Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

KORE SAVAŞI VE UNUTULAN KAHRAMANLAR ANISINA..

Naci Sözen

28 Temmuz 2013, 12:46

Naci Sözen

 KORE  SAVAŞI  VE  UNUTULAN  KAHRAMANLAR  ANISINA..  

 

 

            Kore Savaşı, Türk Askeri’nin “cesaret, fedakarlık ve kahramanlık  destanı yazdığı şahlı zaferlerinden sadece biridir. Türk Tugayı’nın kahramanca savaştığı çatışmalar, Kunuri, Kumyangiyang, Seul ve Vegas  muharebeleridir. Özellikle, 25 Kasım 1950 günü, Türk Askerinin uyguladığı bir yarma harekatıyla, Mançurya (Kuzey Çin) güçlerince kuşatılmış  olan BM (ABD 8. Ordusu)  kuvvetlerinin imha edilmekten kurtarılması olayını ABD makamları hiç  unutmamış ve eğitim birliklerinin koridorlarına “bir askerin, cesaret, fedakarlık ve kahramanlık konusunda ulaşabileceği en yüksek seviyeyi, Türk Askeri, Kore Savaşında tüm dünyaya göstermiştir “ yazan tablolar asmışlardır.  ABD Kongresi, Türk Tugayına “ Mümtaz Birlik Madalyası”, BM ise  cesaret ve barış madalyası” vermiş,   Güney Kore hükümeti, savaş alanlarının en yüksek tepesine “Türk Zafer Anıtı” dikmiştir. Madalyalar, Tugay Sancağı’na ve askerlerimizin göğsüne ABD’li komutan tarafında törenle takılmıştır. Türkiye Cumhurbaşkanlığı ise, birliğimizi  Cumhurbaşkanlığı Birlik Nişanı” ile taltif etmiştir.

            Kore Savaşı, 25 Haziran 1950 sabahı, Kuzey Kore kuvvetlerinin, Güney Kore topraklarına saldırmasıyla başladı. Çin (Kuzey Çin-Mançurya) ve  Sovyetler Birliği Kuzey Kore yanında yer aldı.  İkinci Dünya Savaşı sonrası, savaşları önlemek ve dünya barışını sağlamak için  büyük umutlarla kurulmuş olan Birleşmiş Milletler  (BM) için bir imtihan ve fırsat doğmuştu. BM’in saldırıyı durdurmak ve barışı tekrar tesis etmek için yaptığı çağrıları ve girişimleri dikkate almayan   Kuzey Kore, Seul kentini işgal etti. Duruma müdahale etme kararı alan BM, üye devletlere çağrı yaparak tahsis edilen askeri birliklerden bir BM Kuvveti oluşturulacağını ve Güney Kore yanında savaşa iştirak edilerek barışın tekrar sağlanacağını bildirdi. Bu çağrıya Türkiye dahil 16 ülke olumlu cevap verdi.  Teşkil edilen bu BM Kuvveti Başkomutanlığına 24 Temmuz 1950 günü alınan kararla, ABD’li General Dougles Mc ARTHUR  getirildi.

            BM’in  bu çağrısı, TBMM tarafından 30 Haziran 1950 tarihli oturumda kabul edildi. 25 Temmuz 1950 günü alınan başka bir kararla da bir Tugay ve bir Alay görevlendirildi. Kore Tugayı Komutanı olarak Tuğgeneral Tahsin YAZICI atandı. Türk Tugayı, 8. ABD Ordusu ile birlikte hareket edecekti. Ankara’da toplanan birlik İskenderun şehrine intikal etti. Bu şehrin limanından, Ekim 1950 ayı içinde hareket eden ABD savaş gemileriyle yola çıkan ilk birliğimiz, 21 günlük bir deniz yolculuğundan sonra Güney Kore’nin Pusan limanına ulaştı. Türk Tugayına Kuzey/Kutup  Yıldızı (North Star) kod  adı verildi.

Kore Savaşı, 27 Temmuz 1953 günü, ABD’nin önerilerinin karşı taraflarca kabul edilmesiyle sona ermiştir. Kore Savaşı için her yılın 27 Temmuz günü kutlama ve şehitleri anma törenleri yapılmaktadır. Ankara’da yapılan anma törenleri, Tren Garı yakınlarındaki Kore Şehitleri Anıtı çevresinde, Güney Kore’nin Ankara Büyükelçiliği koordinesinde gerçekleştirilir. Törenlere en kalabalık olarak katılan taraf, her zaman ABD  olmuştur. Şehitlik Anıtı gövdesinde aziz şehitlerimizin isimleri  yazılıdır. Yıllar önce, Genkur. Bşk.lığı tarafından yayınlanmış olan ve Kore şehitlerimizin isimleri, rütbeleri ve görevleri, doğum yeri ve tarihleri, şehit oldukları tarih ve çatışma yerleri dahil, ayrıntılı bilgileri kapsayan bir kitap elime geçmişti. Kitabı inceledikten sonra, ilk tespitimin,  şehitlerimizin, genellikle fakir ve kısal alanda yaşayan köy gençlerinden olduğunu belirtmeliyim.

 Türk Tugayı, Kore Savaşından, 721 şehit, 2147 yaralı, 346 hasta, 234 esir, ve 175 kayıpla dönmüştür. Şehitlerimizin 462’si Seul yakınlarındaki Pusan şehitliğinde yatmaktadır. Bu yıl, Kore Savaşının 60. yıl dönümü nedeniyle Güney Kore’de yapılacak olan törenlere, bu ülkenin cumhurbaşkanı tarafından davet edilen ve Balıkesir’de yaşamakta olan 82 yaşındaki Kore Gazisi İbrahim DEMİREL’in yaptığı açıklamada “savaştığı topraklara 60 yıl sonra tekrar gideceği ve şehitlerin mezarlarını ziyaret edip dua okuyacağı için çok heyecanlı ve mutlu olduğunu” söylediğini haberlerden öğrendik. Tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi  rahmet, saygı ve minnetle anıyoruz. Bu gazimize hayırlı yolculuklar ve  hayatta olan tüm gazilerimize uzun ömürler diliyoruz. Türk Askerinin, Kore Savaşında gösterdiği kahramanlık ve cesaret, kazandığı zaferler, BM bünyesinde ve batı dünyasında büyük bir saygınlık ve memnuniyet yaratmış, Türkiye’nin sadık ve güvenilir bir BM üyesi olduğu kanaatini uyandırmıştır. ABD ve Avrupa ülkeleri tarafından, Sovyetler ve doğu bloğuna karşı kurulmuş olan NATO bünyesine, önceleri kabul edilmeyen Türkiye, bu savaştan sonra NATO üyeliğine kabul edilmiştir.

 

Kore Savaşı ile ilgimiz şehitlerin yer aldığı kitabı  incelemekle başladı ve Ankara Şehitler Anıtı önünde yapılan resmi anma törenlerine katılmakla devam etti. Nihayet, savaşın bitişinin 40. yılı olan 1993 baharında, Güney Kore Ankara Büyükelçiliği tarafından resmi kurumlara ve basına yayınlanan bir yazıyla “ Bir Kore Gazisinin  Hikayesi  konulun bir yarışma planlandığı, yaşayan gazilerin, savaş anılarını konu alan hikayelerin katılabileceği, derece alanlara ödül verileceği duyuruldu. Bu yarışmaya katılmaya karar verdim ve  bayram izni nedeniyle gelmiş olduğum memleketim Kazancıda, komşumuz ve akrabamız olan Koreli Hüseyin (ÜNLÜ)’in askerliğe başladığı günden, köyüne döndüğü güne kadar olan hikayesini teyp kasetine kaydettim. Bu kasetleri dinleyerek “Kore’ye Gönüllü Bir Kazancılı” isimli bir metin hazırlayıp elçiliğe elden teslim ettim. Bir zaman sonra elçiliği aradığımda, Sivaslı bir gazinin hikayesinin birinci seçildiği ve ödüllendirildiğini, sadece birincinin seçimi yapıldığını öğrendim. Belli ki, Korelilerde yasak savma kabilinden bir yarışma düzenlemişlerdi. Bu enteresan bilgilerin bulunduğun hikayeyi yayınladık. Hikayenin karhamın Koreli Hüseyin ÜNLÜ, halen Kazancı kasabasında yaşamaktadır.

Kore Gazisi “Koreli Bahri” ismiyle anılan kahramanı, yıllar önce Taşeli yöresinin tarihi ve kültürel mesire yeri olan Zeyve Pazarında bir kahvehanede  tanıdım. Kendisi, Kuniri çatışmasına katılmış, çok sayıda arkadaşını şehit vermiş, takım komutanı da yaralanmış ve cephe gerisine sırtında taşımıştı. Komutanının isminin Üsteğmen Doğan BEYAZIT olduğunu ve savaş sonrası ismini hiç duymadığını söyledi. Ankaraya dönüşte araştırma yaptım ve Korgeneral Doğan BEYAZIT’ın Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı yapmakta olduğunu öğrendim ve adresini, Gazi Bahri’ye bildirdim. Bir yıl sonra kendisiyle görüştüğümde, komutanına mektup yazıp kendisini tanıttığını, komutanının cevap yazarak sonsuz memnuniyetini bildirip Kıbrıs’a davet ettiğini, fakat, maddi sorunlardan gidemediğini söylemişti.

Anamurlu (Güneyli) Kore Gazisi Halil Efendiyle tanışmam da bir yaz mevsiminde Orta Toroslar yolculuğuna rastladı. Çatışmaların içinde kalmış, yaralanmış, ABD ordusunun Çin askerlerinin çemberinden kurtarılması görevinde, kendilerinin de çember içine alınmak istendiğini gördüklerinde, kurşunları bittiği için, komutanları Tahsin YAZICI’nın “ düşmanı yarıp çıkacağız, süngü tak, hücuuum” komutunu verdiğini anlatırken o anları yeniden yaşıyor gibiydi. Düşmanın görüş ve atış hattı gerisine süratle çekilirken, çalılık ve taşlık bir yakanın yüzünde, iasbet alan arkadaşlarının “ah.., anam, Allah, yandım..” gibi feryatlarla yerlere düştüklerini, bazılarının dik yamaçta yuvarlandığını, onlara yardım etmelerinin mümkün olmadığını, bir dere yatağına vardıklarında, birliğin yarısının vurulmuş olduğunu gördüklerini ve onlara bakamadan, yardım edemeden oradan uzaklaştıklarını ağlayarak anlatıyordu. Belli ki, bu sahneleri yıllardan beri hem anlatıyor, hem ağlıyordu. Gazimizin savaş hikayesini daha ayrıntılı bir şekilde konuşmak için ayrılmıştık. Geçen yıllar içinde yeniden karşılaşmak mümkün olmadı.

Kazancı kasabasının eğitim ve meslek öncülerinden Astsubay Mustafa CANAN (CAN)’da Kore Gazisi bir kahramandı. Kendisi, zamanın zor şartlarına rağmen Kayseri Askeri okula gitmiş ve astsubay çavuş olarak 1946 yılında orduya katılmıştı. Kendisiyle uzun yıllar önce görüşmüş ve anılarından bir bölümünü dinlemiştim. Kore dönüşü muhtelif birliklerde görev yapmış ve İstanbul’a yerleşmişti. Son yıllarda hasta yatağında telefonlarımıza cevap vermiş ve anılarını tekrarlamıştı. Kore Gazisi Emekli Kıdemli Başçavuş Mustafa CANAN, 11.01.2013 günü Üsküdar’daki evinde vefat etmiştir.

Kore Savaşı, Türk Askerinin tüm dünyada hayranlık uyandıran, savaş dehası,  cesaret, fedakarlık ve kahramanlık destanının ayrıntıları ve özellikleri, cesaretin derinliği, fedakarlığın derecesi konularındaki bilgilerim,  Kore Gazisi Emekli Kurmay Albay Bahtiyar YALTA’yı  tanıyınca, genişledi,  bilinenden çok daha farklı bir savaşın yaşanmış olduğu kanaatini uyandırdı. Halen Ankara/ Ümitköy semtinde yaşamakta olan 1925 doğumlu Kore Gazisi Bahtiyar Bey, 1948 yılında Kara Harp Okulunu bitirerek teğmen rütbesiyle orduya katılmış ve sonrasında Kore Savaşına tertip edilmiş, savaşın en kritik yer ve safhalarında görev almış, kararlara katılmış, sonrasındaki gelişmeleri de yaşamıştır. Yazmış olduğu kitapta savaşı tüm ayrıntılarıyla anlatmıştır. Teğmen Bahtiyar ve birlikler ABD gemileriyle denize açılmışlar ve yolculukları 22 gün sürecektir. Gemide nazari eğitim yapılıyor, fakat atış eğitimi yapılamıyor. Birliğin komutanı, gemi kaptanına çıkarak silahla atış talimi yapmak istediklerini söyler. Gemi kaptanı şaşkınlık içinde gülümser ve atışın mümkün olmadığını söyler.

Türk Birliği Komutanı, atış eğitimi için çareler düşünürken, biri, ABD personelinin yedikleri konserve kutularını istemeleri ve denize atarak kutuları nişan alıp atış yapmalarını teklif eder. Hemen gemi komutanına gidilir ve tüm boşalan  konserve kutularının kendilerine verilmesini ister. Bu kutuları denize atarlar ve tüfekleriyle önceden atışa hazırlanan erler denizde sallanmakta olan kutulara atış yapmaya başlarlar. İlk zamanlarda, gemi hareketli, kutular da denizde sallanmakta olduğunda isabet kaydedemezler, fakat bir müddet sonra hedefler vurulmaya başlar. Yolculuk sonuna kadar bu atış eğitimi devam eder.

Gazi Albay Bahtiyar Beyin kitabından ve anlatımından öğrendiklerimize göre Türk askeri sıradan ve bilinen tarzda bir savaş yapmamıştır. Bilindiği üzere, Türk Tugayı, ABD 8. Ordusunun ihtiyat kuvveti ( yedeği) olarak görevlendirilmişti. Kuzey Kore ordularını yenen General Mc ARTHUR, tüm Kuzey Kore’yi işgal ederek büyük bir şöhrete kavuşmayı istemektedir. Ordusunun 38. Paraleli geçip, kuzeye kadar işgal etmesi için harekete geçirir. Güney Kore ordusunun dağılmış olduğu hesaba katmamıştır. ABD ordusu Vaugon boğazını geçerek Rus-Çin sınırlarını da tanımadan ilerlemeye başlar. Bilmedikleri bir şey vardır. Mançurya (Kuzey Çİn) bu ihtimali dikkate alarak, 3 ordusunu bu bölgeye sevk etmiş ve yarım ay şeklinde konuşlandırmıştır.

Vaugon boğazını geçerek kuzey ovalarına açılan ABD ordusu, bir anda, sağ ve sol cephelerden  saldırıya  uğrar. İlerlemek istediklerinde karşılarından da saldırı başlar. Neden sonra tuzağa düştükleri, çembere alındıkları, bir çıkış yolu bulunmazsa imha olacakları anlaşılır. İşte bu noktada, Türk Tugayına, ABD ordusunun sağ ve sol cephelerinin korunması, düşmanın daire oluşturmasının önlenmesi, ABD birliklerinin geri çekilmeleri için zaman kazanılması ve koridor açılması görevi verilir. Türk askeri, düşmanın iki cephesinden saldırıya geçer. Çinliler, karşı saldırıya geçtiklerinde, Türkler  canları pahasına direnirler. Geri çekilme yoktur. Çinliler bu kararlı ve cesur birliklerin, ABD birliği olmayacağını anlarlar. Çinliler, çekirge gibi yerden yere, taşlara, çukurlara sıçramakta, daldan dala, tekrar ağaçlara kuşlar gibi uçmaktadırlar. İşte bu anda, askerlerimizin gemi yolculuğunda boş kutularla yaptığı atış eğitimi kendini gösterir. Çin askerleri hava vurulmaktadır. Askerlerimiz öyle bir savunma ve saldırı gerçekleştirmişler ki, bir taburumuz, Çinlilerin bir ordusunu 3 gün boyunca olduğu yerden kıpırdatmamıştır. Kurşunu biten askerlerimiz süngü takarak düşmanın silahlarına karşı hücuma geçmişlerdir. Düşman, silahlara karşı süngü hücumuna geçen askerin Türkler olduğunu çok sonradan öğrenebilmişler. Güneyli Gazi Halil Efendinin anlatımında geçen süngü tak, hücum komutunun bu anlar olduğunu anlıyoruz. Türk askeri, ABD ordusunu tamamen imha olmaktan kurtarmış, geri çekilmeleri için koridor açmış, zaman kazandırmış, fakat, kendisi inanılmaz derecede şehit vermiş, bazı mangalar son ere kadar çatışarak komple şehit düşmüştür. ABD ordusunu kuşatmadan kurtarma sürecinde, kendileri de çember içine düşmüşlerdir. İşte, ABD askerinin, uzun yıllar boyunca Türk askerini gördüğünde selama durmasının nedeni, bu kahramanların, cesaret ve fedakarlıklarıyla onları kurtarmış olmasıdır. Bu hayranlık, Türk subaylarının başına çuval geçirme olayına kadar sürmüştür.

Kore Şehitlerimizi rahmetle, saygı ve hürmetle anacağımız bu günde, yazımızı  son bir tespitle bitirelim. Kuşadası ilçesinde  Şehit Kaya ALDOĞAN Lisesi “ vardır. Kore Savaşı sırasında, bu ilçede Askerlik Şubesi başkanı olan Üsteğmen Kaya ALDOĞAN, Kore Savaşına tertip edilir. Kore’ye gider, fakat şehit olduğu için geri dönemez. Şehidin ismi bu  liseye verilir. Aradan yıllar geçtikten sonra, Kuşadası Belediyesi, şehidin bir büstünü yaptırır ve  törenle okulun bahçesine yerleştirirler. Törene ilçe kaymakamı ve diğer ilgililer katılır. Haberin ilginç tarafı, bu törene, okulun müdürü, yardımcıları ve öğretmenleri dahil hiçbir okul personeli katılmaz. Dolayısıyla öğrencilerden de katılım olmaz. İlçeye tatile giden bir yakınımızın törene katılanlardan dinleyerek bize aktardığı bu olay elbette çok çok üzücü. Şehidine, ne sebeple olursa olsun sahip çıkamayan eğitimciler, öğrencilerine vatan ve millet sevgisi konusunda ne verebilecekler, diye düşünmeden edemiyoruz.  Vatan, Millet, Bayrak ve Bağımsızlık için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle, bir kez daha  anıyoruz.

 

Yazan /Derleyen : Av. Naci SÖZEN, 27 Temmuz 2013, Alanya/TÜRKİYE

Bu haber 1334 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Çavuşname-Şiir06 Haziran 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi