Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Malıma Mal İsterim, Para Filan Bilmem, Diyenlerin Zamanı

Naci Sözen

31 Mayıs 2010, 00:26

Naci Sözen

Ülkemizde, paranın alış-veriş (mübadele) aracı olarak yaygın bir şekilde kullanılmadığı, akçe, sarı lira, altın, çek, bono, tahvil, hisse senedi, borsa, lot, endeks, döviz, likid fon, seyahat çeki ve posta çeki gibi kavram ve araçların bilinmediği, hatta, paranın bile az bilindiği “ kapalı ekonomi “ devirlerinde, Taşeli bölgesi insanı da, coğrafyanın getirdiği kısıtlamalar da eklendiğinden, tam bir kapalı ekonomi şartları yaşıyordu. Bu devirlerde, yöremiz içindeki yerleşim yerleri arasında ve Anamur çevreleri başta olmak üzere, kısıtlı olarak dışarıyla yapılan değişimlerde, malın ve hizmetin, yine mal ve hizmetle değiştirildiği bir hayat tarzı hakimdi. Herkes, kendi ürettiği ürünlerini hayvanlarına yükler, kendisinde olmayan ürünlerin olduğu yerleşim yerlerine giderek, ihtiyacı olan mallarla değiştirirdi. Hayvanlar hayvanlarla değiştirilir, buna “ tırampa” denirdi.

Kasaba ve köylerin kendi içlerinde de, insanlar, hizmet ve mallarını komşularıyla takas ederek ihtiyaçlarını karşılarlardı. Gündelik işe (ekin, sebze gibi) gidenler,  bir kutu buğday veya nohut alırlar veya değişik olarak, bir günlük çalışma, yani karşı borç kazanmış olurlardı. Mallar mallarla veya hizmetle, hizmetler hizmetle değiştirilirdi. Ekin tarlası tohumuna biçilirdi. Yani, tarladaki ekini orakla biçen aile, tarlaya kaç kile buğday ekildiyse o kadar buğday alırdı. Günümüzde, bu yöntemlerden sadece, bir günlük çalışma karşılığında, iş sahibinin, ilerde bir günlük karşı çalışma borcu altına girmesi yöntemi (hizmetin hizmetle değişimi) kalmış olup, diğer gündelikçilere, iş paydos olduğu sırada ücretleri peşin para olarak ekin tarlasında dağıtılmaktadır.

Anamur sahilleri ve yaylalarından gelenler, keş, deri peyniri, fıstık, keçiboynuzu, portakal, limon, zincir, kazma, kürek, zift, katran püse, elek, kalbur ve bıçak gibi malları köylere getirirler, kendilerinde olmayan, pekmez, fasulye, bulgur, soğan ve kuru yemiş gibi ürünlerle değiştirirlerdi. Kış mevsimi başladığında, köylerden, katırlara yüklenen kışlık ürünler iki günlük yolculuktan sonra Anamur pazarına ulaştırılır ve diğer mallarla değiştirilerek köylere dönülürdü. Görmeli ve Arnava köylerinin, diğer komşu köyler yanında, Gülnar köylerinden Hortu ve çevresi köylere pamuk, dokuma bezler götürdükleri, oradan pekmez, kuru üzün ve kışlık yiyeceklerle takas yaptıkları biliniyor.

Ermenek bağlarında, omuzlarında sırıklarla dolaşan “ ceviz indirici “ köylüleri, Eşeklerine körükleri yükleyerek köyleri ve yaylaları dolaşan “ kalaycıları”, at sırtında incik boncuk, dikiş iğnesi satan seyyar satıcıları hatırlıyoruz. Bu dönemler 1950’li yılların sonlarına kadar devam etmiştir. Bu sıralarda, Gargara köylerinden topraktan üretilen güp (küp), çömlek ve testileri, Kazancı kasabasına satmaya getirenleri izlemiştim. Merkez mahallede kahvenin karşısında dizilen ürünler arasında, geniş sirke küpleri, pekmez küpleri, kaklı pekmez kapları, toprak testiler, yağ kapları (batak denirdi), tuz kapları ve keklik suluk-yemlikleri dahil pek çok ürün, bizde olan ürünlerle değiştirilmek için sunulmuştu.

Çömlekçilerin bir pazarlığını izlemiştim. Satıcı, orta büyüklükte bir küp işaret ederek “ bunun içini buğdayla doldurun, içi bizim dışı sizin olsun “ demişti. Bu teklifi anında değerlendiren Kazancılı “ madem öyle, şu keklik suluğunun içini buğdayla doldurayım, içi senin dışı benim olsun “ diyerek alternatif bir teklif getirmişti. Bu atağa karşı bir atakla cevap veren çömlekçi de, serideki en büyük küpü işaret ederek “ tamam, bu küp ve suluğu buğdayla doldur, içleri benim dışları senin olsun” diyerek pazarlığa noktayı koymuştu.

Bu devirlerde, Kazancılılar, pekmez, şimşir ağacından yapılmış kaşık, çömçe, süzek gibi ürünlerini hayvanlarına yükledikleri gibi Görmeli ve Arnava köylerine giderlerdi. Köy meydanına serilen malları, kendilerinde olamayan ürünlerle, hatırladığımız kadarıyla, pamuk, dokuma bez, göğer (soğanın küçüğü) ve domates tohumu gibi şeylerle takas ederlerdi. Büyüklerimizin anılarında kalanlardan, ceviz ağacından yapılmış kaba bir kaşık sergisini inceleyen Görmeli bir bayan “ ay ağam, bu kaşıkları kim yaptı” diye sorar. Satıcı, elbette, ben yaptım demeyecektir. Cevaben “ evde bir oğlan çocuğu var, onun acemi denemeleri “ der. Bayan “anlamıştım, bunlar büyük adam işine benzemiyor“ diyerek tecrübesini hatırlatır. Bir seferinde, mallar malla değiştirilmiş ve köye dönüş hazırlığı başlamıştır. Topladığı göğerin yeterli olmadığını düşünen bir bayan, ortaya çıkarak “ size bir oynayıversem bana cınna göğer verirsiniz, aslanım göğer “  diye hem türkü söyle, hem oynarmış. Seyreden köylüler birer avuç göğer vermişler. Bu değişim anlarının birinde, şimşir kaşıkların bir destesini almak isteyen bir Görmeli, satıcıya “ bunlar kaç para ? “ diye sorar. Satıcı bayan, mallarını para ile satmaya proğramlı olmadığından “ malıma mal isterim, para felan bilmem “ diye cevap veriri. Bu cevap ve oynama olayı, yıllar boyu fantezik espriler olarak dilden dile dolaşmıştır.

Mallarını malla değiştirmek isteyen Görmeliler de, guruplar halinde Kazancıya gelirlerdi. Takriben, 1958 yılında, bu gurubu Yukarı Mahallede son kez izlemiştim. Görmeli köyünden, lakabı “ Fişşik” olan ve bizim dedelerimizin ahbabı bir bayan yanındaki köylüleriyle birlikte getirdikleri malları caminin önünde sergilemişler ve takasla edindikleri yeni malları atlarına yükleyerek ikindiüstü köyden ayrılmışlardı. Aradan geçen uzun yıllardan sonra, bu yazıyı kaleme alırken başvurduğum Görmeli köyünden arkadaşım Sayın Mustafa ÖZDEMİR, Fişşik lakabını doğruladı ve bu bayanın ailesinin halen köylerinde yaşadığını, isminin anıldığını söyledi. Geçmişimize, yaşantımıza, kültürümüze ve dilimize renk katanları saygı ve rahmetle anıyoruz

Derleyen: Araştırmacı Av. Naci Sözen,  01 Temmuz 2008 /ANKARA

hukukcu_70@hotmail.com

Bu haber 1466 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
ÇANAKKALE ZAFERİ17 Mart 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi