Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Kazalar ve Ölümler.....

Naci Sözen

17 Haziran 2010, 01:38

Naci Sözen

KAZA   ÖLÜMLERİ    KADER    OLMAMALI….!!!!
(Çapa Aparatından Çat-Pat Aracına Yolculuk..)
 
Ülkemizde, bir yıl içinde meydana gelen kaza  ve bu kazalarda canını kaybeden insan sayısı yönünden, dünya ülkeleri listesinin başında yer aldığımızı biliyoruz. Bu olumsuz görüntüyü ve “ kader “ olarak algılanan ölümleri azaltmak için alınan önlemlere ve sarf edilen gayretlere rağmen, sanki inadına,  liste liderliğini başkalarına bırakmak istemiyoruz. Yeni açıklanan resmi istatistiklere göre, son 10 yıl içinde kazalarda kaybettiğimiz insan sayısı 50 000, yaralanan insan sayısı ise bir milyon civarındadır. Gün geçmiyor ki, haber bültenleri, gazeteler ve internet siteleri, “katliam gibi kaza, ortalık kan gölüne döndü, trafik canavarı yine yollardaydı, Azrail yollara pusu kurmuştu, felaket geliyorum dedi, gurbetçi aile feci kazada yok oldu, 6 genç ölüme sürdü, düğün eğlencesi felakete dönüştü” gibi başlıkları ve bu başlıklar altında yer alan hazin hayat hikayelerini okumayalım.
 
 Yurt geneline paralel olarak, Karaman bölgesi ve de özellikle Ermenek (Taşeli) yöresi ve kasabam Kazancıda  da kazaların yoğun şekilde yaşandığını, yerel gazete ve internet sitelerinden izledikçe  bu gidişe dur demek gerektiğini düşünüyordum. Bölgemizden iç açıcı ve sevindirici haberler almak umuduyla siteleri tıkladığımızda, araç kazaları (taksi, kamyon, traktör, iş makinesi, biçer döver gibi), sobadan zehirlenmeler, damdan ve ağaçtan düşmeler, elektrik çarpması, suda boğulma, soğuktan donma,  maden ocağı kazaları ve silah kazaları dahil çeşitli kazada bir çok vatandaşımız hayatını kaybetmektedir. Bu kazalarda, Kazancılılar da çok kayıp verdiklerinden, ölümlü kazaların çoğunun meydana geldiği Boğa Tepesi mevkisi hakkında yazılar yazılmış ve ağıtlar söylenmişti.
 
Kazaların nedenleri, önleyici tedbirler, arama kurtarma, kaza yerine ulaşma ve ilk yardım konularını kapsayan geniş bir derlemeyi, Trafik Haftası kutlamaları sırasında Karamanhaber.com sitesinde yayınlamıştım. Sitelerin son haberlerinde  yer alan “ Çat-Pat Yine Can Aldı, Ölümden Zor Kurtuldu “ başlıklı kazaların Kazancı kasabasında meydana geldiğini okuyunca bu yazıyı da yayınlamaya karar verdim. Özellikle, adına Çat-Pat denen ve gerçek adının “ Çapa Makinesi “ olan potansiyel kaza aracı hakkında bazı bilgiler vermek zorundayım.
 
Bizim yöremiz veya halkımızda mevcut olan genel inanış, kazaların ve kaza ölümlerinin bir “ KADER” olduğu yönündedir. Başka ülkelerin (Hollanda-Lahey) başkentlerinde, bir yıl içinde 15-20 civarında trafik kazası meydana geldiği, bu kazalardan ikisinde ölümcül yaralanma olduğu ve etkili ilkyardımla ölümlerin önlendiği gerçekleri dikkate alındığında ve de başkentimiz Ankara’da bir yıl içinde yüzlerce insanımızı feci kazalarda kaybettiğimiz dikkate alınırsa, kaza ölümlerinin kader olamayacağı konusunda bir kanaate sahip olabiliriz.
 
 Kazancı kasabasına bu Çat-Pat araçlarının  girişi 5-6 yıl öncesine dayanır. Bir yaz tatilinde, İstanbul’dan emekli olarak kasabaya kesin dönüş yapan bir arkadaşımla sohbet ediyorduk. Bir kaç parçadan oluşan tarla ve bahçelerine gidip gelmek için bir araç almak istediğini, traktör ve pikap alamayacağını, Mut yöresinde kullanılan Çat-Pat araçlarını almak istediğini anlattı. Bu konuşmadan birkaç gün sonra yapacağım Ankara seyahati sırasında Mutlu (Kadıköy)  bir aileye ait (F. ÜNVER ) dava dosyasının Yargıtay safhasında yardımcı olmam için gelen taleple ilgili görüşme yapacaktım. Bu araçla ilgili özellikleri, fiyat, tedarik şartları ve kullanım sahaları konularını inceleme  konusunda söz verdim. Mut ilçesinde özel işleri hallettikten sonra, Çat-Pat araçları konusunda yöneldim. Şehirde ana 2 bayi vardı. Araçlar, Sakarya–Kocaeli yöresindeki fabrikalarda üretiliyordu. Bu araçların adının “ Çapalama Aparatı “ olduğunu, rafiğe çıkması gibi bir hususun hiç söz konusu olmadığını öğrendik. Yeni dikilen fidanlıklar ve sık ağaçlardan oluşan bağlarda çapa yapmak için tasarlanmış ve üretilmişti. Taksitle satışlar yapılıyordu ve bazı parçalarının süreli garantileri vardı.
 
Çapalama aracının Mut ve çevresine gelişi üzerinden yıllar geçmiş, her evde bir makine olacak seviyeye gelmişti. Bayilerle görüşme sonrası, bu araçları kullanan köylülerle sohbete başladık. Bizim kasabanın arazisini sordular. Arazisi engebeli olan yörelerde kullanılamayacağı söylendi. Bu araçlar, Mut yöresinde kullanılmaya başlandıktan bir kaç yıl sonra, meydana gelen çok sayıda arıza ve garanti kapsamlı parça kırılması konusu üretici fabrikada tereddütler doğurmuş ve bir teknik ekip, Mut ilçesine gelerek olayı yerinde incelemeye başlamış. Fabrika ekibi, Mut incelemesine başladığında gördüklerine inanamamış. Çünkü, bahçede çapa yapmak için ürettikleri aparatlar, köy ve araziler arası ulaşım aracı, yük ve personel taşıma kamyonu gibi kullanılıyormuş. Bizim sivri akıllı vatandaş, çapa makinesinin arkasına bir kasa ve bağlantı aparatı ilave ederek tasarım amacı dışında kullanıyormuş. Bu durum rapor edilmiş ve teknik raporlar ve tehlikeler, satışlarda tebliğ edilmeye başlanmış. Köylüler, yıl içinde 10-15 kişiyi bu araçların kazalarına kurban verdiklerini anlattılar. Araçlar, yol aracı olmayıp, bir bisiklet kadar bile trafik aracı olma özelliğine sahip değiller. Bu nedenle, ehliyet, plaka ve ruhsat gibi yasal hususlar söz konu olmuyor. Köylüler, Kazancının coğrafyasını dinledikten sonra, bu araçların bize uymayacağını söylediler. Aracın dengesi çok yetersiz olup, yük kasası ile rampaya dayandığında ters dönüyor, viraja hızlı girildiğinde devriliyor, bahçe kullanımında yan yatıyor ve bu tür olaylarda sürekli can kaybına neden oluyordu.
 
Çapa makinesi hakkında edindiğim bilgileri ve tehlikelerini Kazancıya dönüşte arkadaşıma anlattım. Kısa bir süre sonra, bu arkadaşımın Ermenekli bir çiftçiden, ikinci el olarak,  kasası hazır bir çat-pat makinesi aldığını öğrendim. Bu ilk kullanımla birlikte bu makineler kasabada süratle çoğaldı. Son izlenimlerimde, her ailede bir makine olduğu, arazisi olmayanların bile bu araçları satın aldıklarını, eskiden asgari taşıma aracı olarak kullanılan eşeklerin yerini bu çapa makinelerinin almış olduğunu gördüm. Yaz akşamları, mahallelerden, merkezdeki düğün yerine gelecek çocuk ve kadınları kasasına doldurmuş ve direksiyonuna 8-10 yaşlarında bir kız çocuğunun oturmuş olduğu bu çapa makinesinin,  Dere Kahve önünden bir sürat ve şamata halinde geçişini izledikçe tehlikenin yaklaşmakta olduğunu seziyordum. Geçen zaman içinde meydana gelen küçük kazalarda can kaybı olmamıştı. Geçenlerde, meydana gelen ve arkadaşımız Ö. K.’nın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan üzücü kazayla birlikte bu makinelerin tehlikeli yüzü ortaya çıkmış oluyordu.
 
Gelecek zaman içinde, daha da üzücü olayların (kazaların) yaşanmaması için, bu çapa makineleri başta olmak üzere, tüm araçların, makinelerin kullanımı, tehlikeli işlerde alınacak emniyet tedbirlerine riayet edilmesi, bilgilendirme, ehliyet, tecrübe, ikaz ve eğitim gibi hususlara önem verilmesi gerektiği belirmek istiyorum. Kazalar, bilgi, tecrübe ve tedbirlerle en aza indirilebilir. Kaza ihtimali hiçbir zaman sıfır seviyesine indirilemez, fakat, çağdaş ülkelerde, bu ihtimal sıfıra yaklaşılmakla ifade edilir. Kazaların ana sebepleri arasında  % 80 oranı ile insan hatalarının geldiğini unutmayalım. Bu konuları kapsayan geniş derlememizi bu yazıya eklemeyi düşünüyoruz. Bir kaç kişinin bile okuma fırsatı bulması ve bilgilenmesi sonucu hareketlerinde bu bilgileri dikkate alması bizim için kazanç sayılır.
Yerel gazeteleri ve haber sitelerini ziyaret ettiğimizde, yöremize ait kaza haberleri, can kayıpları, yaralanma konularına ait haberleri okumak istemediğimizi, ayrıca, “KAZA ÖLÜMLERİNİN  BİR KADER OLMADIĞI” gerçeğinin tekrar belirtiyoruz. Kazasız ve kayıpsız günler dileğiyle…..
 
 
 
 
Yazan : Av. Naci SÖZEN, Ocak 2008 / ANKARA
 
EKİ : Trafik Haftası Kutlanırken…konulu derleme yazısı..
 
 
 
 
 

Bu haber 1925 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

ANKET

Kazancı Belediye hizmetlerinden ve Başkan Uğuz Tekin'den memnun musunuz..



Tüm Anketler

ZAFER HAFTASI (26-30 AĞUSTOS) ANISINA-228 Ağustos 2018

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi