Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ERMENEKTEKİ ÇILGINLIK!-Hasan ŞİMŞEK

Misafir Yazar

07 Mart 2015, 21:15

Misafir Yazar

Rehabilitasyon merkezi Ak Partinin militan üssü mü?

28 Şubat 205 Cumartesi günü ocakta yaşamını yitiren madenci eşlerine teslim edilecek dairelerin tapu dağıtma töreni vardı. Törene Enerji Bakanımız  Sayın Taner Yıldız, Ulaştırma Bakanımız Sayın Lütfi Elvan ve madenci eşlerine daireleri sağlayan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu katıldıTören alanı olarak Ahmet Keleşoğlu Kültür Merkezi seçilmişti. Maden şehitlerinin eşleri tapu almak için buraya geldiler. Tapu dağıtma töreni olmadan önce aynı binada özürlüler için  “Umut Kafe “diye bir mekânı davullu, zurnalı, mehterli, coşkulu bir düğün havası içinde açılış töreni yaparlar. Töreni düzenleyenlerin ve törene katılmak için Ankara ve Karaman’dan gelenlerin keyfi yerindedir.  

 

Orada acılı aileler için de tören yapılacağı yerel yöneticilerin ve şakşakçılarının umurunda değil! Onlar için önemli olan yaptıkları şovlarla Ankara’dan gelen yüksek makamdaki konuklarını memnun etmek düşünce ve heyecanını yaşamaktır.   Madenci eşleri onlar için hiçtir, yok hükmündedir. Madenci yakınları böyle bir havada,  coşku ortamı içinde buruk bir sevinç, derin bir acı ile salona girerler. Herkes yerini alıp oturunca Sayın Taner Yıldız söz alıp konuşmaya başlar. Tam o sırada salonun arka kısmında sayıları bir hayli fazla olan bir grup “Türkiye sizinle gurur duyuyor! “ diye slogan atar. Ölen madenci eşlerinden Mehmet Tokat’ın eşi Zeynep Tokat, salonu bir miting alanı hâline getiren ve AK Partili olduğu söylenen gruba  (Ben bunları organize edilerek getirildiklerinden dolayı bindirilmiş kıtalar olarak adlandırıyorum.) susmalarını, slogan atmamalarını rica eder. Motivize edilmiş, şartlanmış grup amigolar eşliğinde Sayın Bakan konuşurken tempolarına devam ederler, kadının ricasını dikkate almazlar. İşte o anda- salonda sükûnetin ve sessizliğin bozulduğu sloganların atıldığı tempo içinde yiğit bir kadın tahammül edemez ve patlar “Neyle gurur duyuyorsunuz?” diye sorar.

Konuşmasına devam eden Sayın Yıldız nedense tempo tutanlara konuşmanızı kesin, yeter filan demez, ya diyemez.  Şartlanmış beyinleri susturmak şehit madencinin eşine düşer. Diğer bir madenci eşi Ayşe Gökçe ‘de “ Ne verdiniz de gurur duyuyorsunuz siz?” Diye tepkisini dile getirir. Sayın Lütfi Elvan’ın konuşması bitiminde alkışlar olunca ölen madenci İsmail Gürses’in eşi Havva Gürses de 7,5 aylık bebeğini gösterip “Bu çocuk babasız kaldı. Dünyayı verseniz hiçbir şey olmaz .” diyerek salonu terk eder.

Bu olayla ilgili olarak onlarca Ak Partili  Ermenekli ile konuştum, medyayı takip ettim. Şunu anladım: Ermenek’teki yöneticilerde bir akıl tutulması ya da Sayın Bakanın gelecek olması dolaysıyla bir zafer sarhoşluğu var. Acının, hüznün yaşandığı bir ortamda davullu zurnalı, mehterli törenin ne işi var? Bir yönetim bunu böyle organize ediyorsa aklını peynir ekmekle yemiş demektir.

Yöneticilerin  Umut Kafe açılış töreni ve coşkusu ile acılı ailelere tapu dağıtma törenini aynı gün ve saate getirip düğün dernek coşku havasında yapmak bizim insani ve ahlakî değerlerimize, geleneklerimize  ve inancımıza  ters bir eylem olduğu kadar aynı zamanda hayatını kaybeden  madenci eşlerine de saygısızlığın bir göstergesidir. Bu yapılmamalı idi. Diğer yandan en vahimi bu tempo tutan insanları kim topladı?  Kim organize etti? Kimler oraya taşıdı. Kimler salona soktu? Yetkili makamlar Ermeneklileri üzen bu olayın düzenleyicilerini bulup cezalandırmalarını düşünüyorlar mı?.

İşin en vahimi de gıdım gıdım telefonlarla öğrendiğim bilgilere göre. Ermenek Ali Rıza Alıçlı Rehabilitasyon Merkezi’nden organize edilip çeşitli AK Parti miting ve toplantılarına buradan insanlar toplanıp götürülüyormuş bilgisine ulaştık. Dehşet bir iddia orası dünyalar iyisi hayırsever bir hemşehrimiz olan Yaşar Alıçlı tarafından yaptırılıp özürlülerin hizmetine sunulan bir kurumdur. Orada kalanlar da çalışanlar da masum insanlar olarak bilinmesi düşünülür. Öyle olması gerekir. Herkes öyle sanır ama öyle olmadığı orada taşeron firma tarafından çalıştırılan işçileri ve özürlüleri bu tür siyasi olaylarda dolgu malzemesi olarak kullanıldığı iddiası var.

Tapu dağıtım töreninde tempo tutup slogan atan insanların Rehabilitasyon merkezinden geldiği bilgisi var. Bunların kimler olduğu video kayıtlarından tespit etmek çok kolaydır.  Önemli olan bu insanları tören salonuna kim getirdi? Niçin getirdi? Amaçları nelerdir? Bu slogan atan gençlere kimler yönlendirip şekillendirdi? Hesabı sorulmalıdır. Bindirilmiş kıtaları düzenleyip kültür merkezine taşıyanlar, rehabilitasyon merkezinin elemanlarını ve özürlüleri kullananların hiç vicadnalrı yok mu? Hiç empati yaptılar mı?  Yüce duygularla kurumu yaptıran Sayın Yaşar Alıçlı’nın yüzüne nasıl bakacaklar? Eylemi organize edenler Ermenek dışındaki akraba ve dostlarına ne mazeret üretip kendilerin nasıl savunacaklar, doğrusu merak konusuÖzürlülere hizmet veren bir kurumun bu hâle getirilmesinden sorumlu olanlar ve vesile olanlar mutlaka Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Ayşenur İslam tarafından müfettişler gönderilerek oradaki militan topluluğunu barındıranlar, organize edenler sorgulanmalıdır. Merak ediyorum Karaman Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü medyada geçen bu olaylar hakkında harekete geçti mi? Ne gibi bir işlem yapmayı düşünüyor? Şu günlerde milletvekili aday adayı olan insanlarımız bu konuda ne düşünüyor? Özürlü insanları kişisel ya da kurumsal amaçlarımız doğrultusunda kullanmamız mümkün mü?  

 

01.05.2005 tarihinde kabul edilen 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun   ( Mad. 3  )- h bendinde, rehabilitasyonu şöyle tanımlar: Rehabilitasyon, doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle oluşan özrü ortadan kaldırmak ve özürlülüğün etkilerini mümkün olan en az düzeye indirmek, özürlüye yeniden fiziksel zihinsel, psikolojik, ruhsal, sosyal, meslekî ve ekonomik yararlılık alanlarında başarabileceği en üst düzeyde yetenekler kazandırarak; evinde işinde ve  sosyal yaşamında kendine ve topluma yeterli olabilmesi ve özürlünün toplum ile bütünleşmesi , ayrımcılığa karşı tüm tedbirlerin alınması amacıyla verilen koruyucu, tıbbî, meslekî, eğitsel , rekreasyonal ve psiko-sosyal hizmetlerin bütünü” olarak geçer. Özürlüler ve özürlüler merkezinde çalışan elamanlardan medet umup, onları istedikleri doğrultuda kullanan, ikbal peşinde koşan zavallılara söyleyecek hiçbir söz bulamıyorum. Yetkilileri de göreve davet ediyorum.

05.03.2015 Hasan ŞİMŞEK

Bu haber 1291 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
GAZİLER GÜNÜ ANISINA19 Eylül 2017

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2017 Her hakkı Hasan Köksoy'a aittir. Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi