Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Geçmiş Zamandaki Kazancı

İbrahim Türker

26 Mayıs 2010, 14:59

İbrahim Türker

Sosyal yaşamın ve dolayısıyla insanlar arasındaki iletişimin gelişmesi olgusu ZAMAN faktörü ile doğrudan ilgilidir. Bu kavram ışığında tanığı olduğum en büyük realite, özellikle köyümün ve insanının büyük değişim göstermiş olmasıdır.

Ben bugün 80 yaşına basmak üzere olan bir Kazancı’lıyım. Köyümde sürekli olarak ancak 14 yıl yaşadım. 1942 yılında bir üst öğrenim görme şansını İlkokul öğretmenimiz Sami Öztaş sayesinde tesadüfen yakalayabildik. Yakalayabildik diyorum zira o tarihlerde köyümüzde İlkokuldan sonra bir üst öğrenim yapan hiç kimse yoktu. Yapmak isteyen olsa bile, böyle bir arzuyu karşılayabilecek eğitim kurumu ilçemizde yoktu. Bu nedenle üç Kazancılı çocuğun Köy Enstitüsüne gitmesi köyümüz yönünden bir kazanç sayılır.

Bizim çocukluk yıllarının geçtiği otuzlu yılları genç nesle kısaca anlatırsam nereden nerelere geldiğimizi anlayabileceklerini düşünüyorum.

Şöyleki:Akarsuyu oldukça bol olan köyün, içine ve evlere kadar ulaşan suyu yoktu. Yaşam için gerekli olan su, derelerden sırtlarda taşınırdı. Çamaşırlar giysilik denilen derme çatma bir yerde yıkanırdı. Köyün hayvanları derelerden sulanırdı. Elektrik yoktu. Evlerin çoğunun üstü çatı değil, damdı. Şimdilerde her evin üstü çatı ile örtülü değil ama en azından bu yönde bir gelişme var. Alış veriş yapmak için bir dükkân yoktu. Televizyon ve radyo yoktu.

Hastalık durumlarında ilçeye hastayı götürmek büyük bir sorundu. Çünkü ulaşım, ancak yaya olarak Göksu nehrini geçmekle olası idi. O nedenle eski nesil köylümüz doktor bilmezdi.

Yine bizim çocukluğumuzda, sulak ve verimli arazilerin birçoğu ağaların tasarrufunda idi. Ağalar, ilçe merkezinde ikamet eder, mahsul zamanı atları ile Alaköprüden dolaşarak köye gelirler ve ürünlerini özel depolarına koyduktan sonra tekrar dönerlerdi. Köylünün birçoğu bu ağaların emrinde çalışırdı.

Ne diyor büyük şairimiz F.H.Dağlarca:

Köy dediğin ne,

Namık Kemalin mahzun dediği,

Mustafa Kemal’in bayrak açtığı dağ başı

Ağrıdığı yer hepimizin, insanoğluna karşı

Kurdun kuşun yediği.

Belki kurt kuş yemiyordu ama Y.Kadri’nin dediği gibi “unutulmuştu köyümüz”. Köylerimizin unutulması Osmanlı dönemine özgü bir realitedir. Köyümüzün ve ilçemizin çevre kasabalara dahi bir ulaşım yoluna kavuşması, Cumhuriyet döneminin bir eseridir. Ülkemizde köy ve köylü gerçeğine eğilip, “Yurdun efendisi köylüdür” diyen ve bu uğurda birçok atılım yapan Köy Enstitülerinin fikir babası olan ATATÜRK’TÜR.
 
Bu nedenle diyorum ki:

Güzel köyümüz Kazancı daha modern olsun, yüksek öğrenim yapan gençlerimiz çoğalsın ve hak ettiği seviyeye ulaşsın.”

Av. İbrahim Türker -İzmir, 2007

Bu haber 1187 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Kelimeler ve Şeyler12 Ocak 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi