Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Ülkemizdeki Yabancı Dil Öğretimi Üzerine Genel Bir Bakış

İbrahim Türker

31 Mayıs 2010, 13:48

İbrahim Türker

Bir eğitimci olarak yirmi sekiz yıl yurt içinde, on beş yıl da yurt dışındaki görevlerim, nedeniyle yabancı dil konusu ile çok karşılaşmam bana bu konuda yazma gereksinimi yükümlülüğünde olduğumu anımsattı.

Günümüz bilgi çağı dünyasında yabancı dil gereksinimi her geçen gün önemini bir kat daha artırıyor. Kişisel gelişimin sağlanmasında ve yaşam şartlarını kolaylaştırma konusunda yabancı dil bilmenin önemi Yansınmayacak bir olgudur.

 Şöyle bir söylem yok mu toplumda:

Bir yabancı dil bilmek bir insan demekti

O halde genç yaşlardan itibaren bu konuda bilinçli olup, gereğini yapma konusunda gayret göstermemizin bir yaşam koşulu olduğunun farkına varmamız şarttır.

Özellikle genç yaşlardan itibaren başlayarak… Olay bu kadar önemli olduğuna göre; Yetişen nesillere bu gereksinim nasıl benimsetilir? Her devlet bu konuda gereken önlemi almış ve öğretim programlarında ders olarak yabancı dilin okul sıralarında öğrenilmesi öngörülmüştür.

O halde:

 — Yabancı dil okullarda (resmi özel)

 — Üniversitelerde ve dil dershanelerinde,

 — Yabancı bir ülkede süreli bulunmakla

 — Ayrıcalıklı olarak kişisel ve özel bir çalışma sürecine girmekle yabancı dil öğrenilebilir.

Belirtilen değişkenlerin en önemli ve yaygını okullarımızdaki yabancı dil öğretimidir. Bugün orta dereceli okullarımızın hepsinde yabancı dil dersi vardır. Hatta ilkokullar ve anaokullarımızda da küçük yaşlardan itibaren yabancı dil öğrenme özentisine rastlanılmaktadır. Özel okullarda ve seksenli yılların ortalarından itibaren ortaya çıkan Anadolu Liselerinde yabancı dil öğretimine ağırlık verilerek konunun önemi daha da

Burada orta dereceli devlet okullarını ele alacak olursak, bu okullardaki yabancı dil öğretimi deyim yerinde ise acıklı bir durum içindedir.

Çünkü Yabancı dil dersleri (İng.Fr. Alm) seçimlik derslerdir. Genellikle öğrenciler çoğu kez zorunlu olarak İngilizce dersini seçmeye zorlanırlar. Diğer Fr.Alm, dersleri, için bir çok okulda bunları öğretecek öğretmen sıkıntısı vardır. Kırsal kesimlerde yabancı dil derslerinin bu nedenle ya yetkisiz birisi tarafından yerine getirilir, ya da boş geçer.

Yabancı dil öğretmeninin bulunduğu okullarda sadece okutulan yabancı dilin kuralları (gramer) öğretilir, pratik yönü (konuşma-uygulama) söz konusu olmaz. Burada yabancı dil öğretmenlerimizin yetiştirilmelerindeki eksikliklerimizi de unutmamak gerekir. Bu konudaki bir anımı burada dile getirmek istiyorum:

Almanca öğretmeni bir meslektaşım benimle birlikte hukuk öğrenimi yapmış ve sonradan kendisi öğretmenlik mesleğinden ayrılarak savcı olmuştu. Adalet Bakanlığı bu elemanını deneyimini artırmak için bir yıllığına Almanya’ya göndermişti. Görevi Alman mahkemelerindeki usulleri yerinde inceleyip, bakanlığına bir rapor halinde bildirmekti. Bir gün önceki yıllarda arkadaşım olduğu için beni elçiliğimizde ziyaret etmişti. Sohbetimiz sırasında moralinin bozuk olduğunu ve gelişinin birinci ayı olmasına rağmen yurda döneceğini anlatmıştı. Sebebi: Ziyaret ettiği Alman mahkemesindeki hâkimin “bizim çalışmalarımızı tam olarak anlayamıyorsun. O nedenle burada bulunmanızın ise bir yararı olmaz” şeklindeki konuşması karşısında büyük bir hayal kırıklığına uğradığını anlatmış ve yurda dönmüştü.

Aynı lisede birlikte çalıştığımız meslektaşımla ülkemizdeki eğitim sisteminin ne denli yanlışlıklarla dolu olduğunu uzun uzun konuşmuş ve kendisini teselli etmeye çalışmıştım. Yüksek okuldan yabancı dil öğretmeni olarak diploma almış birisinin nasıl bir güçle karşılaştığının tipik bir örneğiydi bu. Belki bu bir ayrıcalıktı ama ayrıcalıkların kuralı bozmayacağını da unutmamak gerekir.

Yalnız yabancı dil öğretiminde değil, anadilimiz Türkçe öğretiminde de öğrencilerimizin yetersiz olduğu konular vardır. Ben görevim sırasında ihtiyacı olan bir belgeyi sade bir dilekçe ile istemek yerine sigara paketinin arkasına yazarak gelen liseyi bitirmiş, (hem de büyük şehirlerimizde) öğrencilere karşılaşmış ve dilekçe yazmasını bilmediğini söyleyen öğrencilere çok rastlamış ve çok üzülmüştüm,                                     

      Bir de yüksek okullarımızdan bahsedelim: Bu gün üniversitelerimizde öğrenime yeni başlayan öğrencilere göstermelik olarak haftada bir saat Türkçe dersi ve bir ya da iki yıl yabancı dil öğreten hazırlık sınıfları vardır. 

Yabancı dille öğrenim furyası başladığı için, öğrenim alacağı daldaki dersleri anlayabilmesi için yabancı dil bilmesi şarttır. Bunun için hazırlık sınıfları konmuştur. Yabancı dille öğrenim yapan liselerden gelenlerin dışındakiler acaba istenilen seviyede yabancı dili öğrenebiliyorlar mı? Şimdi vereceğim örnek hakkındaki kararı okuyucularıma bırakıyorum:   

      Makalenin başlığı: YABANCI DİLDE YÜKSEK ÖĞRETMİN DANGALAKLIĞI

       Yazan: Prof.Dr. Celal Şengör - Cumhuriyet: Bilim Teknoloji Dergisi. S: 1185

         ……..

      “Geçen gün Boğaziçi Üniversitesi’nde davet üzerine üç saat ders verdim. Tabii o Üniversitenin öğretim dili İngilizce ile soru cevap kısmında öğrencilerden biri heyecanla bir soru sormak istediğini, ancak bunu, daha iyi anlatabileceğini sandığı için. türkçe yapmak istediğini söyledi. Bu bir dersten çıktıktan sonra bir başka öğrenci yanıma gelerek dersi çok beğendiğini, ama bana bir kere de türkçe olarak yaparsam, gene gelip dinlemek istediğini söyledi. 

Bu ifadeler gösteriyor ki,öğrenciler İngilizce  dersi istedikleri gibi izleyemedikleri gibi, derse de istedikleri oranda katılamıyor.Bunun böyle olacağını İngilizce ders ermeye başladıktan sonra anladım ki, bir iki senelik hazırlık eğitimi ve dört senelik yarım yamalak İngilizcelerle verilen dersler bir öğrenciye İngilizce düşünme yeteneğini vermiyor.

Öğrenci sınıfta İngilizce olarak duyduğunu tam özümsemiyor. Onu anlamaya çalışırken kendisine anlatılmak istenen fikrin esasını kaçırıyor ve öğrenmesi gerekeni yarım yamalak öğreniyor. Zaten genellikle dersi veren de adam gibi anlatamıyor”

İbrahim Türker- Emekli öğretmen,  Avukat
 (Almanya Kültür Ataşesi)
İzmir Urla - 29.12.2009 ib.turker@hotmail.com

Bu haber 1337 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Kelimeler ve Şeyler12 Ocak 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi