Bugün tüm beyaz çiçekler sana Annem


Açıklama: Bugün anneler günü de değil. Ama bugün henüz anne baba olmamışsanız da annelerinizi anlamanız için bir sayfa daha açmak istedim hayatınızda
Kategori: Köşe Yazarlarımız
Eklenme Tarihi: 02 Eylül 2012
Geçerli Tarih: 25 Nisan 2018, 03:22
Site: Kazancı Beldesi
URL: http://www.kazancihaber.com/yazar.asp?yaziID=1960


Bugün anneler günü de değil. Ama bugün henüz anne baba olmamışsanız da annelerinizi anlamanız için bir sayfa daha açmak istedim hayatınızda… Beyaz bir sayfa.Siz ilk ana rahmine tutunup annenizin kanına-canına ortak olduğunuz andan itibaren bu genç kadının bir parçası oluverirsiniz. Sonraki dokuz ay boyunca her kıpırtınızı hisseden annenizin karnında tüm ihtiyaçlarınızı karşılarsınız. Onun enerjisine, gıdasına, sıcaklığına, hayatına ortak olursunuz. Gün gelip dünyaya gözlerinizi açtığınızda, ilk nefesinizi alıp ilk çığlığınızı attığınızda bu genç kadın yanı başınızdadır. Zaten dokuz ay sonunda sizden ayrılmaya hemen alışamaz… (Doğrusu buna hiçbir zaman da alışamaz) İlk açlığınızı sizle paylaşan, size ilk besini kendi canından akıtan odur. Üşümeyi de ısınmayı da onun yanında öğrenirsiniz. İlk adımlarınızı ona doğru atar, ilk sözcükleri ondan işitirsiniz. Bundan dolayıdır tüm dillerde ilk dile “ ana dil ” adı verilir. Binbir zorlukla geçen dokuz ayın ve doğumun ardından son derece titiz bir eğitim dönemi başlar. Yardım olmaksızın yaşamına devam etmesi imkansız olan siz, ilk tuvaletinizi onun yanında öğrenirsiniz, banyo keyfini ilk onla yaşarsınız. Düşüp yaralandığınızda acınızı dindiren, şifayı veren o değildir ama ateşiniz yükseldiğinde düşürmek için sabaha kadar başınızda bekleyen odur, korktuğunuzda kanatlarına sığındığınız, sizi temizleyen, saçlarınızı tarayan, tırnaklarınızı kesen, sizi giydiren, bağcıklarınızı bağlayan, dışarda minik ellerinizi sımsıkı tutan annenizdir. Anneniz sizi bir bitki gibi özenle, sevgiyle, şefkatle yetiştirir. Gözlerinden sakınır, en ufak bir zarar gelmesini dahi istemez. İster cahil olsun, ister bilinçli, ister yoksul ister varlıklı her anne kendi gücü yettiği, aklı erdiğince yavrusunun en iyi şartlarda, en güzel şekilde yetişmesini, kendi sahip olduğu imkanların kat be kat üzerinde bir hayat yaşamasını tüm kalbiyle ister ve bunun için var gücüyle mücadele eder. Çoğunlukla en iyi eğitimi almanızı, en güzel işlerde çalışmanızı, dürüst, ahlaklı, sevecen olmanızı, güzel arkadaşlıklar kurmanızı, topluma ve çevrenize faydalı olmanızı, güzel beraberlikler yaşamanızı, güzel çocuklara sahip olmanızı ister. Sizin başarılarınızla gurur duyar, unutmayın bir başarı kazandığınızda en içten alkışı ondan alırsınız. Bir anne, yavrusunun hayatı söz konusu olunca kendininkinden vazgeçer. Dediğim gibi o aslında bir türlü ondan ayrı olmanıza alışamaz, ana rahminden çıktığınızdan bu yana tam olarak güvende olduğunuza ikna olmaz, gözünün önünde olmadığınız sürece içi rahat etmez. Biraz gecikince telefona sarılır, sabırla yolunuzu gözler. Derdinize ortak olur, sevincinizi onla paylaşmanızı ister, tıpkı ilk çığlıklarınızı ve gözyaşınızı olduğu gibi her feryadınızı duymak, her üzüntünüzü bilmek ister. Kendi yuvanızı kurduğunuzda dahi kenara çekilmez, çocuklarınıza göz kulak olur, desteğini her an hissedersiniz. Anneler her ne hata yaparsanız yapın size kapılarını kapamazlar, sabırla bir gün dönmenizi beklerler. Asla gurur yapmazlar, herşeyi ama herşeyi affederler. Anneniz sizi asla terk etmeyecek olan yegane sevgilidir. Bundandır ki “ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz” deyişi çok isabetlidir. Hayatınıza doğru ya da yanlış onlarca insan girer ve çıkar. Arkadaşlar gelir, gider ama tüm bunların sonunda anneniz hep sizinledir. Sizin tarafınızdadır, tüm dünya size karşı bile olsa, o, yine bomboş tribünlerdeki en ateşli taraftarınızdır. Her adımınıza tempo tutmaya, kalp atışlarınıza ortak olmaya bıkmadan usanmadan aşkla devam eder. Sizin asla kötülüğünüzü istemez, tehlikeleri sizden önce fark eder, siz uyurken nöbet tutar adeta, “farkında olmadan daldığınız kabuslardan sizi uyandırmaya çalışır.” Yeryüzünde hiçbir Allah’ın kulu sizi anneniz kadar sevemez, koruyamaz, iyiliğiniz için savaşamaz!.. Bunu er ya da geç her evlat anlar. Telefonda geçiştirdiğiniz, bazen çok fazla dırdır ettiğini, hayatınıza çok fazla müdahale ettiğini düşündüğünüz, sürekli aç olup olmadığınızı, üşüyüp üşümediğinizi, güvende ve mutlu olup olmadığınızı bilmek isteyen bu şefkat kahramanlarını bugün kırmayın. Bugün ona sarılıp başınızı omzuna koyun ve hiçkimsenin size öyle sarılamayacağına yeniden tanık olun. Bugün annenize tüm beyaz, bembeyaz çiçekler alın….