Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

TÜRK DİL BAYRAMI KUTLANIYOR

Naci Sözen

13 Mayıs 2017, 02:38

Naci Sözen

TÜRK DİL BAYRAMI KUTLANIYOR.. (TÜRKÇE DÜŞÜNELİM, TÜRKÇE KONUŞALIM.. TÜRKÇE YAZALIM….!!!) Ana dilimiz Türkçe’nin resmi devlet dili oluşunun 740. Yılı, 12-13-14 Mayıs 2017 tarihlerinde, Karamanoğulları Beyliği’nin kurulduğu yer olan Ermenek İlçesi, Balkusan köyünde yapılan törenler ve ünlü Ferman’ın okunmasıyla kutlanıyor. Türkçe konuşmak, Türkçe yazmak ve Türkçe düşünmek konularında çok daha titiz olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Karamanoğlu Mehmet Bey, 1277 yılında, Konya’da yayınladığı ünlü FERMAN ile aziz vatanımız Anadolu’da, ilk defa devletin resmi dili olarak Türkçe kabul ve ilan edilmişti. Bu fermanın ilan edilişi Türk Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır. Milletimize ve Türk Dünyasına hayırlı ve uğurlu olmasını diliyoruz. Bilindiği üzere, DİL bir milletin varlığı için ilk ve zorunlu unsur, milletin zengin kültürü için en önemli araçtır. Millet tanımı “ortak bir dili, kültürü, tarihi ve gelenekleri olan.. “ diye başlar. Dil ve kültür bir birinden ayrılmaz kavramlardır. Çünkü, dil ve kültür, bir toplumun temel unsuru, geleceği ve yaşam biçimi olup, milleti, diğer milletlerden ayıran, kişilik kazandıran varlıklardır. Çağdaş ve uluslar arası bir üne sahip olan bilim adamımız merhum Prof. Oktay SİNANOĞLU, dil ve millet kavramlarını anlatırken “ bir milleti yok etmeye, önce kültürünü yok etmekle başlanır, sonra dili ortadan kaldırılır, dil yok olunca, millet de yok olmuş demektir” diyordu. Anadolu’nun her yerinde yabancı dille eğitim yapan okullaer açılması ve diğer okullarımızda yabancı dilde eğitimin yaygınlaştırılması, önce kültürümüzü, sonrasında da dilimizi yok etmeye yönelik faaliyetler olmaktadır. Yabancı dil öğrenmekle, yabancı dilde eğitim yapılması, hedefleri yönünden çok farklı kavramlardır. Türkçenin, geniş bir coğrafyada ve büyük insan toplulukları tarafından kullanılan evrensel ve zengin bir dil niteliğinde olması değerlendirilmelidir. Günümüz dünyasında, yurt içi ve yurtdışında, Türk Milletinin dili, dini, tarihi, kültürü, hukuk sistemi, kısacası Türk’e ait ne varsa tenkit edilmekte ve horlanmaktadır. Bu yıkıcı faaliyetlerin asıl hedefi, Türk Milletini “Millet Olma/Milli Olma” şuurundan uzaklaştırmaktır. Anadolu Selçuklu Devleti ve Osmanlı İmparator dönemlerinde sarayın (devletin) dili, Türkçe yerine Arapça-Farsça olduğundan dilimizin gelişmesi çok yavaş seyretmiştir. Ulu Önder ATATÜRK, dil ve kültürün önemini bildiği için, 01 Kasım 1928 tarihinde Arapça-Farsça yerine Latin harflerine geçilmesini ve Türk Alfabesi’nin kabul edilmesini sağlamıştır. Türk Dil Kurumu’nun kurulması da dilimizin geliştirilmesini sağlamaya yöneliktir. Dilimizin yabancı dillerden alıntı kelimelerle doldurulması, aydınların, sanatçıların ve hatta devlet adamlarının yabancı kelimeleri ve cümleleri kullanmayı alışkanlık haline getirmeleri bilinen gerçeklerdir. Devlet büyüklerimizin dünden bugüne, konuşmalarında bazen yabancı kelimelerden oluşan cümleler, bazen de Türkçe ve yabancı kelimelerden oluşan cümleler kurduklarını biliyoruz. Örneğin, lansman, force ettik, transformasyon gerekli, yes be annem, okey, mersi, printer, show, star, motive etmek, bye, aksiyon, misyon, vizyon, deklere etmek, supermarket, cv, komünikasyon gibi. Bu uygulamaları incelediğimizde, Türkçe düşünüp İngilizce konuştuğumuz veya İngilizce düşünüp Türkçe konuştuğumuz ortaya çıkmaktadır. Antalya civarında bir lokantanın ismi “Şefin Restaurantı” şeklindeydi. Lokanta kelimesi İngilizce başlamış, son harfine gelinde Türkçe ekle tamamlanmıştı. Kısaltmaların ve özel isimlerin yazılışlarında yapılan hatalara sıklıkla rastlıyoruz. Dilimizi korumak ve geliştirmek için Türkçe düşünüp, Türkçe konuşmalıyız. Büyük şehirlerimizdeki sokaklarda, işyeri isimleri, ilan ve tabelaların, günlük konuşmalarımızdaki bir çok kelimenin yabancı kelime ve deyimler olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz. Büyük bir Alış Veriş Merkezi (AVM) isimleri, Galeria, Arcadium, Acity Outlet, Gros Market, Optimum, NATA Vega, Next Level, Mine Sera, Panorama, Kent Park, Armada, Real, Makro ve Gordion şeklindedir. Türkçe sandığımız, motor, elektrik, otomobil, ekonomi, politika, finans, bulvar, transfer, doktor, grup, panel, kanal, radyo, vizyon, film, sinema, tren, tramvay, misyon, damper, blok, site gibi kelimelerin yanına, fastfood, bazaar, sale, chery, rent a car, restoran, cafe, internet, irite etmek gibi yenileri eklenmektedir. Ankara’da süratle çoğalan ve gelişen pahalı binaların tamamına yakının ismi (West Gate, Marriot, Tower, premium ) yabancı kelimelerden oluşmaktadır. Önceki yazılarımda da belirttiğim üzere, Ankara’daki Ankamall (Etiler/ Ankaralı Ankamal olarak söylüyor) AVM’sinin uzun bir koridorda yer alan mağazalar, Greyder, herry, journey, ramsey, rodiwood, quicksilver, loft, ltb, red apple, chima, xside, centone, levi’s store ve collezione şeklindeydi. Koridorun sonundaki dükkanın adı da Hotic olup, hangi dilden olduğunu bilememiştik. Geçen yıl, resmi bir kurumun çay salonunun isminin “cafeterya” olduğunu görünce görevlilerle görüşmüş ve bu kelimenin yabancı dille başlayacaksa sonuna kadar öyle devam etmesi veya Türkçe söylemle “kafeterya” şeklinde değiştirilmesini teklif etmiştim. Aslında, hek iki kelimede yabancı, fakat, kelimenin İngilizce başlaması ve Türkçe sonuçlanması garip bir durumdu. Sonraki günlerde, bu salon tabelasının “ Çay Salonu” olarak değiştiğini gördüm. Sığınmacıların ülkemizde neden olduğu en önemli sorunlardan biri de şehirlerde ve sokaklarda tabelaların Arapça yazılmakta olmasıdır. Önlem alınmadığı taktirde ana dilimiz Türkçe kan kaybedecek, Türkçe kullanımı çok önem kazanacaktır. Bir dilin insanlar için önemi, konuşacak dil olmadığı veya dili konuşacak başka bir insan olmadığı zaman anlaşılacaktır. Dünyada 27 alfabe olduğu ve bu alfabelere sahip olan milletlerin dilleriyle övündüklerini biliyoruz. Yer yüzünde kaybolmaya başlamış ve 15-20 kişi tarafından konuşulan dillerin bile yaşatılmaya çalışılması yanında, zenginliği, yaygınlığı ve bileni-konuşanı yönünden dünyanın başta gelen dilleri arasında sayılan TÜRKÇE‘nin bu denli ihmal edilip saldırıya maruz bırakılması ibret alınacak bir olaydır. Halen yayın yapan bir çok radyo ve televizyon kanalında Türkçe geri plana itilmekte, yabancı diller ön plana çıkarılmaktadır. Osmanlıca olarak bilinen karma konuşma biçiminin okullarda okutulmasını savunanlar ve bu konuda kanun teklifi hazırlayanlar çoğalmıştır. Gündeme düşen yazılarda, konuşmalarda ve levhalarda yer alan “Türkçenin Başkenti Karaman” ifadesi bizi çok memnun ediyor. Türk Milleti, Taşeli insanı ve özellikle, törenlere bizzat katılan hemşerilerimizin Dil Bayramını gönülden kutlar, dilimizin evrensel bir dil olmasını sağlayan bu fermanı yayınlayan Karamanoğlu Mehmet Bey ve Atatürk başta olmak üzere, dilimiz, kültürümüz ve tarihimiz için emek harcayanları rahmet ve saygı ile anıyoruz.. Yaşanmakta olan tüm zorluklara, engellemelere ve imkansızlıklara rağmen, gününde ve yerinde, bu bayramın kutlamasını gerçekleştirenlere de tekrar selam, saygı ve sevgiler sunuyoruz. Yazan /Derleyen : Av. Naci SÖZEN , 12 Mayıs 2017 /ANKARA

Bu haber 136 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Kelimeler ve Şeyler12 Ocak 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi