Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ARABAŞI'NIN TADI GİTTİ, ADI KALDI

İbrahimDemirtaş

29 Mayıs 2010, 23:27

İbrahimDemirtaş

ARABAŞI'NIN TADI GİTTİ, ADI KALDI
   
Bölgemizde bölgemize has ve öz yemeklerimiz var bu yemekler bizim kültürümüz ve mutfak zenginliklerimiz damak tadımız vazgeçilmezimizdir
 
Yıllar geçtikçe eskiler gittikçe bu değerler de tam kaybolmasa da bazı tatlarını özellikleri ve güzelliklerini kaybettiğimiz artık gözle görülür ve dünümüz aranır özlenir oldu.
 
Hazır kış gelmişken bölgemizde özellikle kış mevsiminde vazgeçilmez yemeklerimizden olan ARABAŞI yemeğimizden biraz söz edelim.
.
Tabi ki sizlere ara başı çorbasının yapılışını değil bizim mutfağımızdaki yerini ve topluma katkılarından biraz bahsedeceğim.
 
Evet, iddia ediyorum bizim mutfağımızdaki kadar ara başı hiçbir yerde ve mutfakta güzel ve lezzetli değildir. Arabaşı çorbası birçok bölgede ve yörede bilinmektedir gittiğim gezdiğim yerlerde ara başının adını duyduğum her yerde arabaşı çorbasını içtim ama bir tat alamadım.
Bizde ayrı bir tat ve lezzet olduğu net bir şekilde hepimiz tarafından bilinmektedir.
 
Ara başı tariflerine ve malzemelerine baktığımız zaman hep aynı gibi görünüyor ama öyle değil ara başı bir kere bir kış yemeği bunu dört mevsim yapar yersen bu mevsimde içtiğin ara başını tadını bulamazsın.
Neden kış yemeği havaların soğuk olması kar yağması ara başını aratır ve çağrıştırır bir hava olması gerekir yaylalarda bozlak cırrıkların değirmen alanına sürüler halinde inmesi lazım ara başı hısım, akraba ve konu komşuyla kış akşamlarında içildiği için 25–30 adet bozlak cırrık tutulup büyük tencerede çorba kaynatılıp yerken cırrık etleri kemikli, kemikli azgında bir çıtırdaması gerekir işte bizdeki farkı ve kaybolan tadı da buradadır.
 
Evet ara başı çorbalarında malzeme nerdeyse aynı ama tat aynı değil  peki o zaman bizdeki farkları yazalım.
 
—Ara başın da lezzeti ve tadı bulacaksan onu yapacağın bir gün belirleyeceksin
—Evinde büyük ara başı tenceren olacak
—Arabaşı çorbasını da odun ateşinde kaynatacaksın
—Sofra kalabalık olacağından hamur sinisi büyük olacak
—Konu, komşu, hısım, akrabanı davet edeceksin
—Cırrık tutacaksın cırrık etiyle yapacaksın yada
—Köy kümesinden köy tavuğu ve köy horozu tutup onun etinden yapacaksın
—Hamurunu köy unundan ve büyük sinilere ince olacak şekilde dökeceksin
—Siniye ara başı hamur dökmeyeceksen de ara başını yapmayacaksın.
 
Bunlar tamam olduktan sonra akşam misafirler beklenir gelince sofra kurulur hamur sinisi ortaya gelir hamur baklava dilimi şeklinde kesilir büyük ve tek olara ortaya konacak olan ara başı tasını koymak için sininin ortasından bir göbek çıkarılır.
Çorba tası ortaya konulur üstünden dumanlar çıkmakta misafirler sabırsızlanarak yerlerini alırlar ala kaşıklar dağılır limonlar kesilir sumak ekşisi de yerini alır ve kaşığa alınan hamurla beraber kaşık ortadaki tasa daldırılır ve yenmeye başlanır.
Muhabbet olacak ya tasın dibinde olan etleri korumak için kaşığı tasın dibine salmayın çorba bulanır denir gülüşülür bu arada biri hamuru kaşığından çorbanın içine bilerek düşürür ve birkaç kez hamuru almak ve aramak için kaşığını daldırır.
Kaynaşma, dostluk, akraba bağları, komşuluk ilişkileri, birlik beraberlik o gün o sofrada o ara başı bahanesinde ve lezzetinde tazelenir, yenilenir ve yaşanır. Evet, onun içindir ki böyle ara başı günleri yapmadığımızdan dolayıdır ki ne akrabalığımızın tadı kaldı ne dostluğumuzun, komşuluğumuzun nede hısım akrabalığımızın bir tadı kalmadı.
 
Peki, bu ara başımızın tadı neden değişti
 
—Eskisi kadar kışları kar yağmaz oldu
—Kar yağmadığından dolayı da cırrık sürüleri de gelmez oldu
—Evlerde ocakları kapattık tencereleri sinileri küçültüp ala kaşıkları kaybettik
—Kümesleri yıkıp tavuk ve horoz besleyemez olduk
—Gelir düzeyimiz azaldı herkes günü kurtarma peşinde misafir çağıramaz olduk.
 
 Biz bunları kendimiz istemedik zaman ve şartlar bizi bu günlere getirdi düne dönüp baktığımız zaman kaybettiğimiz yalnız ara başının tadı lezzeti değil kültürümüzden değerlerimizden halk ilişkilerimizden neler kaybettiğimiz artık görülmekte ve özlenmektedir.
Bizim ara başımızın adı, tadı var da anlatılacak bir hikâyesi anısı yok mu acaba evet var
 
                           ARA BAŞI İÇİN YALANDAN KAVGA OLURMU?
 
Bir gün koşusunu horoz keserken gören komşu eve gider ve hanım, hanım akşama yemek yapma der hanımım hayırdır ne oldu şimdi durup dururken diye sorar adamda komşu o koca horozu kesti akşama ara başı var bizi de davet ederler davet etmeyecek değiller ya der hanımı da davet ederler canım neden davet etmesinler şunun şurasında komşuyuz derler ve kendi aralarında anlaşırlar.
Neyse akşam olur yemek saati yaklaşır bir ses çıkmaz komşuların kulakları ses de ama ne ses var ne seda kendi aralarında bu işte bir iş var nedir acaba derler ama yemek vakti geçmekte telaş başlar.
Adam hanım der bunlar bizi ya davet etmeyecekler yada unuttular gel gidelim der hanımı olur mu nasıl gideriz ne derler falan derken adam hanım gel seninle anlaşmalı bir kavga çıkaralım sen kaç ben peşinde koşayım sen can kurtaran yok mu diye bağırıp komşunun kapısını çal bende gel kaçma diye peşinden koşayım der anlaşırlar ve öylede yaparlar kapıyı çalar imdat can kurtaran yok mu falan kapıyı açarlar hayırdır ne oldu demeye kalmaz adam peşinden gelir.
Ev sahipleri bunları ayrı, ayrı tutarlar hayırdır derdiniz ne sorarlar ama o arada içeride girerler gerçektende tam ara başı sofrasını da yeni kurmuşlar başlamak üzerelermiş hemen derdinizi sonra dinler çözeriz şimdi ara başını soğutmayalım derler bunları sofraya karşılıklı olarak oturturlar neyse yemeye başlarlar kavgacı adam diyelim bir ara bir bakar ki kendi önündeki ara başı hamurunun bittiğini görür.
Başkasının önünden de hamur almak istemez hanım seni bir yakalasaydım sacından tutup şöyle bir çevirecektim der ve sininin bir kenarından tutar çaktırmadan sininin hamurlu tarafını önüne denk getirir.
Ama sinideki boş yer bu defa hanımının önüne denk gelir hanımı da aynı taktikle ben sana saçımda tutturup da öyle çevirtmezdim der siniyi birde o çevirir o da hamurlu yeri kendi önüne getirir ve ara başı yemeği yenir sofra toplanır neydi derdiniz diye soran ev sahibine verilen cevap derdimiz ara başı yemekti ALLAH’A çok şükür yedik siz davet etmediniz ama ara başı da bizim kısmetimiz varmış aldık bereketli olsun derler ve muhabbet devam eder gider.
 
Dedik ya ara başı bir kış yemeği dostluk yemeği hısımlık, akrabalık, komşuluk ilişkilerinin kurulduğu ve yaşandı yemektir. Kışın uzun gecelerde yapılan eğlencedir, oynanan halk tiyatrosudur, zaman geçirme ve eğlence yemeğidir ve bahanesidir.
Sizlerle dostluk adına arkadaşlık adına komşuluk adına hemşerilik adına dünümüzü anmak ve yarınlara taşımak adına sizlerle bir gün bir ara başı gününde buluşmak dileklerim ve ümitlerimle hoşça kalın dostça kalın.
       
İbrahim DEMİRTAŞ - 15.02.2010-Mersin
i.demirtas70@hotmail.com

Bu haber 1492 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Çavuşname-Şiir06 Haziran 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi