Kazancı Beldesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM FORUM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Kitap Okumaya Özendirme

İbrahim Türker

31 Mayıs 2010, 13:13

İbrahim Türker

İnternet ortamında "Kazancı Beldesi" sitesini yöneten sevgili Hasan Köksoy 'un aralıksız çalışmaları ve Av. Naci Sözen’in büyük katkılarıyla yürütülen KİTAP KAMPANYASI sonucunda Kazancı dışında yaşayan hemşerilerimiz yüzlerce kitabı kasabamıza gönderiyorlar. Daha da bu gönderme etkinliği sona ermeyecektir.

Burada bir daha hatırlatmak ihtiyacını duyduğum için bu yazıyı yazıyorum: Gönderilen kitaplar mevcut okulların ya da başka yerlerde bulunan rafları süslemek için değildir. Çocuklarımızın okuyup yararlanmaları ya da okuma alışkanlığı kazanmaları içindir. Gönderilen kitapların listesine bakıldığı zaman, bu kitapların genellikle ileri yaştakilere yönelik olduğu görülüyor. Oysaki önemli olan İlköğretim Okulu ve Lise çağlarındaki çocuklarımızın okumaya ÖZENDİRİLMESİDİR.

Hiç bir sınıflandırma yapmadan kitap gönderenler çok değerli eserleri kasabamıza armağan etmişlerdir. Ben de dahil olmak üzere seviyeleri ile değilde kapaklarına ve cinslerine göre(roman, hikaye, anı)gibi kitaplar gönderilmiş. Ancak değindiğim gibi gönderilecek kitapların okur yaşlarına göre değerlendirilmesi gerekir. Kitap gönderenler olarak bu noktayı göz önünde bulundurmak zorundayız. Bu önemli görevde orada görevli öğretmen meslektaşlarımın yardımcı olmalarını gönülden arzu ediyoruz. Böylesine bir işbirliği yapıldığı zaman kampanyanın hedefine ulaşacağına inanmaktayız.

Okuma alışkanlığının kazanılmasına giden yolun başlangıcı OKUMAYA ÖZENDİRMEDİR. Bu özendirme kavramının ilk adımı okuma ve anlama, anladıklarını dile getirme ve okuduklarından keyif alabilme yetilerinin geliştirilmesidir.(Z.İpşiroğlu). Bu da ancak yaşa uygun kitaplarla sağlanabilir. O halde kitap gönderen bizlere göndermeden önce unutmamız gereken önemli görev yukarda değindiğim hususlardır.

Kitap Ve Okuma Alışkanlığı
 
Kitap, kısa anlatımı ile kitabı yazanın yaşamında edindiği bilgi ve deneyimlerinin bir metinler topluluğu halinde okuyucuya sunulmasıdır. Kitabı yazan yazarın amacı, ortaya koyduğu eserden diğer insanların yararlanmasıdır. O halde kitap bir bakıma öğretendir. Öğretenden yararlanabilmek için onu okumak gerekir. Bir yabancı düşünür kitap hakkında şöyle demektedir:" Ne kadar çok kitap okursanız o kadar çok öğrenir ve güç kazanır, yaşamınızın denetimini kendi elinize alırsınız."  (Tawnsend)

Kitap okunmak için yazılır. Okunmayan kitap kitap olarak değerlendirilemez, onun için kitap okumak için yemek içmek gibi bir alışkanlığa gereksinim vardır. Bu alışkanlık daha küçük yaşlardan itibaren okul ve aileden kazanılır, kitap okumayan bir aile içinde büyüyen bir kimse ancak kendi gayreti ile okuma alışkanlığı kazanabilir. Ama asıl görev okullarımıza ve öğretmenlerimize düşmektedir, sadece ders kitapları okuma alışkanlığı kazandıramaz,  

Bakınız siyaset ve bilim adamlarımızdan M.Emin Erişirgil okullarımızdaki okuma ile ilgili bir anısını nasıl anlatmaktadır: "Bundan bir yıl önce liselerimizden birinin son sınıf öğrencileri ile görüşüyordum. Ne gibi kitapları okuduklarını sordum. İçlerinden en çalışkanlarından biri olduğunu öğrendiğim genç, "Okul kitapları dışında bir şey okumuyorum, çünkü derslerimize engel oluyor " dedi.  Bu genç için görev sadece okul kitaplarını ezberlemekten ibaretti.

Demek ki bu kitaplar, bu öğretim onda yani bir araştırma yeteneği, yeni şeyler öğrenmeye yönelik bir arzu uyandıramamış, önüne kendi kendine çözümü gereken bir problem koyamamıştır, bu genç, kafasında halledebilecek binlerce problem hakkında hiç bir endişe duymayarak, öğretmenlerinin sadece ezberlenecek bilgilerini büyük bir sükunet içinde bekleyebiliyordu böyle bir düşünceden ileride kuvvetli bir araştırma aşkı, yeni yeni deneyimlere götüren zihin gelişimi nasıl beklenebilir." (Bilim ve Teknik Dergisi)

Yurtdışında görevli olduğum tarihlerde genç, yaşlı herkesin otobüste, trende, piknik alanlarında kitap okuduğunu gördükçe, Köy Enstitüsünde küçük yaşlarda öğrenci İken öğretmenlerimizin bizlere kitap okumamız için ne kadar çaba harcadıklarını hatırlardım. Onların bu yöndeki çabaları boşa gitmemiş, kitap okuma alışkanlığını kazanmıştım. Maraş Lisesindeki öğretmenliğim sırasında öğrencilerimden Sanat Tarihi dersinden başarılı olabilmek için belli bir sürede kitap okumalarını zorunlu kılardım, okudukları kitaplardan da kısaca sınıfta kısaca söz etmelerini isterdim.

Bu gün, ülkemizde ve çevremizde ne yazık ki, kitap okuma konusunda bir ilgisizliğe tanık olmaktayız. Öğretmen meslektaşlarıma bu konuda büyük görev düşmektedir. Tabii okuma özürlü bir toplum olmaktan kurtulmak istiyorsak.

İbrahim Türker - İzmir 2008

ib.turker@hotmail.com

 

Bu haber 2349 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Çavuşname-Şiir06 Haziran 2018

ANKET

Ermenek ve Anamur İl Olursa, Kazancı Nereye Bağlansın



Tüm Anketler

© 1999 - 2018 Sitedeki isimler, içerik ve fotoğraflar izinsiz kullanılmaz. Haber ve Yorumlar sahiplerine ait olup, sitemiz sorumluluk kabul etmez.

RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi