Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

DİM MAĞARASI ALANYA

İbrahimDemirtaş

14 Temmuz 2011, 22:00

İbrahimDemirtaş

                                  
                                  
 
                                
 
Dim Mağarası Yağmur sularının kireçtaşı kayalarını yarık ve çatlaklar boyunca eritmesiyle oluşmuş doğal mağaradır.
 
Son jeolojik zaman diliminde mağarayı şekillendiren yer altı suları  günümüzde daha derinlere yani Dim çayı seviyesine inmiştir.
 
Buna bağlı olarak mağara hacminin genişlemesi durmuş  fakat damlatış oluşmaları yer, yer devam etmektedir.
 
Yağmur suları havadaki ve toprak üstündeki karbondioksitin (CO2) bir kısmını içine alarak karbonik asit (H2CO) oluşur.
Karbonik asit sular kayaların yarık ve çatlakları boyunca sızarken kireç taşlarını eritir.
 
Bu kireçli sular mağara boşluğuna girdiğinde basıncın azalması ile birlikte karbondioksitin bir kısmı tekrar havaya geçer.
 
Bunun sonucu bir kısım kireç çözeltisi tortulanır. Bu sürecin binlerce yıl devam etmesiyle  mağara tavanından aşağıya doğru sarkıtlar, mağara tabanından yukarıya doğru dikitler oluşur.Bunlar zaman ilerledikçe büyür ve bazen de birleşerek sütunlar oluştururlar.
 
Dim mağarasının oluşum yaşı hakkında araştırma yapılmamıştır.Ancak yaşının Türkiye’deki diğer karstik mağaralarda olduğu gibi yaklaşık 1.000.000 yıl olabileceği tahmin edilmektedir.
 
Dim mağarası 360 m uzunluğunda 10-15 m genişliğinde ve yüksekliğindedir.
Deniz seviyesinden yüksekliği 232 m dir.
İçindeki damlataş  oluşumlarının zenginliği ve gölcükleri ile Avrupa’nın sayılı mağaralarından birisidir.
 
Dim mağarası eski çağlardan beri bilinmekte ve çevre halkı tarafından yüzyıllardır barınak ve ağıl olarak kullanılmış.
Mağara bilimcileri tarafından araştırılarak 1986 yılında ortaya çıkarılmıştır.
 
Dim mağarası yurdumuzda özel girişimcinin açtığı  ve işlettiği ilk mağara olması yönünden de önemlidir.
 
Mağtur A.Ş. bu mağarayı turizme kazandırmak amacı ile 1997 yılında Bakanlık onayı ile Orman Genel Müdürlüğünden kiralamıştır.
 
Dim mağarası 1990 yılında doğal sit alanı ilan edildiğinden dolayı mağara içinde ve dışında uygulanan inşaat ve aydınlatma projeleri için Kültür Bakanlığı Antalya kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulu’nun  onayını almıştır.
 
Mağaranın içi ve dışı inşaat işleri ve aydınlatma 1 yıl sürmüş 1998 yılı Eylül ayında ziyarete açılmıştır.
 
Buraya kadar olan bilgiler mağaranın girişindeki tanıtım panosundan alınan bilgilerdir.
 
***
 
Birazda benim gördüklerim ve edindiğim bilgilerle devam edelim.
Bir gün Alanya’ya yolunuz düşerse  Dim mağarasının adını duyarsınız veya bir levhadan okursunuz  gelmişken gidip bir gezeyim derseniz. Alanya dan 12 km sonra Dim Mağarasının  olduğu bölgeye varırsın araba için park yeri gösterirler ve 1 TL ödersiniz.
 
Sonuçta Turizme kazandırmak amacı ile Bakanlıktan kiralanmış 1 TL alınsın hoş karşıladık itiraz etmedik hizmete ve emeğe saygılıyız.
 
Yukarı Mağaraya doğru dik merdivenler çıkarken Dim Mağarası Tesislerinde 150 kişiye hizmet verebilecek Dim Cefa & Restaurant yanı sıra küçük büfe, Hediyelik eşya satılan yerleri geçtikten sonra Mağaraya 10 metre kala  biletçi büfesi ile karşılaşırsın şaşırmayın Kişi başı ücret 9.5 TL…
 
Dim Mağarası, Türkiye'nin en güzel mağaralarından biridir. Mağaranın içi sadece ışıklandırılmış onun dışında her şey doğal kapıdan giriyor 360 metre aşağı inip Sarkıt , Dikit, Sütun,Duvar  oluşumlarını küçük gölet ve su birikintilerini, doğa oluşumu ve ilginç  çok süslü ve zengin görüntüleri sarkıtlar üzerinde hala damlayan damlaları sessiz ve hayretler içinde izlenir ve dönülür.
 
Alanya'ya 12 km yakında olması ve çevresinin piknik yerleri ve ormanlarla kaplı  olması nedeniyle ziyaretçi akınına uğramaktadır.
 
Mağara yıl boyunca ziyarete açıktır.
Damlataş oluşumları yer, yer devam etmektedir. Mağaranın yıl içinde sıcaklığı sabit olup, 18 C°dir.
Mağara içinde küçük havuzlar ve su birikintileri yanı sıra sonunda su yüzeyi geniş olan bir göl vardır.
Mağara şehir elektriği ile aydınlatılmakta olup, olası elektrik kesilmelerine karşı jeneratör takviyesi bulunmaktadır.
 
360 Metre derin ve uzaklıktaki yarı karanlık ve zemini ıslak bir Mağarada taş merdivenler, Demir merdivenler ve platformlardan inişli çıkışlı bir yol izleyerek gezilebiliyor.
 
Birilerinin ayağı kaysa veya başına bir iş gelse kimsenin haberi olmaz.Normalde bu durumda içeri giren ziyaretçilere kart verilip dönüşte alınıp döndüğünü tespit edilmesi gerekir.
 
Sonuç olarak mağara güzel gezilmeye, görülmeye değer ben gördüklerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım.
Yalnız!
Doğal bir Mağarayı 9.5 TL ücret ödeyerek gezilmesini doğru bulmadım ve  fazla olduğunu düşündüm.
Tabiî ki  Ücret olsun…
Olmasın demiyoruz…
Bence bu kadarı da fazla.
Ya sizce?
Sizce fazla değilse?
Yolunuz Alanya ya düşerse gidip gezin ve görün derim.
 
İşletmeci Bakanlıktan kiralamış etrafına park yeri işyerleri Restauran ve Cafe açmasına ve işletmesine de izin verilmiş bu durumda mağaraya giriş ücreti fazla diye düşünüyorum.
 
Turizme kazandırmak için kiralayan işletmeciye diyecek bir sözümüz yok. Zaten Turizme kazandırmak için girişimde bulunmuş ve bir Mağaranın işletmeciliğini yapan ve işletmeye açılan ilk Mağara unvanı bile alınmış...
Turizme kazandırmak ve hizmet etmek ve de para kazanmak böyleyse?
 
Ben 4 nüfuslu bir Aileyim.
Alanya da aynı hafta içinde 4 kişi  50 dk mağarada gezdim.39 TL ücret ödedim.
140 kişilik bir tekneyle yine 4 kişi tam  gün tura katıldım ve 60 TL ödedim.
Bu ücretin içinde yemek,çay veya soğuk içecekler, ve meyve saati,Müzik eğlence,Animasyon gösterileri gibi hizmet aldım.
 
Teknede en az 10 kişi çalışıyor.
Bu turdaki müşterilerin nerdeyse tamamı turist bir ben yabancıyım bunlarda  Turizme hizmet ediyorlar ve para kazanıyorlar.
 
Ben aldığım hizmet ve ödediğim ücretlere baktığım zaman Dim mağarası gezisinden sonra şaşırıyorum.
Tekne gezisinden sonra  aldığım hizmetten ve memnuniyetten sonra tekne çalışanlarına az veya çok ayıptır söylemesi bahşiş bırakıyorum.
 
Kimin turizme hizmet ettiğine karar vermek zor.
Bu ülkenin doğa güzelliklerini ve tarihi yerlerini görmek tanımak ve bilmek bizim hakkımız.
Yalnız?
Bu hakkımızı kullanıp kullanmamak bizim elimizde.
Bu durumda iki seçenek var.
1- Ya gidip gezmeyeceğiz hakkımızdan vazgeçeceğiz…
2- Yada iyi ki 15 TL yapmamışlar Allah razı olsun buna da şükür diye şükrederek yine hakkımızı kullanacağız.
Ya sizce?
 
                                   İbrahim demirtaş 14.07.2011 Mersin

Bu haber 1595 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
19 MAYIS 1919 KURTULUŞA İLK ADIM18 Mayıs 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi