Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Gidiyorsun-Ömer Yılmaz

Misafir Yazar

26 Mayıs 2010, 14:56

Misafir Yazar

Gün, kapıların ayrılığa aralandığı saatlerle geldi bugün. Havada, senliğe hasretliğin umutsuz ağırlığı hâkim. Acı, gidişine isyan eden yüreğimi dağlamakla meşgul. Senin yanımdalığınla bitsin istemediğim günleri, hiç gelmesin istediğim yanımdalığına hasret günlere bağlayacak bu günü yaşamamak için neler vermezdim ki? Ama gün, işte o gün.


Yakarışların çareye en uzak olduğu anlarda bulunduğum çok açık.

O her gün pencerenin önüne konup da göz göze geldiğimiz güvercinler bile anlamış olacaklar ki bugünün diğer günlerden çok farklı olduğunu; bugün uğramadılar bile. Bir yandan kalorifer, diğer yandan elektrik sobasının sıcağında yine de üşüyor bedenim. Saatlerin hızla akışı daha bir yaklaştırıyor beni sensiz zamanlara. Yalnızlığa sarılmaktan başka bir şey düşünemiyorum şu anda.


Yakarışların çareye en uzak olduğu anlarda bulunduğumun farkındayım.

Umudu bol birisi bilirdim oysa kendimi ben. Yarınlara kızmaktan başka ve ne getireceğini bilemediğim yarınların, çok da umut taşımayan karanlığına, kendimi teslim etmekten başka yol bulamıyorum. Kahretsin, bulamıyorum işte. Sıradan bir günde bile yanından ayrılırken “dur” demeni bekleyen bu yürek, yüzlerce, binlerce kere “dur” demelerime rağmen gidişinin hüznüyle paramparça. Özgürlüğünde uzaklara kanat çırpışınla ardında bıraktığın ben, gözyaşlarının da kendisini terk edişiyle şaşkın. Ellerimin ve ayaklarımın buz kesişine damarlarımdaki kan da uydu sanki.

Yakarışların çareye en uzak olduğu anlarda bulunduğuma inanmak istemiyorum.

 

Gidiyorsun.

Elvedâ diyemem sana zaten ama, uğurlamak için ellerimi kaldıracak güç bile yok kollarımda. Seni giderken görmeye dayanamam diye içimde seni bir kere daha görmek isteyen arzuya, göz kapaklarımın direnişi engel oluyor elimde olmadan. Çaresizliğin içine düşüşümün ağıtları çınlıyor kulaklarımda sağır edercesine, alabildiğine. “Gitme! ” diyeceğim yine de, diyeceğim de, “git..” çıkıyor ağzımdan ama sonunu getiremiyorum bir türlü hayret! Söyleyemiyorum ya da içimden haykırıyorum da aslında duyuramıyorum, duymuyorsun. Hıçkırıklarım, tek sığınağım.


Yakarışların çareye en uzak olduğu anlarda bulunduğumu biliyorum.


Her gelen gün, her geçen günden, daha çok seven seni yeniden ben; ölmekse ölmek bu, doğmaksa doğmak bu, sevmekse sevmek bu diyerek hazların en aşk açısını sende bulan ben; sevgi değil, aşk değil, tapmak belki benimki, şirkten uzağım ama, sana Tanrı kadar yakınım belki diye haykıran ben; bırak yüreğini, bırak gözlerini, sesine bile ömrünü vermeye hazır olan ben; söyle, söyle ne yapsın şimdi? Ben, ben değilim ki artık; ben senim. Sen seni alıp gittiğinde ben, ne yaparım sensiz?

Yakarışların çareye en uzak olduğu anlarda bulunmanın olmaz olası acı gerçeğiyle yüz yüze kaldığımı görüyorum.

 

Diliyorum mutlu olursun. Mutlu olduğunun haberini almak da yeter bana. Senin mutsuzluğunun, küçük depremlerin büyük depremleri tetiklemesi gibi seninkinden çok daha büyük mutsuzluklara sebep olacağı bir yürek bıraktığını bil ama. Hadi git artık, dayanamıyorum, git hadi, durma. Gözümden akan yaşları bari bırak bana da git. Canım benim, kurban olurum ben sana, durma hadi, git.

Yakarışların çareye en uzak olduğu anlarda bulunmanın yangınına, senin içinse, gönüllü atarım kendimi ben, gönüllü yanarım

 
Ömer Yılmaz- (Ögretmen) Ankara

Bu haber 1020 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Çavuşname-Şiir06 Haziran 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi