Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Kültür Mimarlarımızdan (Sinanın Çolak)

İbrahim Şahin

25 Mayıs 2010, 21:05

İbrahim Şahin

Hacı Muhtar döneminde yaşamış olan Sinanın Çolak’ın iki eli el bileklerinden yoktur. O nedenle Çolak Hasan adını almaktadır. Çolak Hasan adı ile anılan bir de Tığkulağın Hasan vardır, şu anda yaşamaktadır. Bu Hasan’ın da yazılı belge tuttuğu, şiir yazdığı, bayramlarda şiirlerini okuduğu bilinmektedir.
Sinanın Çolak, mağdur oluşu nedeni ile Hacı Muhtar getir götür işlerinde posta evrak dağıtımında, duyurularını duyurmada v.s görevlerde çalıştırır.
 
Çolak Hasan’ın yazma yeteneğinin olduğu; şiir, mani gibi çok sayıda eser bıraktığı görülmektedir. Döneminde yaşanan acı tatlı her olaya bir mani söylediği bilinir. Yalnız yakın çevrelerine, akrabalarına yakım yakmadığı, akrabalarının isteklerini yerine getirmediği bilinir. Bu durum akrabalarına duyduğu saygıdan kaynaklanır. Çünkü manilerinin ağırlık özünü hiciv tarzı kişinin eksikliklerini (kötü yön) ustaca bir eleştiri yolu ile ortaya koyduğu söz konusudur.
 
Sinanın Çolak, Kırkkuyu’da çobanlık yaparken Hacı Muhtara gider; ‘’Uşköylüler beni öldürecekler onlara bir gözdağı ver.’’ der. Uş sözcüğü uç sözcüğünün söyleyiş değişikliğine uğramış şeklidir. Merkeze uzak olan çevre mahallelere uşköy diye bugün de denilmektedir. Çolak Hasan’ın Uşköylüler olarak şikâyette bulunduğu kişiler; O dönemin çobanlarından Armutlunun Hasan ve Kürt Osman’dır. Her üçünün de çoban olması aralarındaki anlaşmazlığın nedeninin otlakları paylaşamadıklarını doğrulamaktadır.
 
Bir müddet sonra Çolak Hasan Kırkkuyu’da ölü bulunur. 
Ne yazık ki kendi başlattığı yakım kendisi için yakılmıştır.
 
Kırkkuyu’yu dolandırdılar
Kebenden indirdiler
Canım gibi kafayı
Kefkiye çevirdiler
 
Bu yakımda da görülebileceği gibi her yakımın tarihi bir belge niteliği taşıdığı görülmektedir. O nedenle bunların derlenmesi kültürümüz açısından son derce önemlidir.
             
Önceden bilinen şüphe üzerine Kürt Osman ve Armutlunun Hasan tutuklanır. Bunların yanında olay yerine yakınlığı nedeni ile kendi yerinde burçak yolan, Ebenin Süleyman da tutuklanır. Ebenin Süleyman’a Emin Efendi:’’ Sen, ben sesi duydum fakat kim olduklarını göremedim dersen kurtulursun.’’ der. Ebenin Süleyman aynı ifadeyi verir. Olay keşfinde sesin duyulduğu, olay yerinin görülmediği doğrulanır. Ebenin Süleyman 1 haftalık hapis yatarak kurtulur. Diğer iki kişi on yıl hapis yatar. O dönemin tanıkları ölen kişide yara bere, darp izi, kan olmadığını o nedenle olayın kuşku taşıdığını belirtmektedirler.
 
Çolak Hasan’dan Maniler:
 
Gabalak’ta obası
Ekin biçer bubası
Kızın gönlü olursa
Bok yemesin bubası
 Eşeğinde harar
Alaca’da narar
Ne ararsın obalı
Kızınız tosun arar
 
Obacılar yürüdü
Toz duman bürüdü
Goparanın Ayşa’yı
Topal Hasan sürüdü
 
 Söğüt yaprağı yeşil
Devşir Arifim devşir
Eğri parmak üstüne
Şadiye’nin kolları
 
Uçurumun yolları
Karambığın dalları
Öğretmenler geliyor
Şekerli kağve pişir
 
Almayı yüke koydum
Ağzını dike koydum
Aldım yari elinden
Belini büke koydum
 
Köyün ilk öğretmenlerinden olan Dede Öğretmen kızların gözdesi olmuştur. Kızlar tarafından Dede Öğretmen’ e söylenmiş çok sayıda mani vardır. Yalnız kaynak kişiler bu kızların şu an yaşayan çocuklarının oluşu nedeni ile bilgi vermekten kaçınıyor. Veli öğretmen yakalandığı hastalığa yenik düşerek genç yaşta evlenmeden ölmüştür.
 
Bu geleneği sürdürerek şu anda yaşayanlardan da yakım yakanların varlığı söz konusudur.
Bir örnek:
 
Kaynak kişi,  isim belirtilmesini istediği için isimsiz.
 
Anne kızının bir gence ilgi duyduğunu, yakınlaştığını sezer ve kızını uyarır:
 
 
Kandırırlar bir odaya katarlar
Okka altı yaparlar
Kızlık gider elinden
Kurtulamazsın el âlem dilinden
 
Kızı annesine cevap verir:
 
Yeraltında karınca
El uzatma turunca
Ne olur bir kez verince
Toprak dolacak ölünce
 
(Kaynak: Mehmet TOPDEMİR.)
 
Bu manileri namus değer yargıları yönünü bir tarafa bırakarak ele aldığınızda kızın hazır cevap gücü, kendini savunma gücü, zekâ gücü, ifade gücünün boyutunu görebiliyorsunuz 
Diğer manileri yaşanan olayların öyküsü ile yazacağım.
 
Çolak Hasan’ın yazma yeteneğinin olduğu; şiir, mani gibi çok sayıda ser bıraktığı görülmektedir. Arkadaşımız Abdullah KARPUZ’un sitede maiailleri içerisinde belirtiği Kadir Mehmet’ e ait şiir, son derece sanatsal bir şiir tekniği içermektedir. Kadir Mehmet’in şiir yazmadığı söz konusu, bu şiirin Çolak Hasan’a ait olabileceği düşünülebilir. Kadir Mehmet Şiirin kaynak kişisi olabilir.
 
Kaynak: Ali Şahin, Fatma ŞAHİN, Dürüye ATAY, Muzaffer YILDIZ, Şaküre YILDIZ
Derleyen: İbrahim ŞAHİN -11.09.2007
 

Bu haber 1218 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Kelimeler ve Şeyler12 Ocak 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi