Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Vekilimiz Şikayetçi Oldu..!!!

Naci Sözen

17 Ağustos 2012, 02:54

Naci Sözen

KAÇIRILAN  VEKİLİMİZ   KENDİSİNİ KAÇIRANLARDAN   ŞİKAYETÇİ  OLDU..!!!!

 

Haber bültenlerinde ilk sırada  yer aldığı üzere, bölücü örgüt PKK teröristleri tarafından, Tunceli-Ovacık karayolunda  kaçırılan ve 48 saatlik misafirlikten sonra serbest bırakılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin AYGÜN, savcılıkta ayrıntılı bilgiler verdi ve kendisini kaçıranlardan şikayetçi oldu. Seçim bölgesinde siyasi çalışmalar yaptığı sırada yolu iki terörist tarafından kesilen ve araçtan indirilerek ormanlık ve dağlık alana götürülen vekilimizin, kendisini kaçıranlara direndiği, kafasına sıkmalarını bile söylediği, yanında bulunan gazeteci ve danışmanının serbest bırakılması şartıyla teröristlerle gitmeyi kabul ettiği, yanındakilerin sözleriyle  ekranlarda yayınlandı.

 

TBMM üyesi bir vekilin PKK tarafından kaçırılmış olması gündeme bomba gibi düştü. Siyasi Partiler, Sivil Toplum Kuruluşları, Gazeteciler ve köşe yazarları, barolar, akil adamlar dahil yurtiçi-yurt dışı tüm kesimler ve kişiler bu kaçırma eylemini kınadıklarını ve vekilin hemen serbest bırakılmasını istediklerini ilan ettiler. Vekilin can güvenliğini tehlikeye atmamak için tüm operasyonların durdurulduğu da ilan edildi. Bu kaçırma olayı duyulduğunda, AKP üyesi vekiller, olayın danışıklı dövüş olduğunu, kısa bir zaman sonra bırakılacağını, iddia ettiler. Ekranlarda konuşanlar, vekilimizin kişiliğini, geçmiş çalışmalarını, dünya görüşü ve barış yandaşlığını övmekte yarıştılar.

 

Kaçırılan vekilimiz 48 saat sonra, bir köy yakınında serbest bırakıldı. Ailesiyle buluşma anında çekilen resimler ilk görüntü olarak yayınlandı. Haberciler, vekile ulaşmaya çalışırken, kendisi bir haber kanalına telefonla bağlanarak ilk açıklamalarını yaptı. Bu açıklamaları dinledikçe ezberimiz bozulmaya başladı. Çünkü, vekilimizin anlatımına göre, teröristler kendilerine çok nazik davranmışlar, kendileriyle gelmelerini rica etmişler, onlarla geçirdiği 48 saatlik zamanda hiç bir nezaketsizlik göstermemişler, kendisinin ve partisinin Kürt Sorunu konusundaki çabalarını övmüşler, terör sorununun bitirilmesini, çatışmaların son bulmasını istediklerini söylemişler. Vekilimizin açıklamalarında, bu milletin çocukları olan PKK’lıların, içinde bulundukları şartlar ve savaş ortamından rahatsız oldukları, evlerine dönmeyi arzuladıkları, çözümün AB ülkelerinde de uygulanan Demokratik Özerlik kapsamında bir çözüm için kendisinden gayret bekledikleri  şeklindeki izlenimlerini de anlatıyordu. Bu açıklamalarında, Tunceli ismini kullanmak yerine ısrarla Dersim ismini kullanıyordu. Televizyoncunun sorusu üzerine, kaçırıldıktan sonra geçen süreyi “vadilerinde buz gibi suların aktığı Dersim dağlarında geçirdiğini, dersim dağlarını özlemiş olduğunu da anladığını” söyledi. Vekilimizin serbest bırakılma emrini Bahoz ERDAL isimli PKK yetkilisinin telefonla verdiğini de söyledi. Bu teröristin Suriye asıllı Feyman HÜSEYİN olduğu ve büyük kayıplar verdiğimiz tüm yurtiçi saldırıların emrini veren cani olduğu da gizlenmek isteniyordu.

 

  Sayın vekilimizin bu ilk açıklamaları, hemen  başını ağrıtmaya başladı. Açıklamalarıyla, PKK propagandası yapmış, en azından PKK propagandasına alet olmuştu. Partisi içinde bile tepkiler vardı. PKK teröristleri ne kadar da masum ve dağda bulunmaktan ve şiddet uygulamaktan, masum insanları katletmekten ne kadar da rahatsızlık duyuyorlarmış ve milletin haberi olmamış. Teröristler için bu masum ve mazlum tabloların çizilmeye çalışıldığı gün, Van ilinden Hatay iline kadar uzanan coğrafyada bir çok saldırının gerçekleştirildiği, Erzin ilçesinde kaymakamlık önüne bomba yüklü araç konduğu, lojmanlara roketle saldırıldığı, Van’da iki teröristin öldürüldüğü, bir çok askeri birlik ve karakola taciz ateşi açıldığı dikkatlerden kaçırılmak isteniyordu. Savcılık ifadesinden öğreniyoruz ki, Kandil Dağına götürülmek üzereyken gelen bir telefon talimatıyla serbest bırakılmıştı. Savcılık ifadesinden sonra ortaya çıkan çelişkileri aydınlatmak için, teröristlerden şahsı adına şikayetçi olmadığını, kamu adına şikayetçi olduğunu, söyleyerek ayrı bir çelişkiye de imza atmış oluyordu. Vekil AYGÜN’ün PKK tarafından yargılanmış olabileceği bile haberlerde yer aldı.

 

Tunceli CHP Milletvekili  Hüseyin AYGÜN’ün kaçırılması konusunda konuşan Milletvekili YENİÇERİ, “Aygün’ün görüşlerinin PKK ile örtüştüğünü, BDP’li vekiller haricinde olmak üzere, TBMM üyeleri arasından kaçırılacak en son vekilin AYGÜN olabileceğini” söyledi. Gazetelerde tekrarlandığı üzere, Hüseyin AYGÜN bazı görüşleriyle BDP milletvekillerinden daha Kürtçü, Atatürk ve İnönü düşmanı bir kişidir. Nitekim, geçmişte yaptığı açıklamalarda, “Dersim katliamlarını düzenleyenler Atatürk ile zamanın Başbakanı İsmet İNÖNÜ’dür. Dersim olayı soykırımdır. İnsanlık suçudur. Sorumlusu CHP’dir, İsmet İNÖNÜ’dür. Atatürk’ün de haberi vardır” şeklindeki yakışıksız sözlere imza atmıştır.

 

    Bu vekil kaçırma olayının, CHP isteğiyle meclisin toplanmaya çalıştığı günlere rastlamış olması da ayrı bir konudur. Ayrıca, PKK tarafından yapılan  olayla ilgili açıklamalarda “Hüseyin AYGÜN gözaltına alınmıştır. Gerekli idari ve hukuki işlemlerin tamamlanmasından sonra serbest bırakılacaktır” şeklinde ifadelerin yer almış olması da düşündürücüdür. Bu gündem yaratan olaylar yaşanırken, Van Milletvekili ÇELİK tarafından söylenen ve geri alınmayacağı da ilan edilen “bir kaç Mehmet şehit oldu diye meclis toplanmaz” sözü güme gitti. Bu haberleri okuduğumuz gazete sayfalarının bir köşesinde, 28 Şubat soruşturmasında tutuklanan ve hastanede ölen Konyalı Emekli Albay Mehmet HAŞİMOĞLU’nun cenaze töreni resimleri ve haberi de vardı. Albayın eşi Makbule Hanımın “ devlete sağ ve salim teslim ettik. Burnu bile kanamıyordu. Üzüntüden hasta oldu. Eşim Atatürk’ün askeri, şerefli bir Türk subayıydı. Tek suçu asker olmaktı. Bunu yapanlarla uğraşmak istiyorum fakat gücüm kalmadı. O’na bunu yapanları Allah’ıma havale ediyorum” dediği yazıyordu. Bu acı tablo ve sözler, Türk Milletini gelecekte bekleyen acıların habercisi gibiydi.  

 

Şemdinli çatışmaları sonrasında, Bölücü örgüt PKK tehdidinin geldiği nokta ile Türk Subayının maruz kaldığı muameleyi ve hazin sonucu aynı anda yaşayanlar, yaşananlar ve gelecekte yaşanacaklar konusunda umutsuzluğa düşmekte olduklarını izliyoruz. Ramazan ayının başından beri 30’a yakın (28 olması gerekir) şehit verdiğimiz halde, yetkililer tarafından “Ramazanı huzur içinde geçiriyoruz“ anlamında açıklamalar yapılması da ayrı bir üzüntü konusu olmuştur. Bu sürecin başında verdiğimiz 8 şehidin cenazesinde, Sayın Genkur. Başkanımızın gözyaşı dökerken çekilmiş resimleri hafızalardadır. Sınırlarımızda, dağlarımızda, yollarımızda ve hatta köylerimizde isyan etmiş hainler dolaşırken ve  Milletimize ve Devletimize çevrilmiş silahları dururken, huzur ve güvenden bahsedemeyiz. Tüm şehitlerimize sonsuz rahmetler, aile fertlerine sabırlar,  gazilerimize de uzun ömürler dileriz. 

 

Yazan : Av. Naci SÖZEN, 17 Ağustos 2012,

 

 

Bu haber 977 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Kelimeler ve Şeyler12 Ocak 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi