Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Önü Kırmızı

İbrahim Türker

31 Mayıs 2010, 13:23

İbrahim Türker

Daha kendisi ufukta görünmeden gürültüsü köy içinden ve çevresinden iştilirdi. Köyün çocukları bu sesi duyunca "önü kırmızı geliyor, önü kırmızı geliyor" çığlıklarıyla köyün dışındaki dere kenarına koşarlar onu büyük bir heyecanla beklerlerdi. Belki bende o çocukların içindeydim. Yine öyle yaptılar.  Yaz aylarında kereste yüklü bu koca kamyon köyün içinden geçerdi. Anamur yönüne giden bu taşıtı ön kaportası kırmızı renkli olduğu için çocuklar arasında adı "önü kırmızı"  olarak söylenirdi.

Önü kırmızının üstündeki yükün nereden alınıp, kime teslim edileceğini bilen yoktu. Yalnız merak edilen şey, bu kadar büyük bir kamyonun yola benzerliği olmayan dereden nasıl geçeceği ve köy içinde nasıl ilerleyeceği idi. 

Önü kırmızı dereye yaklaştı. Derede onu karşılamaya gelen çocuklar toplanmış onu seyrediyordu. Şöför ve muavini arabadan inip geçit yerini şöyle bir kontrol ettiler. Kendi metotlarınca bir çalışma yapılmadan altı tonluk arabayı suya daldırmanın başlarına büyük sorun açacağını düşündüler. Zaten her gelişlerinde bu derenin kendileri için sorun yarattığını ve akan suyun çok olmadığını, özel bir çalışma ile işi halledeceklerini biliyorlardı.

Çevreden büyük taşları yuvarlayarak akan suyun içine döşediler. Bu büyük taşları tam tekerleklerin altında kalmasını hesap ederek tam bir saat tutan çalışmalarını tamamladılar. Oradan tesadüfen geçen köylü de onlara yardım etti. Şöför kamyonu çalıştırdı. Şöför muavini,-bir sağa, bir sola geçerek sağ, sol, ileri, geri komutu vererek şoföre yardım etti. ve nihayet yüklü kamyon sağa, sola yalpalayarak derenin karşı tarafına geçti. Şöför ve muavini bir(OH) çekerek yola devam olanağına kavuştular.

Ama köyün içinden ilerleyebilme sorunları da vardı. Ağır ağır ilerleyen kamyonun arkasından yürüyen çocuklarla köye girdiler. Köy yollarındaki irili, ufaklı sivri taşlar onlara fazla sorun çıkarmadı. Ancak Cellabın evinin köşesi yolun içine fazla çıktığı için orada ileri, geri manevra yaparak ilerleyebildiler. Aynı zorluk Aptalını evinin duvarlarında da vardı. Neyse o köşeyi de belli ustalıklarıyla hallettiler. Köyün içindeki uzun zaman yolculukları sonunda Hükümet meydanına geldiler. Kamyonu Durmuş Efendinin yüksek duvarlı evinin önünde arabayı durdurdular. Dinleneceklerdi mutlaka. Öylede yaptılar. Duvarın gölgesine oturdular. Önü kırmızı ve personeli dinlenmeye koyuldular.

Köyün içinden geçerken yeri göğü inleten bu ağır yüklü kamyonun sesine köy kadınları da kapılarından ve pencerelerinden seyrediyorlardı. Bazıları kendi çocuğunun arabaya dokunurcasına yürüdüğünü görünce "aman yavrum çok yaklaşma "diye bağırıyordu.  Çünkü bunlar genç bir köy delikanlısı olan FAZLI"nın böyle bir kamyonun altında kalarak öldüğünü duymuşlardı. Fazlı babası olmayan yirmi yaşlarında, anasının bir tek oğluydu. Para kazanmak için YARASA diye anılan ve Ermenekle-Karaman arasında kereste veya yük taşıyan bir sürücünün yanında şoför muavini olarak çalışıyordu.

Yarasa ün salmış, adı aşağı yukarı köyün tüm erkeklerince biliniyordu. Karıları da kocalarından duymuştu. Yarasa Karaman yollarında sayılamayacak keskin virajlı yolları ustalıkla geçen, gecesi gündüzü olmayan, hiç kaza yapmayan birisi olduğunu bilmeyen yoktu. Bütün insanların anlayamadığı olay, nasıl olur da böyle bir ustanın yanında çalışan Fazlı, ustasının kamyonunun altında kalarak ölür. Bunun yanıtını kimse veremiyordu. Tanığı yoktu tek tanığı Yarasa idi. Oda suçsuz olduğuna mahkemeyi inandırmıştı. Böylece mahkeme dosyasına kendi kusuru ile öldüğü notu düşülmüştü. Bütün köylü bu kötü olayı unutamıyor ve böylesi kocaman kamyonları sevmiyorlardı.

Durmuş Efendi duvarının dibine önü kırmızının park edildiğini penceresinden görmüştü. Adamlarına emir vererek misafirlere yiyecek götürmelerini emretti. Bir süre sonra ekmek, haşlanmış yumurta, peynir. Yeşil soğan dolu bir tepsi hizmetliler tarafından getirildi. Karınlarını doyurup, sigaraların da içtikten sonra herkese teşekkür ederiz diyerek, toplanmış olan çocuklara da hoşça kalın çocuklar demeyi unutmadan ANAMUR yönüne doğru hareket ettiler. Çocuklar da giden “önü kırmızıya” el sallayarak köyümüze acaba ne zaman gelecek hayâlı ile oradan ayrıldılar.


İbrahim Türker –İzmir

ib.turker@hotmail.com

Bu haber 1128 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
19 MAYIS 1919 KURTULUŞA İLK ADIM18 Mayıs 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi