Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Kasabamızda Tarım ve Çiftçilerin en önemli sorunları nedir?













Tüm Anketler

ATATRÜK'ÜN KUCAĞINDAKİ ŞAPKALI ERMENEKLİ KÜÇÜK KIZ VE 23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI:

İbrahimDemirtaş

24 Nisan 2020, 20:37

İbrahimDemirtaş

ATATRÜK'ÜN KUCAĞINDAKİ ŞAPKALI ERMENEKLİ KÜÇÜK KIZ VE 23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI:

***

Yazar Sayın Yusuf DÜLGER tarafından Milli Egemenlik ve 23 Nisan Çocuk Bayramı ile ilgili olarak yayınlanmış olan BAYRAM-ATATÜRK-NURİYE GÜR başlıklı yazıyı izniyle yayınlıyoruz.

***

BAYRAM-ATATÜRK-NURİYE GÜR

Önce bu yazının nedeni ve esin kaynağı (ilhamı) hakkında bilgi vereyim. Bir süre önce, saygı değer büyüğüm, emekli öğretmen, Cumhuriyet’imizin yetiştirdiği aydın insan ve yazar Mustafa Ertaş son kitabı olan “Orta Toroslar’dan Yükselen Ses Ermenek-Sarıveliler-Başyayla” adındaki kitabını hediye etmişti.

22 Nisan 2020 günü kitabı karıştırırken “Mustafa Kemal Atatürk’e İlham Veren Ermenek’li Kız Nuriye Gür” başlığı ilgimi çekti, okudum. Yazının nedeni ve esin kaynağı oradaki bilgilerdir. Bu yüzden size önce Mustafa Ertaş’tan söz edeyim, sonra da başlığın altındaki bilgileri değerlendirmeye çalışayım.

Mustafa Ertaş:

Ermenek-Sarıveliler ilçesi.doğumlu, Köy Enstitüsü Mezunu. Temiz duygularla yüklü, neşeli, saf ve heyecanlı bir Cumhuriyet aydını. Bir Atatürk Er’i. Yurt içinde ve yurt dışında uzun süre öğretmenlik yaptıktan sonra emekli olmuş. Kendisini yıllardır tanırım.

Mustafa Ertaş, emekli olmadan önce başlattığı araştırma, inceleme, belgeleme, dosyalama, bu uğraşılarını yeri gelince kitaplaştırma alışkanlığı olan bir büyüğümüz. Halk şairimiz Karacaoğlan’ın hayat ve şiirleri hakkında güzel kitapları var.

Benim bir huyum var; insanları övmesini sevmem. Ne var ki, sırf kendisi için değil, insanlarımıza ve yurdumuza zaman ayıran kişileri anmak gerekiyor. Böylesi insanları tanımak yahut tanıtmak bir kıymet bilirliktir.

Ülkemizde iki çeşit öğretmen yahut diğer mesleklerden insan var. Birisi görevini yapar, emekli olur, sonra: “Artık işim bitti, yapacağım bir şey kalmadı” der; alır emekli maaşını, oturur, dinlenir, gezer, ölümü bekler. Türkiye yanmış yahut yapılmış, dünyanın dönüşü ters mi doğru mu gibi konularla hiç ilgilenmez. Böylesi kişiler topluma bir zarar vermeseler bile, hiç yararları da olmaz.

Ülkemizin bir de çalışırken ve emekli olduktan Türkiye ve dünya ile ilgilenen öğretmenleri, başka meslekten insanları var. Bunlar da: “Benim Türkiye’ye, çevreme, insanlarıma borcum bitmedi, ölünceye kadar bir şeyler öğrenip öğreteyim, üreteyim” diyen öğretmen ve insanları var. Ertaş hoca bu ikinci sınıftan. Bu vesile ile kendisine sağlıklı ve daha verimli yıllar dilerim.

Şimdi asıl konuya geleyim.

Atatürk ve Nuriye Gür:

Mustafa Ertaş’ın verdiği bilgilere göre; 1875 Ermenek Ermenek doğumlu Hüseyin Sıktı Gür, aldığı hukuk eğitiminden sonra savcılık-yargıçlık yaparken ülkemiz işgal ve sıkıntılara uğrayınca Milli Mücadele’nin, Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında yer alır. Padişah Vahdettin Hüseyin Sıtkı Gür hakkında ölüm fermanı verir. Yakalanması için devriyeler çıkar ama takdirde yaşamak, Türk milletine hizmet etmek varmış, ölümden kurtulur. Birinci dönem T.B.M.M.’inde Malatya Milletvekili olarak görevde.

Hüseyin Sıtkı Gür

Atatürk 1922’de Konya’yı ziyarete geldiğinde Mevlana’ya yakın Şems İlkokulunu ziyaret eder. Hüseyin Sıtkı Gür’ün sekiz yaşındaki kızı Nuriye Gür, Şems İlkokulu 2. sınıf öğrencisidir. Okul yönetimi ve Nuriye’nin yakınları Atatürk’e çiçek vermek için Nuriye’yi hazırlarlar, bir şapka dikip başına giydirirler.

İlginç Bir Öneri, İlginç Bir Esin Kaynağı:

Atatürk okula gelince şapkalı Nuriye: “Hoş geldiniz paşam” diyerek Atatürk’e çiçeği uzatır. Atatürk Nuriye’yi şapkalı giyimiyle görünce çok hoşnut olur, kucağına alır:

“Aferin, ilk şapkayı giyen sen oldun” der.

Sonra sorar: “Bir isteğin var mı?”

Nuriye: “Paşam, çocukların da bir bayramı olsa” der.

Atatürk’ün cevabı şu olur: “Kurtuluş Savaşı’ndan sonra, her sene dünyanın her yerinden çocukları davet edelim. Birlikte oynayın, kaynaşın.”

Sonra ne oldu? Dünyada ilk Çocuk Bayramı’nı Türkiye ilan etti. Hem de “Milli Egemenlik” gibi büyük bir ülkü ile birleştirerek.

Anlaşılacağı üzeri 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın esin kaynağı Ermenekli Nuriye Gür’dür.

1922’de Atatürk’e Konya’daki Mevlana Türbesi’ne yakın Şems Okulu’nda çiçek sunan Ermenekli 8 yaşında 2. Sınıfta olan Atatürk’ün kucağına aldığı Mustafa Kemal’e 23 Nisan Çocuk Bayramı için ilham veren Nuriye Gür

Atatürk, Bayram Ve Milli Egemenlik:

Cumhuriyet’ten önce bizim iki “Dini” bayramımız vardı, “Milli” bir bayramımız yoktu. Çünkü Osmanlı döneminde “millet, milliyet” gibi duygu ve düşünceler ötelenmiş, sultanlığın gölgesi altında milli kimliğimizden uzaklaştırılmıştık.

Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda yurdumuz işgal edilince bir kurtuluş savaşı verdik ve özgürlüğümüze kavuştuk. 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim günlerinde kutladığımız bayramlar kurtuluşumuzu, yani milli varlık ve egemenliğimizi anlatan bayram günlerimizdir.

Görüldüğü üzere Atatürk bize: “Milli Egemenlik” “Milli Bayram” gibi büyük duygu ve değerleri de kazandırmıştır.

Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın 100. yılı hepimize kutlu olsun.

Not: Mustafa Ertaş Hoca’nın bir başucu kitabı, bir ansiklopedidir.

22.04.2020 Yusuf DÜLGER

***

NOT : Bu yazıda yer alan bilgileri teyit etmekte olan arşiv kayıtlarınıda alıntı olarak yayınlayalım ,(Aşivden Alıntıdır)

***

“SİZ HEPİMİZİN İKBAL IŞIĞISINIZ”

Ders kitaplarında gördüğümüz, Atatürk'ün kucağındaki beyaz şapkalı güzel kız çocuğu… Adı Nuriye İdil. Osmanlının Tokat savcısıyken görevini bırakıp Milli Mücadele'ye katılan, TBMM'nin 11 kurucu milletvekilinden biri olan Sıtkı Gür'ün kızı. Aynı zamanda 23 Nisan'ın çocuk bayramı olarak kutlanmasında Atatürk'e ilham veren kız çocuğu…

Nuriye İdil, 2013'te 104 yaşında vefat etti. Bir ömür boyunca Konya'da, Atatürk'le karşılaşmasını, birlikte çektirdikleri o fotoğrafın hikayesini hiç unutmadı…

Meclis'in açıldığı gün çocuklara “Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz, geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz…” diye hitap eden büyük bir liderle karşılaşmasını, o fotoğrafın hikayesini şöyle anlattı:

__Fotoğrafın çekildiği gün okuldaydım. İkinci sınıftaydım. Atatürk Konya Mevlana Türbesi'ne yakın bir yerde olan Şems isimli güzel okulumuza geldi. 1922 senesiydi. Yengem ve dayılarım benim için şapka yaptırmışlardı. Atatürk geldiğinde o şapkayı takmıştım.

__Öğretmenlerim Atatürk'e götürmem için bana bir buket çiçek verdiler. Yanına gittim, korkuyla çiçekleri takdim ettim. Ama nasıl titriyordum, görseydiniz. Resimde de görülür. ‘Titreme küçük kız, titreme' dedi.

__Bana kimin kızı olduğumu sordu. ‘Aferin, ilk şapka giyen sen oldun. Arkadaşlarını, çocukları, okulunu seviyor musun?' diye sordu. ‘Çok seviyorum Paşam' dedim.

__Atatürk de ‘O halde her sene dünyanın her yerinden çocukları davet edeceğim, onlarla birlikte oynayın, kaynaşın' dedi. 23 Nisan Çocuk Bayramı'nın oluşumunda benim Atatürk ile olan bu diyaloğumun da payı olmasının sevinç ve gururunu yaşıyorum.

İdil, kendisi ile yapılan röportajlarda babası Hüseyin Sıtkı Gür'ün, 1915'te Osmanlı'nın Tokat Savcısı iken, Kuvayı Milliye ’ye katıldığını, yaptığı eylemler nedeniyle hakkında ölüm fermanı çıkarıldığını aktardı. Çok küçük olmasına karşın o dönemi iyi hatırladığını belirten İdil, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“BABAMI, DAYIM KURTARDI”

__Konya'daydık. Bir gün evimize üç adam geldi, ellerinde bir kağıt vardı. Babamın yüzünü tanımıyorlardı. Evimize geldiklerinde ev halkı bir yandan adamları oyalarken rahmetli anneannem babamı evin bodrumunda bir yer yatağına yatırıp üzerini örttü. Evde iki dayım vardı. Biri avukat, diğeri doktordu.

__Görevlilerin aramaları sonucunda babam bodrumda bulundu. Doktor olan dayım kendini tanıtarak ‘Bana köyden hastalar gelir, çok ağır olanlara ben ilaç verir yatırırım, iyileştiklerinde evlerine yollarım. Bu adam da bu hastalardan biri' diyerek babamın hayatını kurtardı. (Arşiv kayıtlarından )

Derleyen: Naci SÖZEN

Bu haber 1221 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Nükleer felaketin üzerinden tam 75 yıl geçti! 06 Ağustos 2020

© 1999 - 2020 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz herhangi bir sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi