Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Dünya Kadınlar Günü Anısına...

Naci Sözen

08 Mart 2014, 12:15

Naci Sözen

DÜNYA  KADINLAR  GÜNÜ  ANISINA …!!!!!

 

 

            Her yıl olduğu gibi, bu yılda, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”, ülkemizde ve  bir çok ülkede, muhtelif etkinliklerle kutlanıyor. Bu vesileyle, tüm kadınların, Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, kadına şiddetin ve şiddet ölümlerinin ortadan kalktığı,  acı ve gözyaşının az, mutluluk ve gülücüklerin çok olduğu, mutluluk dolu nice günlere erişmelerini diliyoruz. Kutlamalar nedeniyle yapılan toplantılar, gösteriler ve yayınlanan bildirilerde, özellikle, kadınların toplumdaki statüleri, sosyal ve ekonomik pozisyonları, kadın bedenlerinin bir mal olarak kullanılması ve rant malzemesi yapılması, çocuk gelinler, her gün yürekleri burkan kadın ölümleri, parayla satılan ve esir alınan kadınlar, kadınların hak ve özgürlükleri üzerinde durulmaktadır. Bu kutlamaları, toplumumuzda yaşayan her on kadından altısının şiddete maruz kaldığı, töre cinayetleri dediğimiz olaylarda bir çok genç kızın bizzat aileleri tarafından katledildiği, diri diri toprağa gömüldüğü, kadın ticaretinin ve seks pazarının  artmakta olduğu, sokaklarda kalan kadınlar için “sığınma evleri” açmak zorunda kalındığı, sosyal, siyasi ve ekonomik hayatta, kadının geri plana atılmaya çalışıldığı bir ortamda,  aile yakınları tarafından  katledilen ve cenazesine hiçbir yakınının sahip çıkmadığı genç bir kadının cenazesinin,  kadın dernekleri tarafından defnedilmesinden iki gün sonra kutlamaların yapıldığını, acı bir  gerçek olarak hatırlayacağız. Şiddete maruz kalan ve korunması için devlete müracat eden ve sığınan bir çok kadının,  katledilmesinin önlenemediği gerçeği bu günün en acı sayfası olacaktır.

 

Türk kadını, Cumhuriyetimizin kuruluşu ile ve erkelerle birlikte, padişahın kulu ve tebası olmaktan kurtulmuş, vatandaş, birey, hukuk ve hak sahibi, talep eden, sorgulayan bir varlık olmuştur. Kadınlarımızın eğitim, meslek sahibi olma, çalışma hürriyeti, sosyal ve siyasi hakları, medeni nikaha sahip olma gibi insani haklara sahip olması yönünden, bir çok medeni ülke kadınlarından daha şanslı olduğunu görürüz. Türk kadını, seçme ve seçilme hakkını 1930’lu yıllarda kavuşurken, medeni bildiğimiz İsviçre kadını bile bu hakları uzun yıllar sonrasında elde etmiştir.

Kadınlarımızın, günümüzde sahip oldukları statüyü değerlendirirken, bu günlere, kız çocukların diri şekilde toprağa gömüldüğü, kızların nüfustan sayılmadığı, bir kelimeyle boşanmış sayıldıkları, mirastan hak alamadıkları, şahitliklerinin kabul edilmediği, mal ve köle olarak pazarlarda alınıp satıldıkları, aile içlerinde konuşmaları, gülmeleri ve bir şey istemelerinin mümkün olmadığı, günlerden geçerek gelindiğini de unutmamalıyız. Günümüzde bile, dünyanın bir çok yerinde,  özellikle de müslüman ülkelerde, bu türden, çağ dışı şartlarda yaşamak zorunda olan  çok sayıda kadının varlığı da bir gerçekliktir. Karanlık örtüler altına alınmış ve beyinleri zindanlara hapsedilmiş olan bu kadınların kurtuluş çabaları desteklenmelidir. Ülkmizde bile, kendisini toplumun ilerisinde gören bazı sapık düşünceli kişilerin “ kız çocuğu, onbeşinde, ya kocaya, ya toprağa” diyebilecek kadar ilkelleştiklerine tanık olmaktayız.

 

Uluslararası Eğitim Merkezi’nde (Teksas/ABD) bulunduğum 1992 yılında, bir çok batılının,  Türk kadınının,  Arap ülkelerinin kadınları gibi olduğunu düşündüklerine tanık olmuştum. Eğitim ortamında, konuşmacı olduğumuz sırada, bana Türk kadının sahip olduğu  statüyü sormuşlar ve alacakları cevabı da bildiklerini düşünüyorlardı. Türk kadınının statüsünü anlatmaya, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin başbakanı bir bayandır. Adı Prof. Tansu ÇİLLER’dir. Bayan bakanları da vardır “ diyerek başlayınca salonda bir uğultu koptu. Aldıkları cevap, onların bekledikleri cevap olmamıştı. Bayan ÇİLLER’i  birkaç kişi hatırladı. Türk kadınının Medeni Kanuna göre nikaha sahip olduğunu, tek eşlilik, siyasi, sosyal ve çalışma haklarını elde etme dönemlerini, mühendislik, öğretmenlik, hekimlik, ziraat, ticaret, milletvekilliği, bakanlık dahil her iş ve meslek alanında görev aldıklarını örneklerle anlattım. Kadınların görev almadıkları makamlar olarak, uzun süre eleştirilen Valilik/Kaymakamlık konusunda gelişme olduğunu ve halen Muğla ili valisinin ilk kadın vali olarak görev yaptığını da anlattım. Takdim sonunda beni tebrik edenler oldu. Türkiye ve Türk kadını ile ilgili olarak öğrendikleri onlar için çok şaşırtıcı olmuştu.

 

Her yıl, Dünya kadınlar Günü kutlamalarında bir çok dilek ve temenni dile getirilir. Fakat, aynı günün akşamı şiddete maruz kalarak hayatını kaybeden kadınlar akşam haberlerinin konusu olur. Bu çelişkilerden ve acılı haberlerden  kurtulmayı diliyoruz. Kadının toplum hayatının her alanında, yönetime katılımı, meclislerde yer almaları, erkeklere göre oranların yükseltilmesi istenir. Kadın Milletvekili sayısı dikkate alındığında, batılı ülkelerin gerisinde olduğumuz açık olup, Arap ülkeleri ve üçüncü dünya ülkeleri ile kıyasladığımızda durum oldukça lehimize çıkar. Seçme-seçilme hakkını 1930’lu yıllarda kazanan Türk Kadını, gelinen bu noktada, olması gereken seviyenin oldukça gerisindedir. Gün geçtikçe, kadınların geri plana itilmekte, çalışmak ve  meslek edinmek yerine, evde oturmaları, çocuk yetiştirmeleri ve kocalarına hizmet etmeleri tavsiye edilmektedir. Ekonomik özgürlüğüne kavuşmamış bir kadın için hayat zor demektir. Bekar, dul ve çeşitli nedenlerle yalnız yaşayan bir kadın için, hayatın ne kadar zor olduğunun görüyoruz ve yaşayanlardan dinliyoruz. Mahalle baskısı, sosyal yaygın baskı, çevre ve komşu kuralları gibi sınırları ve sonuçları belli olmayan bir çok kısıtlayıcı ve zorlaştırıcı etki söz konusudur. Baro Başkanlıklarında faaliyet gösteren Kadın Hakları Çalışma Gurubu kayıtları, hukuksal ve yasal haklarını arama konusunda, kadınlarımızın nice sorunlar yaşadığını göstermektedir. Ankara Adliyesinin koridorlarında bir birine sarılmış vaziyette ve ürkek tavırlarla dolaşan kadınların “ kadın hakları odası neresi? “ şeklindeki sorularıyla sıkça karşılaşıyoruz.

Toplum hayatımızı düzenleyen hukuk kuralları ve kanunlarımız çağdaş dünya devletlerinin kanunlarından adapte edilerek  uzun yıllar önce yürürlüğe konmuş olmasına ve günümüze kadar çok kez değişiklikler yapılmış olmasına rağmen, bu kanunları tam olarak uygulayamamışız. Kanunların çıkarılması ve sayfalarda yazılı olması başka, gündelik hayatımızda uygulanması ve benimsenmesi başka şeylerdir. Yasal kurallar yanında bir de fiili olarak geçerliğini koruyan kurallar söz konusudur. Bu duruma sayısız örnek verebiliriz. Medeni Kanuna göre resmi nikah zorunlu olduğu halde, nikahsız ve çok eşli yaşam yaygın olarak sürmektedir. Mecliste bulunan bir çok milletvekilinin bile, nikahsız ve çok eşli yaşam sürdüğü konuşulmaktadır. Ankara çevresi köylerinde bile, kız çocuklarına hala mirastan pay verilmediğini bilen ve bu konuyla ilgili davaları takip etmiş bir kişi olarak, kırsal kesimlerde, köylerde ve ağalığın geçerli olduğu yörelerde, kadınların nice zorluklar içinde yaşamakta olduğunu  tahmin edebiliyorum. Kadınlarımızın sorunları, uzmanlar tarafından, Türkiye’de Kadın Olmak, Çalışan Kadının Sorunları,  Dul ve Yanlız Yaşayan Kadın Olmak, Çocuk Gelinler, Şiddet Kurbanı Kadınlar gibi başlıklar altında incelenmektedir.

 

 Kadınların statülerinin yükseltilmesi, hak ve menfaatlerinin korunması, yönetime katılımlarının artırılması, eğitim ve sağlık hizmetlerinden azami olarak faydalanmalarının sağlanması, kadın ticareti ve istismarının önlenmesi, şiddete dayalı yaralanma ve ölümlerin önüne geçilmesi dahil olmak üzere, kadının iyiliği, mutluluğu ve refahı gibi konularda yapılacak iyileştirmelerin, erkekler tarafında yapılması gerektiği de ayrı bir çelişki teşkil etmektedir.  Devlet korumasına alınan ve koruma isteyen bir çok kadının öldürüldüğünü  aklımızdan çıkarmayalım. Tüm kadınlara, mutlu, sağlıklı ve başarılı nice yıllar dileriz..

 

 Yazan: Av. Naci SÖZEN,   08 Mart 2014 / ANKARA

 

 

 

Bu haber 586 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Kelimeler ve Şeyler12 Ocak 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi