Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Dünden Bugüne Av Ve Yaban Hayvanlarımız

İbrahim Şahin

25 Mayıs 2010, 21:15

İbrahim Şahin

Şu anda nadiren gördüğümüz yakın gelecekte birçoğunu göremeyeceğimiz yaban hayvanları ve av hayvanlarının sürüler halinde yaşadığını şu an yaşayan büyüklerimiz ve bir nesil öncesi fazlası ile görmüştür.
Büyüklerimizin birçoğu ayıyı yakından görmüş ve tehlikeler atlatmıştır. Yetmişli yıllarda Yukarı Mahalle’den Kömmet Ali Lakabı ile anılan hemşerimiz, Balduvar’daki tarlasına erden vakti su sulamak için giderken İmam Hüseyin’in Çaltılı’daki yerinin bitişiğinde bulunan derede ayı ile karşılaşır. Üzerinde av tüfeği olduğu halde ateş etmez. Av tüfeği ile ateşlenen saçmanın ayıya işlemediği, bunun sonucu da ayının hırçınlaşarak kişiye saldıracağını eskiler benzer olaylarda tecrübe etmiştir.
 
Hemşerimiz ayının saldırısına uğramaktan kurtulmuş fakat korkmaktan kendini alamamıştır. Korkusunu sulama suyunu teslim aldığı Türbesekisi’nden Ali Şahin’e  şöyle belirtir: ‘’ Ali, ben  … derede bir ayı gördüm. Çok korktum. Ödüm patladı.  Ben öleceğim, şu silahı bizim çocuklara bir bulduruver.’’ dediğini duydum, şaşırdım. Babam, güneş doğduktan sonra:’’Bu adamın durumunu iyi görmedim bir bakıp geleyim’’ diye tarlasına bakmaya gider. Tarlaya vardığında ölüsü ile karşılaşır. Dönüşte babam: ‘’ Adamın öleceği içine doğmuş dedi.
 
Av hayvanlarından da başta cırık dediğimiz kuşun sepetlerle avlanmasını hemen hemen herkes yapmıştır. Kışın karın nerede ise ırmak çevresine kadar yağdığı mevsimlerde, su ile kar eritilir bir tarlanın açılması sağlanır veya güney yamaçlarda kar açılan yerlere,  karlı bölgede ağaç diplerine sepetler kurulurdu. Eskiler bir kişinin, bir günde yakaladığı kuşu yüzlü rakamlarla ifade eder. Yakalanan kuşların fazlasını kavurarak küplere bastıklarını anlatırlar.
 
Tavşan da dağlarımızda sürüler halinde bulunurdu. Aralıksız kış boyunca tavşan avlayan avcılarımız vardı.
 
Yetmişli yıllarda Naci Bey’in belirttiği ‘’Gelin Mezarının üst kesimlerinde bir yurtta Yukarı Mahalleden Golsuz Mahmut ile babam birlikte davar otlatırdı. Oğlak nöbetlerinde oğlakları ben, davarı Mahmut Abimiz otlatırdı. Sabahları davar otlamaya Kırkkuyu yönüne ( Kızılörü) giderdi. Her gün Mahmut Ağabeyimiz yarımşar saat aralıklarla bizleri çağırırdı: ‘’ Felan taşın başına bir tavşan bıraktım, gelin alın.’’ Her silah sesinde kulağımızı kabartırdık. Tavşan vurmadığı gün hiç olmamıştır diyebilirim. Aynı günde üç-beş tavşan vurduğu günler olmuştur. Yine o tarihlerde bir iledin ağacı dibinden bir çuval dolusu guzugöbeği topladığımı bilirim.
 
Yöremizin meşhur kuşların türkülere konu olan keklikleri de eskiler sürüler halinde görmüştür. Sabahın ilk saatlerinde nerede ise her taşta bir kekliğin öttüğünü duymuş olmak bir abartı değildir.
 
Nere gitti bütün bunlar? Ormanlarımızın hızla yok oluşu. Çok yakın tarihte Merkez Mahallesinin orman içinde olduğunu, Caminin, Köyodası’nın kerestelerinin cami yeri ve çevresinden kesildiğini söylemek orman alanlarının nasıl yok olduğunu belirtir.
 Küresel ısınma sonucu mevsimsel değişikler. Zirai ilaçların yaygınlaşması ile ekili arazilerde atılan ilaçları yeme sonucu av hayvanlarının büyük bir oranda ölümüne neden olmuştur.
 
Şu an gördüğümüz birçok av hayvanını görenler de yakın gelecekte çocuklarına, torunlarına anlatacak. ‘’ Ben şu canlı türünü gördüm.’’ ifadeleri ile.
 
İbrahim ŞAHİN – İstanbul 2007      

Bu haber 1100 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
ÇANAKKALE ZAFERİ17 Mart 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi