Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

AŞILMAZ DAĞLARIN SIRRI

İbrahim Şahin

25 Mayıs 2010, 21:23

İbrahim Şahin

Naci Bey, bir kişi olarak yazıları ile geçmişimize ışık tutmakta, geçmişimizi bilinmezlikten kurtararak yarınlarımıza ışık tutmaktadır. Kazancılı olarak şahsına ne kadar şükran duysak az gelir kanısındayım.
Naci Bey’in son yazısında yer alan günümüze nasıl gelindiğinin çarpıcı örneklerine basit eklemelerde bulunmayı uygun buldum. Yollarımızın günümüz öncesine girmeden önce dönem insanlarının özelliklerinden deyinerek yola çıkıldığında konuyu kavramak daha kolay olacak.
 
Geçimlerini tamamen doğanın çetin koşularında boğuşarak kazanan yöre insanımız, doğası kadar sert ve dirence sahiptir. Yöre insanımız için çevre sahil yerleşim birimleri; ‘’Ekmeğini taştan çıkaran adam deyimini kullanır.’’
 
Yakın geçmişimizde insanlar evlerinin yapımında kullandıkları keresteleri Koçaş ormanından atlarla getirir. Gidiş; 2.30- 3 saat, geliş, 2-2.30- saat. Yaya olarak yürümek bile yorucu. Dönem insanı iki öreğen dediğimiz 4m. uzunluğu, 50-60 çapı keresteyi ata yükler, bir tanesini kendi omzunda getirir. Yine o dönemde dağdan, tarladan at-eşekle yük taşıyan insanların boş yürümeleri ayıplanır, mutlaka omzunda taşıdığı bir yük olmalıdır.
 
Hacı Osman Ağa, İmarat’ta Dede Ahmet’e ( Ahmet ŞAHİN)  deste çektirmek ister. Deste çektireceği Dede Ahmet’e karşılığında ne vereceğini sorar. Dede Ahmet’in istediği;’’Akşam gelirken sırtımda bir deste getiririm.’’ Akşama kadar sırtında desteyi taşır. Akşama bir deste yüklenerek köye gelir. Ertesi gün desteyi sopa ile döver, çıkan buğday 12 kutu. Destenin ağırlığını siz tahmin edin.
 
İşte Naci Bey’in yazılarında belirttiği gelişmiş makinelerle aşılması hayal edilmeyen sarp kayalar yüksek dağlar bu güçte insanların bilek gücü ve azmi ile aşılmıştır.  
 
Atatürk, 9 Eylül’de düşmanı İzmir’de denize döktüğü zaman iki savaştan biri olan Kurtuluş savaşının bittiğini, zor olan ikinci savaşın ‘’Medeniyet Savaşı’nın başladığını söyler. Anadolu’da bir yandan demir yolu seferberliği, bir yandan kara yoları seferberliği başlatılır. Bu amaçla ‘’ Yol Vergisi’’ konur.
 
‘’Yol Vergisi: 1921’de kabul edildi. 18–60 yaş grubundaki erkeklerin, dört işçi gündeliği tutarında yol vergisi vermeleri ile ilgiliydi. Vermeyenlerin üç gün süre ile yol yapımında çalışmaları ile ilgili bir vergiydi. 1952 yılında kaldırıldı.’’ Bu yasa doğrultusunda ilçemizin çevre bağlantı yolları kazma kürekle kesintisiz yılar yılı çıkartılır. Yollar uzatılır, yollar genişletilir.
 
Çevre köylerimizden Gökçekent’ten Hüseyin Efendi (Aslan) yol vergisini ödeyebilecek güçtedir yalnız çalışma isteği daha ağır basar, çalışmaya katılır. Hoş sohbeti ile sürekli çalışanları eğlendirir, bir yandan da çalışmalarını gayretlendirir. Her gün bir metre daha fazla yol çıkarabilmek onun en büyük sevinci olur. Çalışma süresi biter. Çalışmayı bırakmaz. Kış aylarında olduğunu köyde bir işe yaramayacağını, çalışarak hayır işleyeceğini söyler.
 
Yıl 1933 Manavgat mevki. Sarp, çetin kayalarda diş dişe, tırnak tırnağa yoğun bir çalışma. Akşam olur. Hüseyin Efendi’nin yerinden oynattığı bir taş vardır. Bir türlü yerinden çıkartamaz. Var gücü ile taşa yüklenir. Taş çıkar, birden yuvarlanır. Taşla birlikte Hüseyin Efendi…  Sonuç; ölür. Yol çıkartılmaya devam edilir. Ne zamana kadar? O günleri bugünlere taşıyana kadar.
 
Bugüne kadar kaç Hüseyin Efendi canını yollara feda etti bilinmez, bilinen bugün yollarımız var. İsimlerini bile bilmediğimiz yol şehitlerimizin ruhları şad olsun.  Kaynak: Mehmet ÖZCAN
 
İbrahim ŞAHİN – İstanbul 2008     
i.sahin42@mynet.com

Bu haber 1153 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ANKET

2019 yılı AKP Adaylarından Kazancı Belediye Başkanı Kim Olsun




Tüm Anketler

10 ARALIK DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ KUTLANDI12 Aralık 2018

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz herhangi bir sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi