaman köylüler “ Bizim köye Kazancı Muhtarı gibi bir adam lazım “ diyerek bizim Hacı Muhtarı anarlarmış. Naci SÖZEN

 

*Kazancı ve Kazancılıların,  halen Türkmenistan devleti,  Balkan Balkan vilayetine bağlı Kazancı (Gazancy) ilçesinde yaşamakta olduğu, bu ilçeden olup halen A.Ü. DTC Fakültesinde misafir öğretmen olarak görev yapan Prof. Bedri SARIYEV ile tanıştığımızda öğrenilmiştir. Kazancı Belediyesi tarafından Bedri Bey Fahri Hemşeri ilan edilmiş ve beratı Ankara’da törenle verilmiştir. Naci SÖZEN

 

*Kazancının deniz seviyesinden yüksekliği (Belediye binasının önü) 1173 metredir.

*Kazancı Nahiye Müdürlüğü 1931 yılında ilk müdür Fikri Bey tarafından kurulmuştur. Akif Müdür Göksu’da boğulmuştur.

 

*Jeep Safari parkurunda, Anamur ilçesinden başlayıp Kazancı ve Ermenek'ten geçerek Mut ilçesinden dönüş yoluna girilen parkurun, Anamur – Kazancı – Ermenek - Mut Parkuru oldugunu biliyormuydunuz.? Kaynak:http://www2.gantep.edu.tr/~kck28159/cevre.htm

 

*Kazancı Karakolunun 1930 yılında açıldığını biliyor muydunuz.? Kaynak Mustafa ERTAŞ

 

*Tarih öncesi devirlerde " ALTIN KRALI" adıyla anılan Beyin yaşadığı Çavuş köyünde yaşadığını, altın kralının kale kalıntıları halen bu köyün batı cephesinde görülebildiği, bu kralın rakibi ise Kazancının Masırlık bölgesinde yaşayan "Buğday Kralı" olarak bilinen beyim olduğunu, bu beyin kale kalıntıları halen Masırlık Kalesi olarak bilindiği, ve halen kalıntılarının görülebildiğini, Altın kralı verdiği altınalar karşılık buğday satın aldığını biliyormuydunuz...Naci SÖZEN

 

*Kazancı Beldesinin eski isminin Aybaham olduğunu, Kazancı Ermenek ve çevresindeki eski yerleşim yerlerinden biri olgu, kazancı pınar isminden dolayı ve bu bölgeye ilk yerleşenlerden Kazancı topluluğunun isminin hatırası olarak bu kasabaya Kazancı adı verildiğini biliyormuydunuz.? Kaynak:Karaman İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

 

*Firedik Barbarossa Komutasındaki 3. Haçlı ordularının Ermenek'ten geçtiğini biliyormuydunuz.?

 

*Yıl 1950...Kuzey Kore, Güney Kore arasında dünyayı sarsan savaşların başlangıcı. İşte bu dünyayı sarsan savaşlara 1952 yılında 5.500 kişilik bir Türk Tugayında Kazancı Beldemizden Kore Gazisi Hüseyin ÜNLÜ de katıldığını biliyormuydunuz.?

 

*1984 yıllarında İstanbul da yaşayan Kazancılıların bir spor Kulübünün olduğunu ve Futbol takımında bir zamanlar kazancıdaki gençlere yardım ettiklerini biliyormuydunuz.?

 

*1943 yıllarında Kazancıdan Karaman yolculuğunun 5 gün sürdüğünü, Bu yolculuğun 1.gün sonunda Yelli belin aşağısında bulunan Ahmetler köyünün damında kalındığı,3.gün Bucakışla hanına ulaşıldığını, ertesi gün Bıçakçı hanında konaklanarak, 5. günü akşamı ise nihayet Karamandaki Hancı Alinin hanına ulaşıldığını ve ulaşım da Katırlarla olduğunu biliyormuydunuz.?

 

*Konya Doğanhisar ilçesinde Kazancı Dede Türbesinin olduğu, Buraya gelenler türbede dilek tuttuklarını ve havuzda yıkandıklarını biliyormuydunuz.?

 

*1950 yıllarında 18 yaşını dolduranlardan yol parası adı altında vergi alındığını, Memurlardan yol vergisi peşin kesilirmiş. Veremeyenler yollarda çalıştırılırmış. Kazancı-Ermenek ve Kazancı-Anamur ve Karaman yolları vergi vermeyen insanlar tarafından yapıldığını biliyormuydunuz.?

 

*Kazancı beldemiz Harp ve felaketler geçiren yurdumuz içinde coğrafi konumu itibariyle tek bir düşman ayağının bile girmediğini biliyormuydunuz.?

 

*Kazancı, Türkiye deprem haritasına göre 5.derece deprem riski olduğunu, kasabamızda deprem açısından hiç bir tehlikenin olmadığını biliyormuydunuz.?

 

*Hacı Muhtar lakabı ile bilinen Hasan ERDEM in 1939-1942 dönem Ermenek İl Genel Meclisi üyeleri listesinde bulunduğunu biliyormuydunuz.?

 

*Kazancıya ilk elektriğin 1984 Kasım ayında geldiğini biliyormuydunuz.?

 

*Kazancı topraklarını Ermenek'ten Hacı Sofuların ve Anamur'dan Süllah Beylerin parsellediklerini ve yerleşik hayata geçene kadar parsel parsel toprakları işletmeye ve satışa çıkardıklarını biliyormuydunuz.?

 

*Kazancı Bucağında 1.Dünya Savaşı Çanakkale Cephesinde şehit olan askerlerimizi biliyormuydunuz.?

Kazancı- Merkez -Ali Abdullah, (Baba Adı Yok) 1. Dünya Savaşı, Çanakkale Cephesi, Piyade Er Teryandafil Çiftliğinde

Kazancı- Ardıçkaya- Mustafa (Babası Ahmet) 1. Dünya Savaşı, Çanakkale Cephesi, Seddülbahir Muharebesi

Kazancı- Ardıçkaya- Molla Mehmet (Babası Hasan) 1. Dünya Savaşı, Çanakkale Cephesi, Piyade Er Anafartalar Muharebesi

Kazancı- Çatalbadem Mehmet ( Babası Ali) 1. Dünya Savaşı, Çanakkale Cephesi, Piyade Er Kirte`De

Kazancı- Gökçekent-Abdullah ( Babası Ali) 1. Dünya Savaşı, Çanakkale Cephesi, Piyade Er Tekirdağ Hastahanesi

Kazancı- Gökçekent-Mehmet ( Babası Ali) 1. Dünya Savaşı, Çanakkale Cephesi, İtfaiye Er, Kirte`De 5.Mıntıkada

Kazancı- İkizçınar-Ali Kamil ( Babası İbrahim) 1. Dünya Savaşı, Çanakkale Cephesi, PiyadeEr

Kazancı- Özlüce-Hüseyin ( Babası Ali) 1. Dünya Savaşı, Çanakkale Cephesi, Piyade Er, Tiryanda Fil Çiftliği

Kazancı- Yaylapazarı-Mustafa(Babası Ali) 1. Dünya Savaşı, Çanakkale Cephesi, Piyade Er Seddülbahir Muharebesi

 

*Kızaran Domatesler çürük diye yenmez, atılırmış, olmamış domateslerin ise yağda kavrulup yendiğini biliyormuydunuz.? Kaynak:Sami TUNCA

 

*Kasabamızda Roma ve Bizans devirlerinden kalma Körüstan Beleni, Kilise, Popasın (Papazın) Kuyu, Önges Pınarı, Alain, Çıldırdak, Maşatın Dere, Hocaini (Hocini), Çurfalıklıin, Avlak ini gibi Hıristiyanlık dönemi adları halen kullanılmakta olup, Kirlos isimli bir kişinin varlığını biliyormuydunuz.?

 

*Kasabada, Karaman oğulları devrinden kalma camiler yıkılmış olup, Dinek kulesi, Muslu Dede türbesi, Dede Mollas, Hıdırellez, Sakat Dedesi, İmaret, Art Beleni (aslı At Beleni olup, cirit oyunlarının oynandığı ardıç ağaçlarıyla çevrili bir yerdir) ve Aybeyim gibi eser ve isimlerini biliyormuydunuz.?

 

*Kasabamızda İlk çağlardan kalma çoğu tahrip olan tarihi eserlerin. Romalılarca Alain kayalarına çizilmiş renkli resimlerin halen görülebildiği, biliyormuydunuz.?

 

*Körüstan ve Kilise mevkilerindeki yapılar, mezar inler, Çıldırdak ve mezarlıkları, Avlakini, Çurfalıklıin ve Kürtlü yakasındaki ev odaları şeklinde oyulmuş inler ve Deliktaşinin görülmeye ve keşfedilmeyi beklediğini biliyormuydunuz.?

 

*TBMM kararı ile idam edilen Konya Bozkır İsyanını Çıkaran, Aslan Mehmet'in (Delibaş) 1924 Ekiminde Ermenek'te baskın yaptığında,Kazancıdan Aliboba sülalesinden Hasan Köksoy ve arkadaşları bu isyanı bastırmak için Ermenek'e götürülmüş ve Kaymakamlık başta olmak üzere, devlet kurumları ve şehir sokaklarında nöbet tuttuklarını biliyormuydunuz.?

 

*Türkmenistan'da Kazancık bölgesinin olduğunu 14. Yüzyıllarda Anadolu'ya göçerek geldiklerini, Karacaoğlan'ın da burada doğduğu ve 18 yaşında elinde sazı ile bir göç kafilesine katılarak Anadolu'ya geldiğini biliyor muydunuz.? 

Bu haber 2889 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KimKimdir, NeNeresidir

TAŞELİ YÖRESİNDE KÜÇÜK BİR DEV ADAM!

TAŞELİ YÖRESİNDE KÜÇÜK BİR DEV ADAM! Okuyunca anlayacaksınız onun nasıl küçük mevkilerde büyük işler becerip başardığını, Taşeli Yöresi’nin çehresini de...

MEHMET ERDEN

MEHMET ERDEN Sitemizin Kim kimdir, Ne neresidir. bölümümüzün bu haftaki tanıtacağımız isim BERBAT EMMİ...
19 MAYIS 1919 KURTULUŞA İLK ADIM18 Mayıs 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi