Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
TAŞELİ YÖRESİNDE KÜÇÜK BİR DEV ADAM!

TAŞELİ YÖRESİNDE KÜÇÜK BİR DEV ADAM!

Tarih 04 Nisan 2017, 21:06 Editör Kazancı Haber

Okuyunca anlayacaksınız onun nasıl küçük mevkilerde büyük işler becerip başardığını, Taşeli Yöresi’nin çehresini değiştirmek için verdiği uğraşıyı ve uygulamadaki başarısını İçimizden biri ama hiçbirimiz onun yöre ekonomisine ı yaptığı katkıyı bilmiyoruz.

Bizim Taşeli Coğrafyası’nda ayağının değmediği köy ve tarla kalmayan, emeği olan, emeğinin karşılığını gören, gördükçe mutlu olan 1929 doğumlu bir hemşehrimiz olan, İbrahim TAŞTEKİN’i tanıtmaya çalışacağım. Birlikte okuyalım ve görelim yaptığı işleri.

İlk fenni kovanı Ermenek’e getiren, İstanbul saraylarında ve köşklerinde çevre düzenlemesini öğrenip fiilen yapan, yöremizi meyve bahçeleri ile donatmak için bir ömür harcayan değerli büyüğümüz İbrahim TAŞTEKİN ‘i bu yazı serisinde gençlere tanıtmaya çalışacağım.

O doğduğu köy olan, şimdi belde statüsünde bulunan Kazancı’da yaşıyor. Allah sağlıklı ömürler versin şimdi ( 1917 ) 88 yaşında, Fiilen çalışmasa da bilgisini görgüsünü insanlarımıza aktarmaya devam ediyor. Meyve bahçelerinde ağaçlar arasında hâlen dolaşır ve onların bakımı ile ilgilenir.

İbrahim Taştekin, 1929 yılında Kazancı’da doğdu, Konya Sarayönü-Konuklar Ziraat Mektebi’ni bitirdi. 1955 yılında şimdi birlikte yaşadığı eşi Emine Hanım ile evlendi. Cafer, Medine, Mustafa ve Vildan adında dört çocuk babası.

Hayat serüveni şöyle:

İbrahim Taştekin 1929 yılında Kazancı’da doğar, ilkokulu köyünde okur. Ortaokula gelince, Ermenek’te ortaokul yoktur. Yöre çocukları ya liseye gidecek, ya da meslek liselerinden biri olan İvriz Öğretmen Okulu, Konya’daki Askeri Meslek Lisesi, Konya Sağlık Meslek Lisesi gibi devlet tarafından finanse elden yatılı okullardan birine gidecektir.

O dönem, Konya Lisesi’ne göndermeyi bırakınız köy çocuklarını, Ermenek Merkez’den bile ailelerinin çocuklarını Konya Lisesi’ne gönderecek mali güçleri yok denecek kadar azdır.

Konya’ya ulaşım Karaman’a kadar yayla yolu denilen yoldan yaya olarak üç günde varılan bir yoldur. İstikâmet, Balkusan-Bucakkışla-Karaman ve sonrası trenle yapılan bir yolculuk. Ya Ereğli-İvriz, ya Konya merkez ya da yazımızda yaşamını anlatmaya çalıştığımız İbrahim Taştekin gibi Sarayönü’dür. Sarayönü’nde eskilerin deyim ile Ziraat Mektebi, Yeni adı Ziraat Teknik Okulu’na 1939 yılında ulaşır ve kaydını yaptırır. Okul devlet okuludur, parasızdır, yatılıdır. Sarayönü Ziraat Mektebi, köy çocukları için büyük bir kolaylık, devlet için geleceğe yönelik verimli bir yatırımdır.

İbrahim Taştekin’in Sarayönü Ziraat Mektebine okumak için gittiği yıllar dünya ve Türkiye için çok zor yıllardır. Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kendini yeni derleyip toparlama aşamasındadır, ülkemiz iki büyük harbin –Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı –yaptığı tahribatları toparlayıp yen bir dirilişin başlangıcındadır. İşte bu yukarıda adından bahsettiğimiz okullar bu dirilişin birer güçlü filizleridir.

İbrahim Taştekin, binbir güçlükle yollarını aşarak okumak için gittiği Sarayönü-Konuklar Teknik Ziraat Okulu’nu 1948’de bitirir. Okulda başarılı bir öğrenci olduğundan okul yönetimi onu Başbahçivan olarak bahçe şubesine alır. “ Öğrencilere bahçe tatbikatlarında öğretici olarak çalışırken İstanbul Büyükdere’de bulunan Bahçe Kültürleri İstasyonu’na görevlendirilir.

Benim de yakından gördüğümü bu fidanlığı İbrahim Bey şöyle anlatır: “ Burası zamanın en güzel fidanlığı idi. Bu örnek kurumda, bir meyveci, bir fidancı, biri de süs bitkileri uzmanı 3 İtalyan çalışmakta idi. İtalyanlar 4-5 yıldır burada oldukları için Türkçeyi çok güzel konuşuyorlardı. Burada kaldığım 1,5 yıl zarfında İtalyan uzmanlardan çok şeyler öğrendim. İstanbul Boğazı’nda bulunan saray ve köşklerin bahçe düzenlemelerini üstlenen İtalyanlar, beni de yanlarında götürdüklerinden, çevre düzenlemesi hakkında çok güzel deneyimler kazandım.

1949-1950 yıllarının başında stajım bitmek üzere okuluma dönmeye hazırlanırken, Kore Harbi çıkması üzerine askerlik yaşım geldiği için askere gittim. O dönem 3.Dünya Savaşı çıkar endişesi ile bütün tahsilli gençleri askere çağırdılar. Asker dönüşü okulumdaki göreve döndüm. Burada çalıştığım iki sene Ermenek aşkım hiç dinmedi. Çünkü Ermenek’in ziraî durumu içler acısı idi. Okulda okuduğum yıllarda beni Ermenek’e çağıran Ermenek büyükleri, öğrendiğimiz ziraî bilgileri sorarlar hem de bahçelerinde göz aşısı yaptırtırlardı. İlk feni kovanı merak eden o zamanın bir nevi yüksek mühendisi olan Ahmet Usta’nın atölyesinde feni kovanın yapılmasını ve kütük kovandan aktararak ilk feni kovan arıcılığın temelini attık. 02.04.2017

( devamı var ) Hasan ŞİMŞEK

Bu haber 565 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

KimKimdir, NeNeresidir

MEHMET ERDEN

MEHMET ERDEN Sitemizin Kim kimdir, Ne neresidir. bölümümüzün bu haftaki tanıtacağımız isim BERBAT EMMİ...

Haydi bilin bakalım..

Haydi bilin bakalım.. 10 Puanlık uzman sorusu
GAZİLER GÜNÜ ANISINA19 Eylül 2017

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2017 Her hakkı Hasan Köksoy'a aittir. Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi