Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Kültür Mimarlarımızdan (Sinan'ın Çolak)

Kültür Mimarlarımızdan (Sinan'ın Çolak)

Tarih 31 Ekim 2019, 21:27 Editör İbrahim Şahin

Hacı Muhtar döneminde yaşamış olan Sinan'ın Çolak’ın iki eli el bileklerinden aşağısı tutmadığı için ( Parmak ve el kısmında arıza) Çolak Hasan adını almaktadır. Çolak Hasan adı ile anılan bir de Tığkulağın Hasan vardır, şu anda yaşamaktadır.

Hacı Muhtar döneminde yaşamış olan Sinan'ın Çolak’ın ŞENSES iki elinin parmakları arızalı olduğu için Çolak Hasan adını almaktadır. Çolak Hasan adı ile anılan bir de  Hasan  (Songur)vardır, şu anda yaşamaktadır. ( Yazı yazıldığı tarihte sağdı,sonradan o da kaybettiğimiz değerler arasına karıştı.)

Bu Hasan’ın da yazılı belge tuttuğu, şiir yazdığı, bayramlarda şiirlerini okuduğu bilinmektedir.
Sinanın Çolak, mağdur oluşu nedeni ile Hacı Muhtar getir götür işlerinde posta evrak dağıtımında, duyurularını duyurmada v.s görevlerde çalıştırır.
 
Çolak Hasan’ın yazma yeteneğinin olduğu; şiir, mani gibi çok sayıda eser bıraktığı görülmektedir. Döneminde yaşanan acı tatlı her olaya bir mani söylediği bilinir. Yalnız yakın çevrelerine, akrabalarına yakım yakmadığı, akrabalarının isteklerini yerine getirmediği bilinir. Bu durum akrabalarına duyduğu saygıdan kaynaklanır. Çünkü manilerinin ağırlık özünü hiciv tarzı kişinin eksikliklerini (kötü yön) ustaca bir eleştiri yolu ile ortaya koyduğu söz konusudur.
 
Sinan'ın Çolak, Kırkkuyu’da korumacılık yaparken Hacı Muhtara gider; ‘’Uşköylüler beni öldürecekler onlara bir gözdağı ver.’’ der. Uş sözcüğü uç sözcüğünün söyleyiş değişikliğine uğramış şeklidir. Merkeze uzak olan çevre mahallelere uşköy diye bugün de denilmektedir. Çolak Hasan’ın Uşköylüler olarak şikâyette bulunduğu kişiler; O dönemin çobanlarından Armutlu'nun Hasan ve Kürt Osman’dır. Birinin kormacı ikisinin çoban olması aralarındaki anlaşmazlığın nedeninin otlakları paylaşamadıklarını doğrulamaktadır.
 
Bir müddet sonra Çolak Hasan Kırkkuyu’da ölü bulunur. 
Ne yazık ki kendi başlattığı yakım kendisi için yakılmıştır.
 
Kırkkuyu’yu dolandırdılar
Kebenden indirdiler
Canım gibi kafayı
Kefkiye çevirdiler
 

Manide yer alan '' kefki'' sözcüğü kefkir de olabilir.Sebebine gelince Çolak Hasanın kafasının keserle ezildiği, kafasının delik deşik edildiği söylenir, o nedenle kefkir sözcüğü olayı daha net ifade etmektedir.

Bu yakımda da görülebileceği gibi her yakımın tarihi bir belge niteliği taşıdığı görülmektedir. O nedenle bunların derlenmesi kültürümüz açısından son derce önemlidir.
             
Önceden bilinen şüphe üzerine Kürt Osman ve Armutlunun Hasan tutuklanır. Bunların yanında olay yerine yakınlığı nedeni ile kendi yerinde burçak yolan, Ebenin Süleyman da  (Demirel) tutuklanır. Ebenin Süleyman’a Emin Efendi:’’ Sen, ben sesi duydum fakat kim olduklarını göremedim dersen kurtulursun.’’ der. Ebenin Süleyman aynı ifadeyi verir. Olay keşfinde sesin duyulduğu, olay yerinin görülmediği doğrulanır. Ebenin Süleyman 1 haftalık hapis yatarak kurtulur. Diğer iki kişi on yıl hapis cezası alır. Bir müddet yattıktan sonra çıkarlar.. O dönemin tanıkları ölen kişinin şüpheli şahıslar tarafından öldürülmediğine inanır. Tutuklananların haksız yere hapis yattıkları söylenir.
 
Çolak Hasan’dan Maniler:
 
Gabalak’ta obası
Ekin biçer bubası
Kızın gönlü olursa
Bok yemesin bubası
 Eşeğinde harar
Alaca’da narar
Ne ararsın obalı
Kızınız tosun arar
 
Obacılar yürüdü
Toz duman bürüdü
Goparanın Ayşa’yı
Topal Hasan sürüdü
 
 Söğüt yaprağı yeşil
Devşir Arifim devşir
Eğri parmak üstüne
Şadiye’nin kolları
 
Uçurumun yolları
Karambığın dalları
Öğretmenler geliyor
Şekerli kağve pişir
 
Almayı yüke koydum
Ağzını dike koydum
Aldım yari elinden
Belini büke koydum
 
Köyün ilk öğretmenlerinden olan Dede Öğretmen (Oğuz) kızların gözdesi olmuştur. Kızlar tarafından Dede Öğretmen’ e söylenmiş çok sayıda mani vardır. Yalnız kaynak kişiler bu kızların şu an yaşayan çocuklarının oluşu nedeni ile bilgi vermekten kaçınıyor. Dede öğretmen yakalandığı hastalığa yenik düşerek genç yaşta evlenmeden ölmüştür.
 
Bu geleneği sürdürerek şu anda yaşayanlardan da yakım yakanların varlığı söz konusudur.
Bir örnek:
 
Kaynak kişi,  isim belirtilmesini istediği için isimsiz.
 
Anne kızının bir gence ilgi duyduğunu, yakınlaştığını sezer ve kızını uyarır:
 
 
Kandırırlar bir odaya katarlar
Okka altı yaparlar
Kızlık gider elinden
Kurtulamazsın el âlem dilinden
 
Kızı annesine cevap verir:
 
Yeraltında karınca
El uzatma turunca
Ne olur bir kez verince
Toprak dolacak ölünce
 
(Kaynak: Mehmet TOPDEMİR.)

Bu manileri namus değer yargıları yönünü bir tarafa bırakarak ele aldığınızda kızın hazır cevap gücü, kendini savunma gücü, zekâ gücü, ifade gücünün boyutunu görebiliyorsunuz 


Göğostos'un destesi
Uluköyün hastası
Donunu almışta kaçmış
Bucak'ın ustası

Bu mani de yaşanmış bir olay üzerine yazılmıştır. Olay ve olay kahramanları bilinmekle beraber belirtilmesi mümkün değildir

Köyümüzün genç kızlarından  biri olan  ....... köyümüzün iki gencinin gözdesi olur. İki gence de gönül verir. Sonra iki genç arasında seçim yapamaz. Beklenmeyen kararını veririr Akmanastır'a Gafar Osman'a kaçar. Olayı duyan kızın babası peşine düşer, kızını yakalar saçlarından sürüye sürüye köyde daha önce kızla her hangi bir gönül bağı bulunmayan üçüncü kişiye teslim eder, nikahlarını kıydırırır. Bu olayı Çolak Hasan kendi arşivine anında kaydeder.

Kaya dibi kazmalı
Başı yeşil yazmalı
Ebe ile Osman'ı
Boş deftere yazmalı (Kaynak: Yılmaz ORTA)

Dolu deftere ( Nikah Cüzdanına) başka isimler yazılınca yeni defterde Osman hanesi boş kaldığı için ozanımız:
''Ebe ile Osman'ı
Boş deftere yazmalı'' diye kaydeder.

 Uluköy'den Keyvan Ahmat'ın Fatma Popas'ta keş kesesini unutur. Geri almaya geldiğinde kese yerinde yok. Kese Gökçeler Mahakllesi'nden Akhoca'nın Fatma tarafından alınmıştır. Haber Ozanımıza çoktan uçmuştur. Haberi ozan hemen kayıt altına alır.

Bir dalda iki kiraz
Biri al biri beyaz
Kurban olduğum Alah'ım
Bir kese de bana yaz  (Kaynak: Yılmaz ORTA)

Çolak Hasan'ın özellikle seven gençlere yazdığı  maniler, manilerin başında gelir. Bu durumu rahmetli
Husamettin ERDEM:

'' Kaç yıldır nerde kaldı Sinanık Çolak
Kızlarımız yakımsız kaldı haberin var mı'' şeklinde dile getirmiştir. 

Çolak Hasan’ın yazma yeteneğinin olduğu; şiir, mani gibi çok sayıda eser bıraktığı görülmektedir.

Çolak Hasan'ın manilerine manilerin öyküleri ile birlikte yer vermeye devam edeceğim
 
Kaynak: Ali Şahin, Fatma ŞAHİN, Dürüye ATAY, Muzaffer YILDIZ, Şaküre YILDIZ
Derleyen: İbrahim ŞAHİN -11.09.2007
 

Bu haber 2673 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Tarih ve Kültürümüz

GELİN KAZANCI İÇİN BİRŞEYLER YAPALIM

GELİN KAZANCI İÇİN BİRŞEYLER YAPALIM Biz bizden sonraki kuşaklara ne aktaracağız? Eskiden Kazancı da dışarıdan evlenen yoktu. Şimdi ise Türkiye’nin dört...

VATANIMIZ ANADOLU, YERİMİZ KAZANCI

VATANIMIZ ANADOLU, YERİMİZ KAZANCI Değerli hemşehrilerim; bizler Kazancılıyız. Yani eski deyimle çayın öte yakasında, karşı yakada. Bundan böyle biraz...
24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN24 Kasım 2019

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2019 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz herhangi bir sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi