Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ÇANAKKALE ZAFERİ

Naci Sözen

17 Mart 2018, 23:24

Naci Sözen

ÇANAKKALE ZAFERİ VE 18 MART ŞEHİTLER GÜNÜ, ANISINA

İnsanlık tarihine altın harflerle yazılmış ve insanların beynine silinmez şekilde kazınmış olan “ Çanakkale Zaferi ve 18 Mart Şehitler Günü” anısına ne yapsak azdır. Türk Milleti olarak, sahip olduğumuz, Millet, Vatan, Devlet, Bayrak, Bağımsızlık ve Cumhuriyet gibi Milli varlıklarımızı (değerlerimizi) ve manevi değerlerimizi bize bırakmış olan aziz şehitlerimizi “ 18 Mart Şehitler Günü” vesilesiyle, bir kez daha, sonsuz rahmetler, saygı ve minnetlerle anıyoruz. Geçmiş yıllarda “Çanakkale Zaferi” adıyla andığımız 18 Mart günü, Çanakkale Boğazını geçerek İstanbul’u işgal etmek ve Osmanlı İmparatorluğuna son vermek isteyen İngiliz komutansındaki müttefik donamasına ait gemilerin, boğazın derin sularına gömüldüğü gündür.

Denizden geçemeyeceğini anlayan düşman birliklerinin, Çanakkale’yi, karadan geçmek için başlattığı çıkarma (Avrupa ülkeleri, Avusturalya, Yenizelenda, Anzaklar, Gurkalar) harekatı sonrasında, Atatürk Komutasındaki Türk Askerinin, destan yazdığı ve “ÇANAKKALE GEÇİLMEZ” sözünü, insanlığın hafızasına kazıdığı Çanakkale Zaferi olarak kutlanmakta olan bu günün, Şehitler Günü olarak kutlanmaya başlanması da ayrı bir anlam taşımaktadır.

Çanakkale Savaşları, Türk Askeri’ne “ savaşmanın değil, ölmenin emredildiği “ bir mücadele olup, sadece, bu özelliği ile bile, dünyada başka bir örneğine rastlanılamayacak bir savaştır. Bu savaş sırasında, çatışma alanlarına metre kareye 5000 mermi düşmüş, Türk Askeri, kayda geçen rakamlara göre 87 000 şehit, seferberlik ilanı ile başlayan, hastalıklar ve savaş sonrası, gazilerin evlerine dönüş yolunda verdikleri kayıpları da kapsayacak şekilde hesaplama yapıldığında, bu savaş sürecindeki insan kaybımızın yaklaşık 240 000 kişi olduğunu söyleyen bilim adamları da vardır.

Millet olarak, sürekli tekrarladığımız “Şehitler Ölmez” sözü elbette bir anlam taşımaktadır. Şehitler ölmez, fakat , unutmayalım ki, “ şehitler, ancak unutulurlarsa ölürler” sözü de anlamı olan ve bizlere sorumluluklar yükleyen bir başka deyiştir. Anadolu topraklarını VATAN yapmak için Malazgirt Savaşında şehit düşen Alpaslan ve kahraman askerlerinden başlayarak, Sarıkamış Harekatı, Filistin Cephesi, Balkan Savaşı, Çanakkale Savaşı, Kurtuluş Savaşı, Kore Savaşı, Kıbrıs harekatı, Bölücü Terör mücadelesi ve Afrin-Suriye harekatı başta olmak üzere, tarihimizde yer alan tüm savaşlarda şehit olan kahramanlar ve Milletimizi hedef alarak işlenen terör cinayetlerine kurban giden görev şehitlerimiz için ne kadar şükran duyguları beslesek de az kalacaktır.

Çanakkale siperlerinde ön saflarda olan Yahya Çavuş ve emrindeki tüm askerleri, Atatürk (o zamanlar Mustafa Kemal)’den aldıkları “ size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum “ şeklindeki emri uygulamışlar ve topluca şehit olmuşlardır. Ünlü Seyit Onbaşı ise, bir orman köyünde ormancılığı bırakarak cepheye koşmuş bir asker olarak, top vinçlerinin isabet alması nedeniyle, 170-240 kilogram ağırlığındaki top mermilerini tek başına namluya yerleştirmesiyle tanınmıştır. Bu dev gibi askerin şöhretini duyan ve kendisini gören bir üst komutan “ bu dev asker yarım ekmekle doyamaz, ona, öğünlerde bir ekmek verilsin “ direktifini vermiştir. Bu emir üzerine, masasına bir ekmek konmuş olan Seyit Onbaşı, yemekten kalkınca, ekmeğinin yarısını yediği, diğer yarısını bıraktığı görülmüştür. Sebebi sorulduğunda “ elbette karnım duymadı, fakat, yarım ekmek yemek zorunda olan arkadaşlarımın bakışları altında, ben bir ekmek yiyemezdim “ diyerek onurlu bir davranış sergilemiştir. Günümüzde, devlet ve millet imkanlarını hoyratça yağma ederken bir birini ezenlere ithaf olunur.

Geçmiş yıllarda yayınladığımız yazılarımızda da yer verdiğimiz üzere, yüzbinlerce şehit verdiğimiz Çanakkale Savaşı konusunda yaşanmış olan bir olayı bu yazımızda da özetleyelim. Ulu Önder Atatürk liderliğinde kurulmuş olan Cumhuriyetin ilk yıllarında, Ankara’da bir balo tertiplenmiştir. Yabancı misyon temsilcileri de balodadırlar. İngiltere askeri ateşesi olan bir yüzbaşı, baştan itibaren sinirli bir yüz ifadesiyle, sürekli Atatürk’ü izlemektedir. Bir ara, bu bakışlarının nedeni sorulduğunda “ benim dedem Çanakkale’de öldü, o savaşın komutanı da Atatürk idi “ dermiştir. Bu sözü duyan Atatürk “ o yüzbaşıya sorun bakalım, dedesinin Çanakkale’de işi neymiş? “ diye cevap vermiştir.

Bu savaşta, Çanakkale boğazına demirlemiş olan İngiliz gemilerinden birinin adı “ Agamemnon “ zırhlısıydı. Bu isim, tarihte (mitolojide) Yunan topraklarından Anadolu’ya (Truva) saldırmış olan kuvvetlerin başındaki komutanın adıydı. Kısacası, düşman hiç unutmuyor, uyumuyor, boş durmuyor, bizi hep aynı yöntem ve vasıtalarla vuruyor, bekliyor, dönüp dolaşıp tekrar vuruyor.

Çanakkale Savaşını kazanan erlerimizin kıyafetlerini resimlerden izleyebiliyoruz. Peki, tamamı şehit olmuş olan bazı birliklerin yemeklerinde neler vardı? Arşivlerden derlenerek listelenen zamanın er yemek tabelasını bir kez daha hatırlayalım.

Yemek Listesi tarihi : Çanakkale, 43. Piyade Alayı Yemek Listesi :

- 15 Haziran 1917 günü . Sabah : üzüm hoşafı . Öğlen : yok . Akşam : yağlı buğday çorbası ve yarım ekmek.

- 18 Haziran 1917 günü Sabah : yok . Öğlen : yok . Akşam : üzüm hoşafı ve yarım ekmek.

- 26 Haziran 1917 günü . Sabah : yok . Öğlen : yok . Akşam : üzüm hoşafı ve yarım ekmek

- 08 Ağustos 1917 günü Sabah : yarım ekmek Öğlen : yok . Akşam : üzüm hoşafı ve yarım ekmek…

Kurtuluş Savaşı sırasında, TBMM görüşmelerinde, seferi stokların azalması üzerine, cephedeki erlere, sabah kahvaltısında verilecek olan siyah zeytin sayısının 3 veya 5 adet olması konusunda şiddetli tartışmalar yapıldığı da bilinen bir vakıadır. Bu konuya değinen bir tarihçi, mücadelenin tam olarak anlaşılabilmesi için, o zamanların meclis tutanaklarının incelenerek yayınlanması gerektiğini söylemektedir.

Çanakkale Zaferi sonrası yöremizde yaşanmış olan bir olaydan da bahsetmem gerekiyor. Sarıvadi köyünden ve Eski Rektörlerimizden, değerli bilim adamı Prof. Dr. Mümin KÖKSOY’un eserlerinden öğrendiğime göre, Çanakkale zaferi tüm Milletimizi sevince boğmuş ve yayınlanan bir emirle, zaferimizin şehirlerden köylere kadar her yerde kutlanması ve kutlamaların nasıl yapıldığı bir raporla bağlı mutasarrıflıklara (Sancak Merkezleri) bildirilmesi istenmiştir.

Bu zafer, Sarıvadi köyünde de coşku ile kutlanmış ve kutlamaların nasıl yapıldığı, köyün genç bilim adamı merhum Nuri Efendi tarafından, şiirsel bir anlatım ve manzum manileri kapsayan bir mektup şeklinde, o zamanlar bağlı bulunulan Silifke Mutasarrıflığına gönderilmiştir. Bu duygu dolu şiirler ve anlatımları okuyan Mutasarrıf çok beğenmiş ve Nuri Bey’e özel bir teşekkür mektubu yazmış, zarfın üzerine “ Zata Mahsus “ yani Kişiye Özel damgası vurarak, iki jandarma ile Mut-Ermenek üzerinden Sarıvadi köyüne göndermiştir.

Jandarmalar köye bir öğlen vakti gelmişler ve muhtar Hacı Mümin Efendi’den Nuri Efendiyi bulmasını istemişler. Nuri Efendi, o gün yaylaya keklik avına gitmiştir. Durumu bilen muhtar, jandarmalara “ Nuri ava gitmiş, bulamayız, ben hem muhtar, hem köyün ağası hem de Nuri’nin babasıyım, mektubu bana verin, sizi bekletmeyelim “ der. Jandarmalar ise “mektup zata mahsus, zatın kendisi mutlaka bulunmalı, onu bulun “ diye çıkışır. Herkes mektubun içinde ne olduğu konusunda heyecanlanır. Yaylaya adamlar salınır ve Nuri bulunup köye getirilir. Mektup imza karşılığı sahibine teslim edilir ve heyecanla açılır. Köylü merak içinde sonucu beklemektedir. Mektup okunduğunda, Mutasarrıf’ın Nuri Efendi için yazdığı methiyeler duyulunca herkes mutluluk gözyaşlarına ve sevince boğulur.

Millet olarak kutlamakta olduğumuz “Çanakkale Zaferi ve 18 Mart Şehitler Günü “ münasebetiyle, Milletimiz, Vatanımız, Bağımsızlığımız, Bayrağımız ve Cumhuriyetimiz uğruna en değerli ve kutsal varlıkları olan canlarını, bedenlerini feda eden aziz şehitlerimizi sonsuz rahmet ve şükran duygularımızla anıyoruz.

Yazan (Derleyen ): Naci SÖZEN, 17 Mart 2018 / ANKARA

NOT : Çanakkale Zaferi ve Unutulan Kahramanlar, isimli yazımızdan güncelleştirilmiştir. Atatürk’ün savaş günlerinde aldığı maaşın belgesi ve onbeşliklerin resimleri ile birlikte arşivlerdeki resimlerden örnekler ekledik…

Bu haber 151 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Çavuşname-Şiir06 Haziran 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi