Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
TÜRKLER ANADOLUYA GELİR

TÜRKLER ANADOLUYA GELİR

Tarih 06 Kasım 2019, 20:02 Editör Yılmaz Orta

Yazıyı okurken yanınıza koyun kahvenizi, çayınızı öyle okuyun. Hem çay kahve tadında olsun, hem keyfini çıkarın rahatın. Çünkü Anadolu Bin yıllardır Türkleri bekliyordu. Tabi ki bizde onu. Seven sevdiğine kavuştu. Ama kolay olmadı bu. Allah Anadolu’yu bize Vatan yapan ecdadımızdan razı olsun. Fatihalar onların ruhuna gelsin.

TÜRKLER ANADOLUYA GELİR

 Değerli Dostlar; Bundan önce Vatanımız Anadolu’da Türklerden önce kimler yaşadı, nasıl bir kültür oluşturdu, durumları nasıldı onları anlatmaya çalıştık. Bundan sonra Vatanımız Anadolu’ya nasıl geldik,  tarih sahnesine Anadolumuzda nasıl çıktık onu anlatmaya çalışacağız. Ancak bunu okurken yanınıza koyun kahvenizi, çayınızı öyle okuyun. Hem çay kahve tadında olsun, hem keyfini çıkarın rahatın. Çünkü Anadolu Bin yıllardır Türkleri bekliyordu. Tabi ki bizde onu. Seven sevdiğine kavuştu. Ama kolay olmadı bu. Allah Anadolu’yu bize Vatan yapan ecdadımızdan razı olsun. Fatihalar onların ruhuna gelsin. Şimdi yazımıza başlayalım.

Oğuzların, Horasan’dan batıya göç hareketleri iki dalga hâlinde gerçekleşmiştir. Türkler, daha önce 6. yüzyılda Hunlar ve 7. yüzyılda da Sabarlar ile Anadolu’ya akınlar düzenlemiştir. Ancak bu akınlar genellikle Doğu Roma İmparatorluğu’na ( Bizans ) karşı ganimet elde etmek amaçlı olup Anadolu’yu yurt edinme düşünülmemiştir. Abbasiler zamanında, Bizans’a karşı askerî güçlerinden yaralanmak için Anadolu’ya getirilen Türkler, Abbasiler’den sonra da 10. yüzyılın ikinci yarısına kadar burada gaza ve cihad (savaş )  hareketlerinde bulunmuştur. Bu dönemden itibaren Anadolu toprakları, Selçuklu Türkleri tarafından hedef alınmıştır.

Birinci dalga göçler, 11. yüzyılın ilk çeyreğinde Anadolu’ya topluluklar hâlinde başlamıştır. 1071 yılına yapılan  Malazgirt Savaşı’ndan sonra yoğunluk kazanarak devam etmiştir. Bu Oğuz göçlerinin önceki dönemlerde  yapılanlardan farkı, büyük kafileler hâlinde yaşanması ve Anadolu’yu yurt edinme amaçlı olmasıdır. 1015-1021 yılları arasında Anadolu’ya yapılan ilk Selçuklu seferleri keşif ve ganimet kazanma  niteliği taşırken Malazgirt Zaferi sonrası Horasan’dan gelen Oğuzlar, ele geçirdikleri bölgeleri yurt edinmeye başladı. Tuğrul Bey, yerleşik halk içinde sorun olmaya başlayan Türkmen gruplardan yararlanma yoluna gidip soydaşlarına yerleşmek için Anadolu’yu hedef gösterdi.

Birinci dalga göçlerin genel sebepleri arasında Karahitayların, Moğolistan coğrafyasını ele geçirmesi, Kıpçak boylarının baskısı ve Selçukluların bir devlet politikası olarak göçleri teşvik etmesi düşünülebir. Önce Sultan Alp Arslan ve sonra da Sultan Melikşah’ın oluşturmaya çalıştırdığı Selçuklu Devleti’nin batı yönlü fetih politikası, Anadolu’daki fetih hareketlerini hızlandırmıştır.

Malazgirt Savaşı’ndan sonra Bizans’ın gücünün kırılmasıyla Oğuzlar Anadolu’yu yurt edinmek için buralara göç etmeye başlamıştır. Bu durum “Türklerin kudreti dolayısıyla Rumlar doğudaki (Şark) bütün şehir ve kalelerini bırakıp gidiyor; bu bölgeleri onlara terk diyor ve onların yerleşmelerine imkân veriyordu.

Malazgirt Zaferi’nden sonra kısa bir süre içerisinde Anadolu’da Danişmentliler, Mengücekliler, Saltuklular, Artuklular ve Çaka gibi beylikler kurulmuştur. Bu beyliklerin kurulmasıyla 11. yüzyılın ikinci yarısında Anadolu’da, Beylikler Dönemi başlamıştır. Sonrasında Anadolu’daki Türk hâkimiyeti Türkiye Selçukluları ile kalıcı hâle gelmiştir. Anadolu’ya Türkistan’dan gelmeye devam eden Türkmen toplulukları bu yerleşmeyi desteklemiş ve Anadolu’da kalıcılığı sağlamıştır.

İkinci dalga göçler ise Anadolu’ya 1220’den itibaren başlamış ve 14. yüzyıl başlarına kadar yaklaşık bir asır devam etmiştir. İkinci dalga göç hareketlerinin temel sebebi Türkistan’da yaşanan Moğol istilasıdır. Büyük Selçuklu Devleti’nin çöküşü ve Harezmşahların, Moğollar tarafından mağlup edilmesi ile Moğollar bölgede etkinliğini artırmıştır. 1220-1221 yıllarında Horasan üzerinden Irak-ı Acem ve Azerbaycan’a giren Moğollar, birçok şehri yağmalamış ve buradaki Türkler, Moğol baskısından kaçarak Anadolu’ya geçmiştir. Böylece Anadolu’daki Türk nüfusu daha da artırmıştır.

11. yüzyıldan 14. yüzyıla kadar bazen yoğunlaşıp dalgalar hâlinde, bazen de nispeten yavaşlayan fakat kesintiye uğramayan Oğuz göçleri, Anadolu’nun çehresini tamamen değiştirmiştir. Bölgeye gelen Türklerin karşılaştıkları durumlar onlar için umut vericidir. Anadolu’da, Bizans İmparatorluğu başta olmak üzere Ermeniler, Süryaniler, Araplar, Hristiyanlar ve Türkler bulunmaktadır. Bizans, her ne kadar taht kavgaları ve iç meseleleriyle mücadele etse de topraklarında otoritesi bozulmuş olsa da Anadolu’da hâlâ egemen siyasi güçtür. Anadolu’ya kitleler hâlinde göçlerin yaşandığı dönemde Bizans İmparatorluğu siyasi olarak hâkim durumunda olsa da Anadolu topraklarında büyük sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu dönemde Anadolu, Bizans İmparatorluğu ile Sasani Devleti arasındaki savaşlardan; Emevilerin ve daha sonra da Abbasilerin düzenlemiş oldukları seferlerden dolayı oldukça harap olmuş durumdadır. İnsanlar, kalelere sığınarak yaşamlarını sürdürmektedir.

Anadolu’da boş köyler ve şehirler bulunmakta, ıssız ve geniş araziler yer almaktadır. 11. yüzyılın başından itibaren Anadolu’ya yapılan Oğuz göçleri, Bizans İmparatorluğu’nu olumsuz etkilemiştir. Doğu sınırında emniyeti sağlamak isteyen Bizans, bölgede sorunlar yaşadığı Ermeni Krallığı’nı ve prensliklerini ortadan kaldırmıştı. Bizans İmparatorluğu’nun Ermenilere karşı izlediği bu politika Selçukluların Anadolu’ya akınlarını kolaylaştırmıştır. Türklerin Anadolu’yu yurt edinmesini kolaylaştıran nedenler; Bizans’ta sık sık imparatorun değişmesi, yaşanan iktidar mücadeleleri, düzenli bir ordunun olmayışı, sefalet içinde bulunan halka zulmedilmesi, dinî hoşgörü ve adaletli bir yönetimin olmamasıdır. Ayrıca Anadolu’daki geçit ve vadilerin Selçuklular tarafından iyi bilinmesi, Türklerin Anadolu’yu yurt edinmesini kolaylaştıran diğer bir etmendir.

Anadolu’da halkın üzerinde siyasi ve dinî baskı kurması, halkta Bizans İmparatorluğu’na karşı tepki oluşturmuştur. Selçuklular da bu durumu, Anadolu’yu yurt edinmek için avantaja dönüştürmeyi bilmiştir. Türkler, Anadolu’da yaşayan halkın kültür ve inançlarına saygı göstermiştir. Mevlanalar, Muhyiddin İbn’i Arabiler, Hacı Bayramı Veliler, Yunus Emreler, Hacı Bektaş’ı Veliler ve daha bir çok gönül insanları buraların manevi mimarları olmuştur. Bunun sonucunda da Bizans’ın baskısından bıkan Anadolu halkı, Türkleri kurtarıcısı gibi görmüş ve kolaylıkla benimsemiştir. Yapılan bu göç hareketleri sonucunda Anadolu’da Türk nüfusu artmış, Ege ve Marmara sahillerine kadar olan bölgelerin Türkleşmesi ve Müslümanlaşması sağlanmıştır.

                                                                                                              Yılmaz ORTA

Bu haber 531 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Tarih ve Kültürümüz

Kültür Mimarlarımızdan (Sinan'ın Çolak)

Kültür Mimarlarımızdan (Sinan'ın Çolak) Hacı Muhtar döneminde yaşamış olan Sinan'ın Çolak’ın iki eli el bileklerinden aşağısı tutmadığı için ( Parmak v...

YÖREMİZ VE TARİHİMİZ

YÖREMİZ VE TARİHİMİZ Kasabamız olan Kazancı ve çevresinde de aynı zamanlara tarihlenen yerleşim yerleri mevcuttur. Bütün kasaba halkının...
YURTTA BARIŞ VE DÜNYADA BARIŞIN ÖNEMİ10 Kasım 2019

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2019 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz herhangi bir sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi