Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
ERMENEK ERMENEK DİYE DİYE

ERMENEK ERMENEK DİYE DİYE

Tarih 12 Ağustos 2010, 10:50 Editör Naci Sözen

İnsanların, kalplerindeki sevgiye dayalı olarak akıllarında yer eden ve hayatları boyunca süren en önemli sorumluluk duygularından biri de, doğdukları (sıla) topraklara ve o yerlerde yaşayan insanlara hizmet etme arzusudur. Bu istek, bazı insan için bir borç veya mecburiyet gibi de algılanabilir.

         Bu duygunun, görev yaptığım bir çok ülke insanında da benzer şekilde yer aldığına tanık oldum. Doğaldır ki, insan için ilk öncelik, doğum yeri ve bu yerlerin insanına hizmet etmek isteği ise, ikinci öncelik de,  ait olunan topluma, yani, Milletine ve devletine  hizmet etmek isteği olacaktır. Zamanla ve değişen şartlarda, bu iki istek arasındaki tercihlerinin ve önceliklerin  değişebileceği de düşünülebilir.

 

Cumhuriyetin ilanı ile birlikte, yurt çapında başlatılan, ekonomik gelişim, kalkınma çabaları,  eğitim, aydınlanma, imar, ulaşım, tarih ve dil-kültür konularındaki atılımlara paralel olarak, Ermenek ilçesinde de günün şartlarını bile aşabilen sayısız hamleler olduğunu öğreniyoruz. Bu kalkınma ve çağdaşlaşma sürecini başlatan, sürükleyen,  planlayan ve uygulayan insanları, hayatları boyunca, kalpleri “ Ermenek, Ermenek “ diye çarpmış  insanlar olarak nitelendirebiliriz. Cumhuriyet kurulduğunda, Ermenek ve çevresi (Taşeli yöresi), kuş uçmaz, kervan geçmez bir bölgeydi. Bu durumu anlatan kitabın adı “ Tekerleğin Değmediği Yer “ olarak konmuştu. Kaymakamlar başta olmak üzere, tüm yöre insanının, yıllarca ve canla-başla çalışmaları sonunda, tekerlekli araçların gelebilmesi için gereken yollar yapılmış, zaman içinde, gelen araçların aynı yoldan geri dönmek zorunda oluşlarına son verecek diğer yol bağlantıları da gerçekleştirilmiştir. Bu konuda, Sayın Halit BARDAKÇI tarafından yazılan “ Bütün Yönleriyle  Ermenek “ isimli kitap, Yazar-Şair Sayın Mustafa ERTAŞ, Sayın Prof. İbrahim ÇEYLAN ve diğer bir çok büyüğümüzün yazıları, anlatımları ve  yaşantılarından öğrendiğimize göre, birinci kuşak hizmet öncülerinin başında Merhum Emin Hami KOÇAŞ yer almaktadır. Hayatını Ermenek ve Ermeneklilere adayan bu örnek kişi, kendisine, Ankara’da teklif edilen yüksek makamları, hatta, bakanlık görevini nazikçe reddederken “ doğduğum toprakların ve orada yaşayan insanların bana ihtiyacı var” diyerek, Ermenek ilçesine dönmüştür. Kendisi, zamanın şartlarında ve kendi branşında, eczacılık mezunu  üniversiteli sayısı ona ulaşmayan aydın insandan biridir.

 

Hizmet öncüsü Merhum Emin Hami KOÇAŞ, sılaya dönmüş ve 1927-1944 yılları arasında, yani, tam  17 yıl,  Ermenek Belediye Başkanı olarak görev yapmış, bu zaman süresinde, 4 dönem de  İl Genel Meclisi Üyesi görevinde bulunmuştur. Döneminde, Bakanlar Kurulunun  özel kararnamesi ile Avrupa’dan ithal edilen elektrik motorları (jeneratör), Akdeniz kıyısından,  kağnılarla ve insan gücüyle, dağları aşarak ilçeye  taşınmış ve Maraspoli mağarasının suyu ıslah edilerek, Akarsulu Elektrik Üretimi gerçekleştirilmiş, ilçe, Türkiye’de elektriğe kavuşan ilk 5 ilçe arasına girecek şekilde, 1934 yılında, medeniyetin eseri olan elektrik ışığına kavuşturulmuştur. Bu olay “ Emin Hami KOÇAŞ’ın mucize eseri  olarak anılmaya devam etmektedir.  Bu dönem içinde, Ermenek ilçesi, bandosu, tiyatro ekibi, müzik faaliyeti, mezbahası, lokantası, suyu, elektriği olan bir şehir havasına girmiş, fakirler için Harikzedegan Derneği, krediler için Ermenek Ahali Bankası kurulmuştur. Sayın Halit BARDAKÇI’nın kitabından okuyoruz ki, (sayfa 372) 1939-1942 yıllarında İl Genel Meclisi Üyeleri olarak, Emin Hami KOÇAŞ ve Hasan Erdem (Kazancılı Hacı Muhtar) seçilmişlerdir. Tekerlekli aracın olmadığı, Orta Toroslarıın günlerce yürüyerek aşılıp, önce  Karaman’a, oradan, trenle Konya’ya ulaşacak olan üyeler, yörenin ve ilin yönetimine katkı sağlayacaklar, kararların alınmasında öncülük edecekler ve dönüş yolunu, aynı zorluklarla geçip sılaya döneceklerdir. Bu zorlu yolculuklar ve görevler, ancak, kalplerde sönmeyen “Sılaya Hizmet Aşkı”’ ateşiyle gerçekleşebilirdi. Bu ilk dönemlerde, Ermenek ilçesinin, Ankara’da ve Hükümet katında çok iyi tanınmasında, Birinci Devre Milletvekili olarak görev yapan Merhum Hulusi GÖKSU Beyin katkılarını ve rolünü de unutmamalıyız.

 

Kalbi,  bir ömür “ Ermenek, Ermenek,  Diye .. Diye.. “ çarpmış olan bu ilk kuşak hizmet öncüsü  Ermeneklilerin, bize göre,   son temsilcisi, Merhum Dr. Mehmet Bey (SÖNMEZ) olmuştur. Bu arada, yakın geçmişte bir sohbetinde bulunduğum, Hizmet Öncülerinden 11. Dönem Milletvekili Merhum Sami SOYLU, konuşmasında “ 1958 yılında, zamanın Devlet Su İşleri Genel Müdürü Süleyman DEMİREL ile Göksu çayının Delallar bölgesinde bir sulama barajı ve köprü yapılmasını görüştüğünü, teklifinin kabul edildiğini, kısa bir süre sonra, 27 Mayıs 1960 darbesi olunca projenin gerçekleşmediğini” anlatmıştı. Ermenek 9. ve 10. dönem Milletvekili Abdi ÇİLİNGİR, Kamil İLİSULU, Cevdet SÜLAR, Emin YALDIZ ve Dr. Mehmet Beyin de dahil olduğu, isimlerini sayamadığımız bir çok hizmet öncüsü dahil olmak üzere, ilk kuşak Ermeneklilerin ne kadar geniş ufuklu olduklarını bu baraj olayından da anlayabiliyoruz. Dr. Mehmet Bey için “  karnına ellemediği Ermenekli çocuk yoktur “ denirdi. Kendisini,  bir kaç yıl önce, Selçuklu Otelde düzenlenen “ Atatürk, Tarih, Türkçe ve Karamanoğlu Mehmet Bey “ konulu bilimsel panelde, son kez görmüştüm. Yıllar önce, Ankara’da sohbet ettiğim dev görünümlü  Dr. Mehmet Bey gitmiş, yerine başka bir kişi gelmişti. Fakat, bu yaşına ve rahatsızlığına rağmen, elinde kağıt- kalem, dinliyor, not alıyor, konuşuyor ve tartışıyordu. Takip eden günlerde, sıla sorunlarını ve çözüm  tekliflerini kapsayan yazılarını Yeşil Ermenek Gazetesinde okuyorduk. Nihayet, bir gün geldi, Ankara Maltepe camisinde, Dr. Mehmet Beyin cenaze merasiminde buluştuk. Katılanların ortak görüşü “ ilk kuşak Hizmet öncüsü olan   son Ermeneklinin kaybedildiği “ yönündeydi.

 

Kalbi,  sılaya ve insanına hizmet aşkıyla yanan, yöre insanının eğitimi, kültürü, kalkınması ve beraberliğini koruması yönünde bir ömür harcayan, eğitim öncülerimizden biri de,  Kazancılı Eğitimci (Şair-Yazar) Sami TUNCA idi. Babasını bebekliğinde kaybetmiş bir çocuk olarak, İlkokulu bitirdiği 1941 yılında, öğretmeni merhum Ermenekli Sami ÖZTAŞ’ın yardımıyla, İvriz Öğretmen Okuluna ulaşmak,  kendi deyimiyle “ okuyup, adam olmak “ için çıktığı zorlu yolculuğu, başarmayı öğrenmesi, öğretmesi, yazması ve çok yönlü hayat mücadelesi hiç durmamış, son yıllarını geçirdiği Antalya’da bile hem sılası, hem de çevresi için yazmış, söylemiştir. İlk şiir kitabını olan Okulum‘u 1958 yılında yayınlamıştır.Kazancı nahiyesinde, öğretmenlik, ihtilal muhtarlığı, emeklilik sonrası ücretsiz eğitim verme ve kütüphane bağışı, İstanbul’da Ermenekliler Derneği yöneticiliği, Kazancı Ortaokulu yapımına destekleri, hemşerilerine gurbette iş ve aş sağlama, ilk Kazancı kitabı ve şiiri yazarlığı dahil bir çok ilklerin adamı olarak yaşamış ve hayata gözlerini yummuştur.

 

Gönülleri “ Ermenek , Ermenek “ diye çarmış olan  ikinci kuşak hemşerilerimizin yöreye hizmetlerini de saygı ile anmalıyız. Bizim, okul çağlarımızın geçtiği 1960’lı yıllar “bilge insanların yaşadığı” Ermenek şehri, bu günün şehrinden çok farklı bir havadaydı. Zaman içinde, sermayesini tutanların bu şehirde kazandıklarını da yanlarına alarak, başka şehirlere göç ettiklerini duyar olmuştuk. Bu göç olayı öyle bir devamlılık kazanmıştı ki, ilerde şehri terk edeceği düşüncesiyle, yatırımlarını dışarıya yapmak moda haline gelmişti. Bu arada, Ermenek dışında ve içinde yaşayan ve ilçeye, otel, bakım merkezi, okul, yurt ve cami gibi tesisleri yaptıran bazı muhterem işadamlarımızın haklarını teslim ermek zorundayız. Ermenek’ten  göçlerin yoğunlaştığı günlerde, şehir çıkışındaki bir tabelada “ dağılıp tükenmemek için el ele..” yazısı okunuyordu. Ermenek’te yaşayan veya ziyaret eden arkadaşlarla her konuştuğumuzda “ Ermenek bitti, ekonomi öldü, insan kalmadı” gibi acı sözler sıkça söyleniyordu.  Bu kritik dönemde, insanları sılada buluşturmak, kültürümüzü yaşatmak, yöremizi tanıtmak ve ekonomik canlılık yaratmak  amacıyla başlatılan çalışmalar kapsamında “ Ermenek Sıla Festivali “ tesis edildi. Bilim adamlarımız, dernekler ve vakıf yöneticileri ve iş adamlarımız bu festivalin uygulamaya geçirilmesi ve yaşatılmasına önemli katkılar yaptılar. Festivalden beklenen fayda sağlanabildi mi? Bu soruya olumlu yanıt vermek çok da  kolay olmayacaktır. Çünkü, tertip edilen festivallere, yöre insanının (Ermenek merkez ve çevre köy ve kasabaların)  iştiraki tam olarak sağlanamamıştır. Tahsisli alanda, birkaç kasaba dışında kalan köy ve kasabalara ait çadır veya gösteri uygulaması yapılmamış, satışa sunulan ürünler ve eğlenceli çadırların, Kamışlı yaylasına çıkan Mut göçerleri (Yörükleri) ve  çevre ilçelere ait ürün ve ekipler olduğu gözlenmiştir. Festival yürüyüşüne, şehir esnafı ve halkın katılımı, tüm ilan ve ikazlara, ricalara rağmen sağlanamamaktadır. Yürüyüşler, protokol mensupları, bazı bürokrat ve siyasiler ile onların yanında olan bazı taraftarın katılımı ile yapılmaktadır.

 

Ermenek (Sıla) sevdalısı olan ikinci kuşak insanımızın bir kısmı, bu çalışmaları sürdürmekte olup, Belediye Başkanlığının büyük emekleri ve maddi fedakarlıklarıyla, diğer  festivaller, dil bayramı, bilimsel toplantılar ve tanıtım gezileri ile  heyetçe yollara düşerek  yöreye destek veriyorlar. Yöre insanının eğitimi, yiyecek ve giyim ihtiyaçları, bir çok öğrenciye burs sağlanması gibi olumlu faaliyetler gelecek için umut vericidir. Gelecek kuşakların, bu olumlu faaliyetleri daha da ileri seviyelerde sürdürmeleri dileğimizdir. Fakat, genel kanı ve endişe, sılaya özlem ve hizmet sevdası ile çaba gösterecek insan sayısının gittikçe  azalmakta olduğu ve gelecekte daha da azalacağı yönündedir.

 

Günümüz Ermeneklilerinden kalpleri “ Ermenek.. Ermenek .. Diye..Diye..” çarpmakta olan bir avuç insanımızı anmadan geçemeyiz. Büyük  şehirlerdeki Ermenekliler dernekleri ve ERÇEV, yüzlerce öğrenci için burslar sağlamakta, yöre faaliyetlerini iştirakleri ve maddi destekleriyle anlamlı kılmaktadırlar. Ayrıca, Ermenek’te yerleşik hayırseverler ve dışarıda yaşayan iş adamlarımızın büyük bedellere mal olan sosyal ve eğitim yatırımlarını da saygı ile karşılıyoruz. Günümüz hizmet öncülerinden, Sayın  Galip SUMRA, Polat Madencilik, Hasan KALAN, Hurşit AKPINAR, Ahmet KELEŞOĞLU, Alıçlı Matbaacılık, Halit BARDAKÇI, Reşit KESKİN, Mehmet AYDOĞDU, Tahsin KESİCİ, İbrahim CEYLAN, Cevdet ÜNSAL, BM Şirketi patronları ve isimlerini hatırlayamadığımız bir çok iş adamı ve dernek-vakıf yöneticilerimizi saygı ile anıyoruz.

   

Ermenek ve çevresini, kuşların uçmadığı, kervanların geçmediği, tekerleğin değmediği günlerden alarak, emekleriyle, maddi katkılarıyla, yaratıcı  fikirleriyle,  keskin kalemleriyle, duygulu şiirleriyle ve anlamlı yazılarıyla, bu günlere taşıyan, tüm yöneticileri, siyaset adamlarını, öğretmenleri, yazar ve şairleri, iş adamlarını, bürokratları ve her dalda çalışmalara destek veren tüm insanları, Belediye personelini,  saygı, rahmet ve hürmetle anıyoruz. Günümüz gençleri ile gelecek kuşakların da, bu öncü insanların hayatlarını, eserlerini ve “ Ermenek.. Ermenek..”  diye..diye, ömürleri  boyu çarpmış olan kalplerini   tanıyarak, doğdukları yerlere (sıla) ve bu yerlerde yaşayan insanlara hizmet için hazırlanmalarını temenni ediyoruz.

 

Yazan : Araştırmacı-Yazar  Naci SÖZEN ,  16 Temmuz 2010,   ANKARA

Bu haber 2592 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Şiirlerimiz

Her Şeyde Sen Atam

Her Şeyde Sen Atam Sen! Hasan Tahsin'de kurşun, alev alev Nene Hatun'un omzunda, sessiz mermi Afyon Ovası'nda, umudu t...

SELAM SÖYLEYESİN

SELAM SÖYLEYESİN Bizim ellere uğrar isen Düğün dernek kaynaş isen Çılbır keşkek kaşık dalmış isen Keşkek pişiricilere selam söyle...

ANKET

2019 yılı AKP Adaylarından Kazancı Belediye Başkanı Kim Olsun




Tüm Anketler

10 ARALIK DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ KUTLANDI12 Aralık 2018

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz herhangi bir sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi